SEYİR HALİ

Ali Çağatay: Hürmüz paralı olursa tüm doğal geçişler için emsal oluşabilir

Gazeteci Ali Çağatay, Radyo Sputnik’teki Seyir Hali programında, Hürmüz Boğazı’nda gündeme gelen geçiş ücreti tartışmalarını değerlendirdi.
Sitede oku
Ali Çağatay, Hürmüz Boğazı’nda gündeme gelen geçiş ücreti tartışmalarına değinerek İran’ın Umman’la gelir paylaşımı arayışı, küresel deniz ticaretine olası etkiler ve boğazların ücretlendirilmesi halinde Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin yeniden tartışmaya açılabileceği ihtimaline dikkat çekti.
Çağatay, Hürmüz Boğazı’nın paralı hale gelmesi durumunda bunun diğer doğal geçişler için de emsal oluşturabileceğini söyledi:

''İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçen bütün gemilerden varil başına 1 dolar ücret alacağını açıkladı. Ve anlaşma şartlarına bunu da koydurdu. Amerika Birleşik Devletleri ile oturacağı masada, öngördüğü maddelerden bir tanesi bu. Hürmüz Boğazı doğal bir boğaz, doğal bir geçiş. Hürmüz Boğazı paralı hale gelirse, bütün doğal geçişlerin paralı hale gelmesi söz konusu olabilir mi? Mesela Çanakkale ve İstanbul Boğazları da paralı hale gelebilir mi? Gelir. Bering Boğazı paralı hale gelebilir mi? Gelir. Malakka Boğazı, Endonezya ile Malezya arasında çok stratejik bir boğazdır. Dünya deniz ticaretinin %25'i oradan geçiyor. Hürmüz'ün yanında devasa bir hacme sahip. Dolayısıyla Malakka Boğazı da aynı şekilde paralı hale gelebilir. Hürmüz'den geçen her gemiden 2 milyon civarında bir ücret alıyor. Bu yaklaşık yılda 96 milyar dolara tekabül ediyor. 96 milyar dolar, Türkiye'nin bir yıllık cari açığından daha fazla. Yani Türkiye böyle bir gelire sahip olmuş olsa muhtemelen cari açık vermiyormuş. İstanbul ve Çanakkale Boğazları için yarından itibaren, ortada Montrö Boğazlar Sözleşmesi var; bunu nasıl aşarız bilemiyorum ama “Ben gemilerden varil başına 2,5 dolar alıyorum” diyen biri çıkabilir mi?''

‘Bu tehlikeli diplomasiyi, tehlikesiz ve bize faydalı olacak hale getirebiliriz’

Çağatay, boğazların ücretlendirilmesinin Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni yeniden gündeme getirebileceğini belirterek sözlerine şöyle devam etti:

''İran'ın geçiş ücretini paylaşmaya yöneldiği ummandan bir açıklama geldi. Biliyorsunuz boğazın iki tarafı var ama bizim boğazımız öyle değil. Biz, her tarafını kontrol ediyoruz. Yani Çanakkale Boğazı'nı dibine kadar, İstanbul Boğazı'nı dibine kadar kullanabilecek durumdayız. Fakat işte Montrö’ye uyarlı hale getirip getiremeyeceğimizi bilmiyoruz. Şu anda birileri bu hesabı yapmaya başlıyordur. Türkiye eğer geçişi paralı hale getirirse cari açık sorunu kalmaz. Ama bu büyük bir probleme yol açar mı? Evet yapar. Türkiye'ye bu konuda bir yol verilir mi? Verilmez. Montrö’nün tarafları şöyle diyebilirler, bu Montrö’yü bir gözden geçirelim. 1936 yılında imzalandı. 56’da süresi bittiği halde Montrö yenilenmedi. Çünkü taraflardan herhangi biri Montrö yenilensin, revize edilsin diye bir talepte bulunmadı. İşte böyle bir girişim olursa, Türkiye boğazları paralı hale getirirse, Montrö’nün yeniden konuşulmasıyla ilgili taraflardan talep gelebilir. Bu tehlikeli diplomasiyi, tehlikesiz ve bize faydalı olacak hale getirebiliriz.''

Çağatay, Umman’ın şu an aksi yönde bir tavır sergilese de İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerde ücret almaya başlaması halinde pay talep edebileceği değerlendirmesinde bulundu:

''İran, Umman'a ücret önerdi, parayı paylaşalım dedi. Hürmüz Boğazı'nın en dar yeri 33 kilometre. Çıplak gözle baktığınızda karşıdan geçen gemiyi görüyorsunuz. Umman'dan bakarsanız İran'dakini, İran'dan bakarsanız Umman'dan geçen gemiyi görüyorsunuz. 33 kilometrenin 22 kilometresini İran kontrol ediyor. Geri kalan 11 kilometreyi ise Umman kontrol ediyor. Ve İran bu parayı paylaşalım diyor. Eğer hakça bir paylaşım olacaksa, 3'te 1'i Umman'a, 3'te 2'si İran'a gitmesi gerekir. Umman Ulaştırma Bakanı şöyle bir mesaj verdi: Hürmüz Boğazı'na gelince, Umman'ın tutumu açıktır. Umman, uluslararası deniz taşımacılığına ilişkin tüm anlaşmaları imzalamıştır. Hürmüz Boğazı doğal bir geçittir. İnsanın müdahalesi olmadan oluşmuştur. Bu nedenle sultanlığın imzaladığı uluslararası anlaşmalara göre ücret talep edilemez. Ne demek istiyor? Ben ücret istemiyorum diyor. Ücret isteyen öbür tarafta gidin onu ikna edin diyor. İran, ücret almaya başladığı zaman Umman gidecek ve kapıyı çalacak. Bizim de payımızı verin demeye başlayacaklar. Ama bugün uzlaşmacı bir tavır sergiliyor.''

‘Bu koşullar altında Hürmüz eskiden olduğu gibi parasız geçişe tabi tutulan bir boğaz olabilir’

Çağatay, Hürmüz Boğazı’nın sürece bağlı olarak ücretli ya da yeniden ücretsiz hale gelebileceğini belirterek sözlerine şöyle devam etti:

''Dünyanın, şu an itibariyle Hürmüz Boğazı'nda ortaya çıkan durumla birlikte nur topu gibi bir sorunu oldu. Hürmüz geçiş ücreti herkesin meselesi haline geldi. Muhtemelen İran Umman'la bu parayı paylaşmayı bir kez daha teklif edecek. Umman, önce olmaz sonra yan cebime koy diyecek. Ve İran Umman'a makul bir bölüşüm önerirse paralı hale gelebilir. Umman şimdilik Amerika Birleşik Devleti'ne sempatik gözükmek için biz sizin dediğiniz gibi davranıyoruz. İran gibi oyunbozanlık yapmıyoruz demek için kabul etmiyor. Ancak İran pazarlık masasında ben öyle dedim ama vazgeçebilirim deyip daha uygun bir ateşkes anlaşması imzalayabilir. Yani bundan sonra bir saldırmazlık paktı imzalayabilir. Bu koşullar altında Hürmüz eskiden olduğu gibi parasız geçişe tabi tutulan bir boğaz olabilir.''

Yorum yaz