İsrail’in, Lübnan’a düzenlediği saldırılarda çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail’in geçici ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a düzenlediği saldırılarına ilişkin açıklama yayınladı. İsrail'in ateşkese varılmasının üzerinden birkaç saat geçmeden Beyrut’ta "vahşice bir katliama" başladığına işaret edilen açıklamada, Lübnan’a düzenlenen saldırılar "en şiddetli şekilde" kınandı. Devrim Muhafızları Ordusu, "Lübnan'a yönelik saldırılar derhal durdurulmazsa, bölgedeki işgalci saldırganlara pişman edici bir karşılık vereceğiz" tehdidinde bulundu.
Yeri ve Zamanı programında gazeteci Güçlü Özgan’ın konuğu olan gazeteci Musa Özuğurlu, bölgedeki son durumu değerlendirdi.
Özuğurlu, şöyle aktardı:
“İsrail ateşkesin başarılı olmasını istemiyor çünkü hedeflerine ulaşabilmiş değiller. İsrail açısından tam bir başarısızlık söz konusu. İran ve ABD arasında ateşkes istemiyor. Hemen yanı başında da Hizbullah gerçeği var. Eğer ateşkeste bir başarıya ulaşılırsa son hamlelerini yapmak istiyorlar. Bu yüzden son anda böyle saldırılar gerçekleştiriyorlar bence. Hizbullah beklenenden daha dirençli çıktı. İsrail ordusuna ciddi zararlar verdi. Hizbullah’ın eski gücünde olmadığını ama hala birtakım cevaplar verebileceğini biliyoruz. İsrail’in bunu görmesi de tampon bölge düşüncesini daha da somutlaştırdı. Dolayısıyla İsrail Hizbullah’ı bölgeden uzaklaştırmaya çalışıyor. Eğer Hizbullah’ın militanlarının burada örgütlenmeleri söz konusuysa o zaman İsrail’in işi kolay değil demektir. Hizbullah o bölgede neredeyse devlet içinde bir devlet gibi göründüğü için zaten tecrübeler elde etmiş durumda. Bu anlamıyla Hizbullah bir yandan zayıfladı ama diğer yandan özerk biçimde hareket edebileceğini de unutmamak lazım. Fakat İsrail’in çok yoğun bombardımanları karşısında başını kaldırabiliyor mu dersek, zarar gördüğü nokta da zaten işte burası. Lübnan şu anda çok ciddi günler yaşıyor. Önümüzdeki günlerde İsrail’in saldırıları sona ermez ve Lübnan hükümeti İsrail’e karşı net bir tavır içine girmezse durum farklı bir yere doğru gidebilir.”
‘Trump’ın bir çıkış yoluna ihtiyacı vardı’
“Trump yapacağı saldırının sonuçlanmayabileceği riskini taşıyordu. Bu nedenle çok da kararlı görünmüyordu, daha çok diplomatik baskı yapmak üzere bu ifadeleri kullandığını düşünüyorum. Ama vursaydı gerçekten çok ağır bir biçimde vurması gerekecekti. O zaman da İran aynı şekilde karşılık verecekti. İran Hürmüz’ü tamamen de kapatabilirdi. Bu sefer aylar boyunca ihracat sona ereceği için dünya ekonomisi ciddi bir riske girerdi. Trump’ın buradan bir çıkış yoluna da ihtiyacı vardı. Son yaptığı açıklamalara baktığımızda Amerika’nın hala teyakkuzda olduğunu görüyoruz. İki taraf da hala elleri tetikte bekliyorlar. İslamabad’da konuştuklarında ateşkesin somut bir ateşkes olup olmadığını göreceğiz.”