‘Vergi adaletsizliği derinleşecek’
“Teşviklerde öne çıkan birkaç kritik nokta var. Birincisi: tamamen vergi muafiyeti, vergi istisnaları, vergi indirimleri. Bunlar 20 yıl süre ile sağlanarak sermaye cezbedilmeye, Türkiye’ye getirilmeye çalışılıyor. Diğer taraftan yerli şirketler, ihracatçılar için de 10-11 puana varan vergi indirimleri getiriliyor. Hizmet ihraç edenler için aynı şekilde yine vergi sıfırlamaları söz konusu. Yani devlet sırf bu teşvikleri hayata geçirebilmek, Türkiye’yi cazip kılabilmek için çok ciddi bir vergi gelirinden vazgeçiyor. Oysa 2026 bütçesinde zaten vergi harcamaları kalemi adı altında yer alan ve vergi istisnaları ile muafiyetlerinden oluşan vazgeçilen vergi tutarı 3 buçuk trilyon lira. Bunun üzerine çok daha geniş bir alana sırf teşvik olsun diye, sırf yatırımcı çekmek için vergi muafiyetleri ve istisnalar getiriliyor. Oysa milyonlarca çalışanın gelir vergisi yıllardır aynı dilimlerde kesiliyor. Asgari ücretin vergiden muaf tutulmasının dışında, asgari ücretin bin-iki bin lira üzerinde ücret geliri olanlar için yıllardır sendikalar, gelir vergisi dilimlerinin artırılması çağırısında bulunuyorlar. Türkiye’nin vergi gelirlerinin neredeyse yüzde 40’a varan bölümü ücretlilerden kesilen vergilerden oluşuyor; yüzde 60’ı dolaylı vergiler dediğimiz katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, akaryakıt tüketim vergisi gibi vergilerden oluşuyor ve sadece yüzde 12’si kurumlar vergisinden oluşuyor. Şimdi siz bu kesimlere sağlanan vergi muafiyetleri olanaklarını yabancı sermayeyi de kapsayacak şekilde daha da genişleterek bir teşvik paketini yürürlüğe koyduğunuz zaman belki kısmen bir kısım şirketler merkezlerini İstanbul’a taşıyabilirler, Türkiye’ye gelebilirler. Çünkü sıfır vergi bu kurumlar için çok ciddi bir avantaj; üstelik Türkiye gibi enflasyonun ve faizlerin yüksek olduğu bir ülkede çok ciddi kazançlar elde edilmesi mümkün. Bu kadar yüksek kârların böylesine düşük oranlarda vergilendirilmesi vergi adaletsizliğini daha da derinleştirecek.”
‘Türkiye ihracatta geriliyor’
“Son iki ayda Türkiye’nin ihracat gelirlerinde ciddi düşüş yaşanıyor. Türkiye özellikle bölge ülkelerine yapmış olduğu ihracatta yüzde 40’a veren bir gerileme içerisine girdi. Dolayısıyla petrol, doğal gaz ithalatına ödenen döviz artarken ihracattan elde edilen gelirlerin düşmesi dış ticaret açığını ve cari açığı önemli ölçüde büyütmeye başladı. Burada Türkiye, ihracatı yeniden canlandırmak için bu programın içerisinde ikinci ayağı ihracata dönük önlem ve teşviklerden oluşturmaya başladı.”