Trump yönetimi, Hürmüz Boğazı'na abluka kararıyla Amerikan basınına göre 'füze ve bombalar yerine İran ekonomisinin can damarı olan petrol ihracatını hedef alıyor.'
Ülkenin ihracat gelirlerinin yarısından fazlasını oluşturan petrolün kesilmesiyle, 'Tahran’ın masaya oturması amaçlanıyor.' ABD’nin beklentisi, İran’ın nükleer programından vazgeçmesi ve boğaz üzerindeki kontrol iddiasını bırakması.
The New York Times'ın analizininde "Ancak İran farklı bir oyun kuruyor" yorumu yapılırken şu ifadeler yer alıyor:
Tahran, küresel enerji piyasalarını baskı unsuru olarak kullanmaya yönelmiş durumda. Petrol akışının kesilmesi halinde fiyatların varil başına 175 dolara kadar çıkabileceği öngörülüyor. Bu da ABD’de enflasyonu yeniden yükseltebilir.
İranlı yetkililer bu kartı açıkça oynuyor. Üst düzey bir isim, Amerikalılara 'Yakında 4-5 dolarlık benzini özleyeceksiniz' diyerek doğrudan seçmeni hedef aldı. ABD’de ara seçimlere aylar kala artacak fiyatların siyasi sonuçları, Washington için en az savaş kadar kritik.
Trump ise NYT'ye göre geri adım sinyali vermiyor. Daha önce 'fiyatlar düşecek' söylemini yumuşatarak, 'aynı kalabilir ya da biraz artabilir' dedi. Bu durum özellikle Cumhuriyetçi adaylar için risk oluşturuyor.
Ablukanın etkisi neye bağlı?
Amerikan basınına göre İran açısından senaryolar arasında, Körfez’deki enerji tesislerine saldırılar düzenleyerek rakiplerinin de petrol ihracatını engellemesi ihtimali öne çıkıyor. Yani Tahran'ın, “ben satamıyorsam kimse satamasın” yaklaşımını benimseyebileceği aktarılıyor.
Öte yandan ablukanın etkisi, İran’ın büyük müşterilerinin tutumuna bağlı. Çin, Hindistan ve Türkiye gibi alıcıların baskı yapıp yapmayacağı belirsiz. Özellikle Çin’in uzun vadeli kazanç hesapları süreci daha karmaşık hale getiriyor.
Uzmanlara göre bu hamle yüksek riskli bir kumar. Abluka kısa sürer ve İran geri adım atarsa, Trump stratejik üstünlük sağlayabilir. Ancak süreç uzarsa, küresel ekonomi ağır darbe alabilir ve ABD iç siyasetinde maliyeti büyüyebilir.
Sonuç olarak, savaşın yönünün artık cephede değil piyasalarda belirleneceği kaydedilirken şu yorum yapılıyor:
Dayanıklılık testi başlamış durumda ve kazananı belirleyecek olan silahlar değil, ekonomik baskı olacak.