Papa Leo'nun ana dil seviyesindeki İngilizcesi, tarihsel olarak ABD liderlerine yönelik papa eleştirilerini yumuşatan veya netleştiren, uzun süredir var olan bir Vatikan tamponunu ortadan kaldırıyor.
Bu tampon, yani Amerikan basınına göre ‘çeviri yaparken yumuşatma’ olmadan Papa Leo’nun yorumları Amerikan medya ekosistemine daha direkt olarak düşüyor ve politik bir etki yaratıyor.
Katoliklerin önceki ruhani liderleri Papa Francis, 2. John Paul ve 16. Benedict dahil olmak üzere önceki papalar, genellikle tercümeye başvurarak, açıklamalar tartışmalara yol açtıktan sonra Vatikan yetkililerine üslubu yeniden ayarlama alanı tanıdılar.
Buna karşılık Leo, akıcı ve günlük dile uyumlu İngilizce konuşuyor ve genellikle Amerikan siyasi söylemini ve kültürünü yansıtan ifadeler kullanıyor.
Bu, açıklamalar siyasi tepkilere yol açtığında inkar edilebilirliği ortadan kaldırıyor.
‘Tarzı, stratejik bir kaymayı işaret ediyor’
Amerikan basınının yorumuyla ‘Vatikan, özellikle ABD gibi güçlü uluslara hitap ederken, dilsel nüansları tarihsel olarak diplomatik bir araç olarak kullanmıştı.’ Yorum şöyle sürüyor:
Leo'nun iletişim tarzı, ihtiyatlılıktan ziyade netliğe doğru stratejik bir kaymayı işaret ediyor.Ayrıca, geniş ahlaki çerçevelere güvenmek yerine ABD siyasi tartışmalarına doğrudan katılmaya daha istekli olabilecek bir papa'yı da işaret ediyor.
Papa'nın açıklamaları, kablolu haber kanallarına, sosyal medyaya ve kampanya mesajlarına sorunsuz bir şekilde entegre olurken, siyasi etkilerini de hızlandırdı.
ABD merkezli Axios’a göre ‘Papa Leo, İran, ABD liderliği ve Trump'ın göçmenlik politikaları da dahil olmak üzere küresel çatışmalar ve iç politika konularında açık sözlü bir ses olarak hızla öne çıktı.’
Trump ile gerilim
Trump, Leo'nun "hayranı olmadığını" söylerken onu "suç konusunda zayıf" ve "dış politikada berbat" olan "çok liberal bir kişi" olarak nitelendirdi.
Trump Amerikalı bir Papa’nın seçilmesinde kendisinin de etkili olduğunu savundu.