Sırp yazar İgor İvanoviç, BM Genel Kurulu’nda transatlantik köle ticaretine ilişkin alınan karar ve Avrupa ülkelerinin çekimser tutumunu Sputnik’e değerlendirdi. İvanoviç, toleransın kağıt üzerindeki hali ile pratikte uygulanması arasında büyük bir fark olduğunu vurguladı.
Gana tarafından sunulan son derece evrensel, ulusüstü ve siyaset üstü bir karar tasarısı söz konusu. Bu karar, bu gezegendeki her sağduyulu ve normal insan için kabul edilebilir olmalı. Ancak sorun yalnızca meselenin siyasi niteliğinde değil, aynı zamanda Batılı devletlerin köleliğin var olmaması gerektiğine gerçekten ne kadar inandığında yatıyor.
Batı’nın, kendi ayrıcalıklı konumuna derin bir inanç beslediğini belirten İvanoviç, şöyle devam etti.
Bu istisnailik anlayışı, Hitler dönemindeki gibi mutlaka ırksal bir üstünlük şeklinde tezahür etmiyor, daha çok kültürel ve medeniyetçi bir üstünlük iddiası üzerinden şekilleniyor. Ancak bu inanç da kaçınılmaz olarak bazı kölelik biçimlerini doğuruyor.
Eğer kendinizi başkalarına kıyasla özel ve istisnai görüyorsanız ve onlara az çok kolonyal nitelikte iktisadi ya da siyasi ilişkiler dayatıyorsanız, aslında yeniden kölelik fikrine dönmüş oluyorsunuz.
Sırp yazar, Batı’da artık entrikaların ötesine geçebilecek bir siyaset anlayışının kalmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
Eğer blokunuzun dışında biri, genel kabul görebilecek ve makul bir şey öneriyorsa, sırf bu öneri ‘sizden’ gelmediği için korkakça çekimser kalmayı tercih ediyorsunuz. Bu, ‘bizden olanlar’ ve ‘bizden olmayanlar’ ayrımıdır; şüphe ya da tartışma konusu olmaması gereken meseleler etrafında bile ortaya çıkan bir siyasi entrika biçimidir.