- Sputnik Türkiye, 1920
ANKARA FARKI
Türkiye’nin iç ve dış politikasında yaşanan gelişmelerin özel konuklarla birlikte masaya yatırıldığı ve Ankara’nın nabzının tutulduğu İsmet Özçelik’le Ankara Farkı, her salı ve perşembe Radyo Sputnik’te.

CHP’li Gürer: ABD’nin İran’a saldırısı çiftçiyi de vuruyor

Ankara Farkı
Ankara Farkı - Sputnik Türkiye, 1920, 03.04.2026
Abone ol
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ABD’nin İran’a saldırısının tarım sektörüne etkilerini değerlendirerek artan girdi maliyetleri, çiftçinin borç yükü ve yanlış politikalar nedeniyle üretimin risk altında olduğunu belirtti; çözüm için borçların ertelenmesi ve alım garantili üretim çağrısı yaptı.
Orta Doğu’daki gerilim ve savaşın etkileri yalnızca enerji ve dış politikayla sınırlı kalmıyor; tarım ve gıda güvenliği üzerinde de doğrudan sonuçlar doğuruyor. Artan maliyetler, üretim planlamasındaki belirsizlik ve çiftçinin finansal yükü, sektörde kırılganlığı artırırken, alınan önlemlerin yeterliliği de tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Radyo Sputnik’te yayınlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programına konuk olan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ABD’nin İran’a saldırısının Türkiye’de tarım ve hayvancılık üzerindeki etkilerini; artan girdi maliyetleri, çiftçinin borç yükü, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) politikaları ve üretimi artırmaya yönelik çözüm önerileri çerçevesinde değerlendirdi:

‘Girdi maliyetleri sürekli artıyor’

Gürer, savaşın etkisiyle tarım ve hayvancılıkta girdi maliyetlerinin hızla arttığını, ithalata dayalı önlemlerin sorunu çözmediğini ve üreticinin bu durumdan doğrudan olumsuz etkilendiğini vurguladı:

“Savaş yalnız çiftçiyi değil üreticiyi, hayvancılık yapan kesimleri de direkt etkiliyor. Çünkü gıdada bir fiyat artışının oluşması üretimin yapılabilmesinin önünde sorunları da beraberinde getirdi. Bu konunun ciddi bir biçimde ele alınması gerekiyor. 1 ayı geçen savaş süresinde farklı ülkelerin iktidarları acil önlemler aldı. Bizde alınan acil önlem ise ithalat. İthalatta vergiler düşürüldü, ihracata sınırlama getirildi. Böylece iç piyasadan yurt dışına gitmesi olası ürünlerin önü kesilirken, yurt dışından ürün ithalatının da kapısı aralandı. Ama önemli olan kendi kendine yeterli, stokları ile sorun yaşamayan bir konumda olmamız gerekiyordu. Bakanlıkların açıklamasında ‘stoklarımız yeterli’ deniliyor. Ama ABD-İsrail’in İran’a saldırdığı günden bu yana neredeyse her gün girdi maliyetlerinde artış var. Bu artış üreticiyi doğrudan ilgilendiriyor.”

‘Çiftçi Toprak Mahsulleri Ofisi’ni kara gün dostu olarak görmeli’

Gürer, çiftçinin Toprak Mahsulleri Ofisi’ni güvenilir bir kurum olarak görmesi gerektiğini ancak mevcut uygulamaların üreticiyi tüccara yönelttiğini, borç baskısı nedeniyle ürünlerin düşük fiyattan satıldığını ve bunun üretim istikrarını bozduğunu ifade etti:

“Çiftçi Toprak Mahsulleri Ofisi’ni hala kara gün dostu olarak görüyor. Ama bunlar Toprak Mahsulleri Ofisi’ni bir kamu kuruluşu gibi değil de tüccar gibi değerlendiriyor. Çiftçi tarladaki ürününü Toprak Mahsulleri Ofisi’nin almasını beklemiyor, TMO’nun ayağına gideceksiniz. Ama tüccar size geliyor. Çiftçinin borcu var. Siz ‘Şehre 70 km uzaklığa götüreceksin. Ben paramı vereyim’ diyorsunuz. Çiftçi de borçlarını kapatmayı düşünerek peşin para almayı tercih ediyor. O zaman da daha düşük fiyatta verip başa baş noktasını yakalayarak üretim yapınca ertesi yıl ürün desenini değiştirip farklı bir ürüne yöneliyorsunuz. Yüzde 70 bildiğini eken çiftçi yapımız varken bu her sene değişkenlik gösteriyor. ‘Şu para eder mi? Bundan kazanır mıyım? Aldığım krediyi ödeyebilir miyim?’ boyutuna gidiyor.”

‘Çiftçi borçları ertelenmeli’

Gürer, tarım sektöründe yaşanan zorluklara dikkat çekerek çiftçi borçlarının ertelenmesi, faizlerin silinmesi ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini, aksi halde gelecekte gıda sorunlarının yaşanabileceğini kaydetti:

“2025 yılı Türkiye’deki çiftçi için çok kötü geçti. Tarım kesiminin tümünün borçlarını ötelenmesi, faizinin silinmesi, ek kredi desteği sağlanması, TARSİM’in yeniden yapılandırılması ve çiftçiye destek veren bir noktaya taşınması yönünde kanun teklifleri verdim. Bunun gibi önermelerimiz de oldu. Çiftçimizi, besicimizi, üreticimizi desteklersek ileride gıda problemlerini yaşamayız. Bugün sorun yok anlayışı ile bakmamamız lazım. Geleceği doğru oluşturmak lazım. Bu oluşumun ilk ayağı da girdi maliyetlerini düşürmektir.”

‘Alım garantili üretime gidilmeli’

Üretimi artırmak için alım fiyatlarının önceden açıklanması ve alım garantili üretim modeline geçilmesi gerektiğini ifade eden Gürer, “Ben alım fiyatlarının önceden açıklanması yönünde bir çağrı yaptım. Ekim yapmayan bölgeler fiyatı iyi görürse daha çok alan ekilir. Bunun için de bu alım fiyatlarının bugünden açıklanması lazım. Ayrıca ürünün alım garantili üretim yolu açılmalı. Ekimi teşvik edici politikaları uygulamak lazım” dedi.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала