‘Girdi maliyetleri sürekli artıyor’
“Savaş yalnız çiftçiyi değil üreticiyi, hayvancılık yapan kesimleri de direkt etkiliyor. Çünkü gıdada bir fiyat artışının oluşması üretimin yapılabilmesinin önünde sorunları da beraberinde getirdi. Bu konunun ciddi bir biçimde ele alınması gerekiyor. 1 ayı geçen savaş süresinde farklı ülkelerin iktidarları acil önlemler aldı. Bizde alınan acil önlem ise ithalat. İthalatta vergiler düşürüldü, ihracata sınırlama getirildi. Böylece iç piyasadan yurt dışına gitmesi olası ürünlerin önü kesilirken, yurt dışından ürün ithalatının da kapısı aralandı. Ama önemli olan kendi kendine yeterli, stokları ile sorun yaşamayan bir konumda olmamız gerekiyordu. Bakanlıkların açıklamasında ‘stoklarımız yeterli’ deniliyor. Ama ABD-İsrail’in İran’a saldırdığı günden bu yana neredeyse her gün girdi maliyetlerinde artış var. Bu artış üreticiyi doğrudan ilgilendiriyor.”
‘Çiftçi Toprak Mahsulleri Ofisi’ni kara gün dostu olarak görmeli’
“Çiftçi Toprak Mahsulleri Ofisi’ni hala kara gün dostu olarak görüyor. Ama bunlar Toprak Mahsulleri Ofisi’ni bir kamu kuruluşu gibi değil de tüccar gibi değerlendiriyor. Çiftçi tarladaki ürününü Toprak Mahsulleri Ofisi’nin almasını beklemiyor, TMO’nun ayağına gideceksiniz. Ama tüccar size geliyor. Çiftçinin borcu var. Siz ‘Şehre 70 km uzaklığa götüreceksin. Ben paramı vereyim’ diyorsunuz. Çiftçi de borçlarını kapatmayı düşünerek peşin para almayı tercih ediyor. O zaman da daha düşük fiyatta verip başa baş noktasını yakalayarak üretim yapınca ertesi yıl ürün desenini değiştirip farklı bir ürüne yöneliyorsunuz. Yüzde 70 bildiğini eken çiftçi yapımız varken bu her sene değişkenlik gösteriyor. ‘Şu para eder mi? Bundan kazanır mıyım? Aldığım krediyi ödeyebilir miyim?’ boyutuna gidiyor.”
‘Çiftçi borçları ertelenmeli’
“2025 yılı Türkiye’deki çiftçi için çok kötü geçti. Tarım kesiminin tümünün borçlarını ötelenmesi, faizinin silinmesi, ek kredi desteği sağlanması, TARSİM’in yeniden yapılandırılması ve çiftçiye destek veren bir noktaya taşınması yönünde kanun teklifleri verdim. Bunun gibi önermelerimiz de oldu. Çiftçimizi, besicimizi, üreticimizi desteklersek ileride gıda problemlerini yaşamayız. Bugün sorun yok anlayışı ile bakmamamız lazım. Geleceği doğru oluşturmak lazım. Bu oluşumun ilk ayağı da girdi maliyetlerini düşürmektir.”