CEYHUN BOZKURT'LA BÖLGENİN KALBİ

Askeri Stratejist Kemal Olçar: “ABD köşeye sıkıştı, umarım son kozunu kullanmaz”

İstanbul Beykent Üniversitesi’nden Akademisyen ve Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar ile Star Gazetesi Yazarı ve Akademisyen Mehmet Yalçın Yılmaz, Gazeteci Ceyhun Bozkurt'un hazırlayıp sunduğu Bölgenin Kalbi programının konuğu oldu.
Sitede oku
Star Gazetesi yazarı Doç. Dr. Mehmet Yalçın Yılmaz, İran’a yönelik saldırıların yalnızca askeri değil, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla da bir kuşatma stratejisi olduğunu söyledi. Yılmaz, “Amaç İran’ı içeriden karıştırmak ve bölgeyi daha büyük bir çatışmaya sürüklemek” dedi.
Askeri Stratejist Kemal Olçar ise ABD’nin operasyonel beklentilerinin karşılanmadığını ifade etti. Uçak gemisinin devre dışı kalması ya da geri çekilmesi durumunda operasyonel planların sekteye uğrayacağını belirten Olçar, ABD’nin bölgeden çekilme ihtimalinin de konuşulduğunu ifade etti.
ABD ve İsrail tarafından İran’a yönelik bir kuşatma stratejisi yürütüldüğünü belirten Yılmaz, şunları söyledi:
İran’a karşı bir saldırı planının olduğunu ancak bunun hangi koşullarda, nerede ne zaman başlayacağına dair sorularımız vardı. İran’a ABD ve İsrail tarafından bir kuşatma söz konusu. Diğer müttefikler pek katılmıyor gördüğümüz kadarıyla. Biraz daha Batı cephesinin ayrıştığını görüyoruz. İsrail’in uyguladığı bu yöntem, sivil, kadın, çocukları ve kundaktaki bebekleri de hedef alıyor. Dolayısıyla bölgede yarattığı kaygı ve gerilimi okumak zorunda kalıyoruz. İran cevap veriyor, misillemeler yapıyor, İsrail’i sarsacak çatışmalar da devam ediyor ancak çatışmada artık İran’ın ekonomik varlığını, petrol tesislerini hedef alan bir sürece geçiliyor. Burada da amaç belli. İran’ı çökertmek, İran’ın iç dinamiklerini harekete geçirmek ve muhalefet yapılarını iç savaşa sürüklemek. İran’ın neticede Irak’ta Suriye’de Lübnan’da etkisi var. Ortaya nasıl bir tablo çıkabilir ki İsrail buradan bir güvenlik kuşağı üretmeye çalışıyor. İsrail böyle bir kaotik alanda kendisini nasıl konumlandırıyor, hedefleri ve stratejileri ne bunu da hesap etmek gerekiyor. Taraftar cephe de olacak. İran karşıtlarıyla İran taraftarları cepheleri ortaya çıkacak. Çatışma alanı olarak giderek genişleme ihtimalini barındırıyor. Bunun Ankara’daki en büyük kaygısı mezhep çatışmasına çevirmek isteyen İsrail’in ortaya attığı atmosfere karşı önleyici tedbirler alınabilir mi neler yapılabilir, hangi hazırlıkları yapmak lazım soruları sanırım gündemdedir diye düşünüyorum.
ABD’nin köşeye sıkışması halinde daha sert seçeneklere yönelebileceği uyarısında bulunan Olçar, “Taktik nükleer silah ihtimali kamuoyu tarafından uzak görülse de son yıllarda ‘olmaz’ denilen pek çok şeyin gerçekleştiğini gördük” dedi. ABD’nin mevcut durumda zor bir denklemle karşı karşıya olduğunu belirten Olçar şunları söyledi:
ABD çok büyük beklentiler içindeydi. Özellikle uçak gemilerinden kalkan uçaklar, o gemilerden atılan füzeler, bu gemilerin yeteneklerini kullanarak İran’ın savunma yeteneklerini toptan ortadan kaldıracağını planlıyorlardı. Pentagon planlarını bunun üzerine inşa etmişti. USS Gerald R. Ford, çok yetenekli bir uçak gemisi. ABD’nin son teknolojiyi yansıttı bir gemi. İçinde bizim bile bilmediğimiz sistemler olabilir. Siz taaruzunuzu uçak gemisi merkezli yaparsanız, o merkez ortadan kalktıktan sonra planlarda ciddi sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Toptan, uçak gemisinin içindeki personelle ve mühümmatlarla beraber ABD o bölgeyi terk etme söz konusu. Bu nedenle planlar da aksamış gibi görünüyor. ABD bir yere taaruz ettiği zaman birkaç prensebi dikkate alır. Bunlardan bir tanesi ittifaklık. İttifak kuracağı bir devlet bloğu yoksa tek başına bir harekata kalkışması çok zor. Diğer prensip, vekalet bulmak zorunda. Vekil güç olmadan ABD tek başına ordusunu karaya sürmesi çok zor. Bir tek İsrail var. O da, İsrail mi ABD’yi yoksa ABD mi İsrail’i vekil olarak kullanıyor tartışılır. Vekiller sistemi de çökmüş durumda. ABD şu anda umarım son kozunu kullanmaz. Köşeye sıkıştığında ABD’nin ne yapacağı belli olmaz. Taktik nükleer silahı hep söylüyoruz ama kamuoyu ‘hayır’ diyor. Olmaz olmaz dediğimiz her şey son 5 yılda oldu. ABD bu anlamda köşeye sıkıştı.
Yorum yaz