'Tarihli Brent,' teslim tarihi belirlenmiş fiziki petrol kargolarının fiyatını yansıtırken, piyasadaki ‘gerçek’ arz-talep dengesini göstermesi bakımından kritik bir gösterge olarak görülüyor.
Bu fiyat, perşembe günü varil başına yaklaşık 132 dolara yükselerek önceki güne göre yüzde 7’den fazla artış kaydetti. Ancak bu seviye, ateşkes açıklaması öncesinde görülen 144 doların altında kaldı.
Gerçek varil bulmak zorlaşıyor mu?
Buna karşın vadeli piyasalarda işlem gören Brent petrol kontratlarının daha düşük seviyelerde kalması, piyasalarda dikkat çeken bir ayrışmaya yol açtı.
Analistlere göre bu fark, fiziki petrol arzının giderek zorlaştığını ve piyasada gerçek varil bulmanın güçleştiğini ortaya koyuyor.
Sadece jeopolitik risklerden değil
Uzmanlar, bu durumun sadece jeopolitik risklerden değil, aynı zamanda operasyonel sorunlardan kaynaklandığını vurguluyor. Dünya petrol ve doğalgaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat sorunlarının kısa vadede çözülemeyeceği belirtiliyor. Bu da tanker trafiğinde gecikmelere ve nakliye maliyetlerinde artışa neden oluyor.
Enerji piyasası analistlerine göre ateşkes, fiyatlardaki yükselişi geçici olarak sınırlasa da temel sorunları ortadan kaldırmıyor. Rafinerilerin fiyatların düşeceği beklentisiyle alımları ertelemesi halinde, ürün arzındaki sıkışıklığın daha da artabileceği ifade ediliyor.
‘Benzeri görülmemiş bir stres’
Piyasadaki bu dengesizlik, farklı petrol türleri arasındaki geleneksel fiyat ilişkilerini de bozdu. Normalde ABD tipi ham petrol ile Brent arasındaki fark sınırlı kalırken, son dönemde bu makasın tersine döndüğü gözleniyor.
Analistler, mevcut tabloyu ‘benzeri görülmemiş bir stres ve belirsizlik’ olarak tanımlarken, fiziki piyasadaki sıkışıklığın kısa sürede çözülmesini beklemiyor. Uzmanlara göre jeopolitik tansiyon düşse bile, sahadaki üretim ve lojistik sorunlar giderilmeden petrol piyasasında rahatlama sağlanması zor görünüyor.