Arjantinli sosyal bilimler doktoru, jeopolitik ve savunma konuları uzmanı ve Latin Amerika Sosyal Bilimler Konseyi (CLACSO) ABD Çalışmaları Grubu üyesi Dr. Sonia Winer, Radio Sputnik Mundo’ya verdiği demeçte, ABD’nin yeni dış politika doktrinini üç ana başlık altında değerlendirdi.
Birincisi, bir tür radikalleştirilmiş 'Önce Amerika' anlayışıdır. Bu anlayışta dış politika; ekonomik, kurumsal ve iç güvenlik çıkarlarına tabi kılınıyor. Diplomasi, iş dünyası ve güvenlik, eskisinden çok daha sert bir şekilde iç içe geçiyor.
İkinci unsur ‘seçicilik’. Daha az küresel taahhüt, ancak iş dünyası ve güvenlik bağlamında hayati önemde görülen bölgelere daha fazla doğrudan müdahale söz konusu. Bu bir içe kapanmacılık (izolasyonizm) değil, daha ziyade seçici bir müdahaleciliktir.
Üçüncü unsur ise çıkara dayalı anlayış. Diğer ülkelerle ilişkiler; siyasi sadakat, stratejik kullanışlılık ve elde edilebilecek ekonomik çıkarlara göre inşa ediliyor. Trump'ın da ifade ettiği gibi, 'Eğer benimleysen seni desteklerim; değilsen sana baskı uygular, hatta güç kullanarak müdahale ederim' anlayışı hakim.