MUSTAFA HOŞ İLE YOL ARKADAŞI

Gazeteci İslam Özkan: ABD'nin İran'a kara harekatı büyük bir aptallık olur

Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konukları Doktor Larin Kayataş ve Gazeteci İslam Özkan oldu.
Sitede oku
Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konukları Doktor Larin Kayataş ve Gazeteci İslam Özkan oldu.
4 yıl Fen Lisesi, 6 yıl ÇAPA TIP Fakültesi’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra doktor olan Larin Kayataş’ın mesleğinin elinden alındı. Türkiye’nin ilk açık kimlikli trans kadın doktoru Larin Kayataş, kimliği nedeniyle hakkında hapis cezası istemiyle dava da açıldı. Kayataş, Yol Arkadaşı canlı yayınında yaşadıklarını anlattı.
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a saldırılarının başlangıcında Yol Arkadaşı programına katılan ve ‘Bu saldırı ABD için büyük bir yıkım olur’ diyen Gazeteci İslam Özkan, saldırıların 26. gününde gelinen noktayı canlı yayında anlattı.
Doktor Larin Kayataş şunları söyledi:
Sağlık Bakanlığı sosyal medya paylaşımlarımı genel ahlaka aykırı buluyor ve beni men ediyor. Ben dava açıyorum ve mahkemeyi kazanıyorum. Mahkeme diyor ki bu sosyal medya paylaşımlar özel hayatın gizliliği kapsamında.İdarenin böyle bir yetkisi yok, değerlendirmen yetkisi yok. Görevine yansıyan somut bir delil olmadığı için bir kişinin özel hayatında yaptığı şeyleri gizlilik kapsamında anayasanın 20. maddesine atıf yapıyor mahkeme.Ve diyor ki siz idare olarak, sağlık bakanlığı olarak özel hayatın gizliliğini ihlal ettiniz, böyle bir yetkiniz yok. Ben kararınızı bozuyorum ve tekrar beni doktor Larin Kayataş'a göreve iade ediyorlar ve ben mahkeme kazanıp mesleğe geri dönüyorum. Mahkeme kararına rağmen aynı gerekçelerle şimdi ikinci defa yine men edildim.Yani bu aslında daha da korkunç bir şey. Ve bu sefer sağlık bakanlığı çıtayı daha da yükseltti. Men ettikten sonra hemen biri benim için İstanbul Cumhuriyet Merkezi Savcılığının suç duyurusunda bulunuldu.Ne diye? Hakkında şu an ceza davası açıldı. Ne diye açıldı? Yine aynı gerekçeler. Sosyal medya paylaşımları genel ahlaka aykırıdır.Suç duyurusunda bulunuyorlar. Bu trans doktordur diye bir şikayette bulunan bir kişi, birim ya da herhangi bir grup. Yüzlerce vatandaşlar yazmış.Bu Değil İslamist diye gruplar yazmışlar. Biz trans kadın doktor istemiyoruz, bizim dinimize aykırı. Ben kadın doktora muayene olacağım diye yüzlerce cinere dilekçeler gidiyor.Sağlık bakanlığı da hatta zaten bunları da soruşturma raporunu ekliyor. Ama bana zaten ilk devlet memuriyetinde bir müfettiş dedi ki siz trans mısınız? Siz bir devlet memurunuzun cinsiyet kimliğine de böyle soramazsınız. Kim sordu tekrar eder misiniz onu? İlk devlet memuriyetinden beri müfettiş zaten beni sorguya çekti.Siz trans mısınız diye sordu. Bu soru zaten başlı başına problematik. Ayrımcılığa baktığınızda şimdi bu mesleği nasıl yapmayı düşünüyorsunuz? Nasıl yapacaksınız? Şu an tam olarak bir fikrim yok. Ben de sonuçta yeni yeni bu sürece girdim. Sürekli zaten yeteri kadar ağır işsiz kaldım, maaşım kesildi. Bir de üstüne hapis hissemiyle yargılanıyorum. Ya tüm bunlar bir insanı kaldırabileceği büyüklükte değil. Ben de tam olarak geleceği göremiyorum belirsizlik olarak. Peki siz doktor olduğunuz için mi bu kadar çok hedef oldunuz? Ben trans kadın doktor olduğum için bu kadar hedef oldum.
Gazeteci İslam Özkan, şöyle konuştu:
Kara Savaşı'ndaki gibi çok büyük sayıda, çok yüksek sayıda, Vietnam'daki gibi 50.000-60.000 askerin hayatını kaybetmesiye sonuçlanmaz normal saldırılar, hava saldırılarıyla. Ama kara saldırısına başlarlarsa kara operasyonu ki çok ilginç, ben sosyal medyada takip ettiğim kadarıyla birkaç gazeteci de paylaşıyor zaman zaman. Böyle eski generallerin paylaştığı bilgiler ya da onların çeşitli YouTube kanallarda ifade ettiği şeyler var.Giderek kara savaşına hazırlandığına dair ABD'nin haberlerin sayısı giderek artıyor. Dolayısıyla bunun bir yıkım olduğunu söylemek mümkün. Yani yıkım olacaktır ABD için.Fakat aynı zamanda sadece yıkım olmakla kalmayacak çok büyük bir aptalca bir girişim olacaktır. Son bir aya 26 güne baktığımızda savaşın İran'ın lehine, Amerika'nın aleyhine, Amerikan İç Sahil Koalisyonu yani soykırımcı Epstein Koalisyonu'nun aleyhine gittiğini ben söylemiyorum. Bizim gibi düşünenler söylemiyor sadece.Aynı zamanda New York Times'da ondan sonra The Washington Post'ta çeşitli batılı gazetelere bakanlar bunu görecektir. İşte Joe Kent olayında da olduğu gibi mevcut iş başında olan muvazzaf yetkililer, istihbarat yetkililer içerisinde de bu çatlaklar başladı. Bunun daha da genişlemesi halinde Trump'ın çok daha zor günler yaşayacağını tahmin edebiliriz, söyleyebiliriz.Şimdi İran'ın barış istemiyormuş gibi, müzakerelere yanaşmıyormuş gibi görüntü vermesinin nedeni şu. Bir, sürekli liderlere suikast uyguluyor. Yani devrim muhafızları, üst düzey komutanları, genel kumar başkanları, kudüs gücü komutanlarıyla birlikte Aytolun Ali Hamani'yi katlettiler.Yani suikastları öldürdüler. Bir defa dikkat edin, ne biz ne de başkaları, başka siyasi analistler, başka TV mecralarında ya da dijital mecralarda asla işin uluslararası hukuk boyutunu konuşmuyoruz. Mesela o kadar çok savaş suçu işleniyor ki şu anda.Mesela liderlere suikast düzenlenmesi normal bir savaş hali dışında bir terör eylemidir. Ve bu bir savaş suçudur, uluslararası hukukun ihlalidir. Aslında ABD iftiharı o kadar çok savaş suçu işliyor ve o kadar çok uluslararası hukuk ihlal ediyor ki.Fakat bunların hiçbirisi bu boyutuyla konuşulmuyor. Neden? Çünkü dünyanın herkes artık orman kanunlarıyla yönetildiğini kanıksadı. Özellikle Venezuela lideri Maduro'nun kaçırılmasından sonra.Ve artık hiç kimse, yani herkes şunu söylüyor zaten. Kim takar uluslararası ceza mahkemesini, kim takar uluslararası adalet divanını? Dolayısıyla İran'ın alternatifi çok ve İran bu savaşa uzun süre dayanacak şekilde hareket ettiğini görüyoruz. Zaten 40 yıllık bir hazırlıktan bahsettiğimiz şey de bu aslında.Sadece 40 yıllık hazırlık deyince savaşa İran için. Kayaları oyup da sadece füze şehirleri yapmak anlamında, sadece fiziki silah üretme anlamında değil. Yani bir direniş ekonomisi diye bir şey var.Belli kriterlerimiz olması lazım. Biz mesela bir olay karşısında neye göre tepki göstereceğiz? Ya da bunu değerlendirirken kriterimiz ne olacak? İnsan ve vicdan diye bir şey, çok genel, çok basit bir şey mi? Yoksa başka bir şey mi olacak? Ama eğer siz ne olursa olsun ben Batı yanlısıyım, ne olursa olsun ben İsrailciyim diyorsanız siz iflah olmaz bir insansınız. Zaten sizinle konuşmaya da gerek yok.Zaten sizin için hak, hukuk, adalet de hiçbir şey ifade etmiyor demektir.
Yorum yaz