İranlı uluslararası ilişkiler uzmanı Somayeh Pasandideh, Sputnik’e yaptığı değerlendirmede, 1953 darbesini ABD’nin modern neokolonyalizm modelinin başlangıcı olarak nitelendirerek, Washington’un 2026’da İran’a yönelik deniz ablukası, enerji arterlerini kontrol girişimi ve çok boyutlu baskılarla bu modeli daha ileri bir aşamaya taşıdığını belirtti.
Pasandideh, 1953’te dönemin Başbakanı Muhammed Musaddık hükümetine karşı düzenlenen darbeyi yalnızca tarihsel bir olay olarak görmemek gerektiğini belirterek, “1953 darbesi, ABD’nin çağdaş neokolonyalizm modelinin fiili başlangıç noktasıdır” dedi.
Uzman, son günlerde İran’da yaşanan gelişmelerin, Washington’un 2026’da bu modeli daha da ileri taşıdığını gösterdiğini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:
ABD, küresel ekonominin hayati arterlerini kontrol etmeyi, İran’a yönelik kapsamlı bir deniz ablukasını devreye sokmayı, uluslararası sularda gemileri takip etmeyi ve Hürmüz Boğazı’nı dünyanın enerji açısından dar boğazı olarak kontrol etmeyi hedefliyor. Aynı anda askeri, ekonomik ve diplomatik baskı araçlarını kullanarak azami şartlarını dayatmaya çalışıyor.
Pasandideh, bugün İran’a yönelik izlenen çizginin, “kriz üretme ve krizleri yönetmeye dayalı uzun vadeli bir strateji”nin parçası olduğunu belirterek şunları kaydetti:
Daha somut ifade etmek gerekirse, 21. yüzyılda Amerikan neokolonyalizmi, toprak hakimiyetinden ziyade ülkelerin karar alma süreçlerini kontrol etmeye odaklanıyor. İran ise bu mücadeledeki en önemli cephelerden biri konumunda ve Tahran’ın atacağı adımlar belirleyici olacaktır.