SEYİR HALİ

Ali Çağatay: ‘Three Pillars’ stratejisinde Türkiye bölgesel sorumlu olarak öne çıkıyor

ABD’nin Orta Doğu’daki stratejik yaklaşımı ve bölgedeki güç dengelerinin nasıl şekillendiği yeniden tartışma konusu oldu. Gazeteci Ali Çağatay, ABD’nin geçmişten günümüze uzanan politikalarını değerlendirerek, ‘İkiz Sütun’ stratejisinden ‘Üç Sütun’ modeline geçiş iddiaları üzerinden Türkiye’nin yeni dönemdeki rolüne dikkat çekti.
Sitede oku
Gazeteci Ali Çağatay, Radyo Sputnik'teki Seyir Hali programında yaptığı değerlendirmede ABD’nin Orta Doğu politikalarına ilişkin yorumlarda bulundu. Çağatay, Richard Nixon döneminde uygulanan Twin Pillars stratejisinin günümüzde ‘Three Pillars’ adıyla yeniden kurgulandığını dile getirerek, Türkiye’nin bu yeni denklemde merkezi bir rol üstlendiğini savundu.
Çağatay, ABD’nin geçmişte Orta Doğu’yu Suudi Arabistan ve İran üzerinden yönetmeye çalıştığını söyledi:

‘’Twin Pillars, Richard Nixon döneminde Amerika Birleşik Devletleri'nin Orta Doğu'yu iki büyük sütun üzerinden yönetme çabasıdır. Bir politika dökümanıdır. Three Pillars da bir politika dökümanıdır. Bu politika dökümanı der ki: Amerika Birleşik Devletleri genişletilmiş büyük Orta Doğu'yu, üç ayak üzerinden yönetecek. Ayağın bir tanesi Suudi Arabistan, Riyad. Öteki de Tel Aviv, İsrail ya da Kudüs. Amerika, Vietnam Savaşı’nda yaşadığı ağır deneyim nedeniyle benzer durumlarda çok daha temkinli hareket ediyor. Richard Nixon, o zaman da ikili sütün kurmuştu, dedi ki: Ben, Orta Doğu'yu iki tane ülke ile yöneteceğim. Bu ülkelerden bir tanesi Suudi Arabistan, öteki de İran. Suudi Arabistan Kralı da Amerika Birleşik Devletleri'nin bütün söylediklerini yapıyordu. Ama bir gün oyun bozuldu. İmam Humeydi, Avrupa inisiyatifiyle İran'ın başına getirildi. Ve Şah rejimi çöktü. Twin Pillars’ı kuran Amerika Birleşik Devletleri, şimdi yeniden eline ateşe sokmadan, maşa kullanarak bölgeyi yönetmek istiyor. Bu bölgede olup biten her ne varsa Amerika'nın inisiyatifiyle yürümektedir. Fakat bu bölgenin sorumluları vardır. Mesela burada bir savaş olacaksa ve bu savaşta bir ülke yenilecekse, bu yenilecek olan ülkenin adı Amerika değildir. Yenilecek olan ülke Suudi Arabistan olabilir. Türkiye olabilir. Buna bakıyor. Ben yenilmedim havası yaratmak istiyor. Eğer o gün Vietnam Savaşı'ndan galip çıkmış olsaydı, bugün dünyada bambaşka bir tablo oluşacaktı.”

Ankara’nın bu bölgede sorumlu aktör olarak konumlandırıldığını belirten Çağatay, bundan böyle bölgede yaşanabilecek her türlü sorun, kriz ya da olağan dışı gelişmenin Türkiye’den sorulacağı yönünde bir yaklaşım benimsendiğini ifade etti:
‘’Yukarda Ankara var. Diyor ki Ankara'ya ben bu bölgeyi senden soracağım. Bundan böyle bu bölgede mızıkçılık yapan, çıkıntılık yapan, haylazlık yapan ya da sıra dışı bir şeyler yapan birisi olursa bunu sizden soracağım. İran bir şekilde destabilize edilecek. Amerika Birleşik Devletleri, İran dışındaki bölgeyi Türkiye'ye teslim ediyor. Twin Pillars'ın kuzey ayağından bahsediyoruz. Amerika Birleşik Devletleri'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack: Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, dört parçalı Kürdistan Ankara'dan sorumlu olacak dedi. İşte bu dört parçalı Kürdistan deyimini dün söyledi. Diyor ki bu dört parçalı Kürdistan'ı bir araya getireceğiz. Oradan bir devlet çıkaracağız. Bir Kürdistan devleti kurulacak.”
‘Three Pillars’ politika dokümanı şu anda hayata geçirilmiş durumda’
Çağatay, ABD’nin ‘Three Pillars’ dokümanı çerçevesinde Orta Doğu’da devletleri yeniden yapılandırarak İsrail merkezli bir bölgesel düzen kurmaya çalıştığını söyledi:
“Amerika Birleşik Devletleri Temmuz ayından bu yana bütün gücüyle bunu hayata geçirmeye çalışıyor. Levant bölgesinin sorumlusu İsrail derken Suriye'yi getirip Tel Aviv'e bağlamayacak. Yine Suriye diye bir devlet olacak. Uydu bir devlet olacak. Ürdün diye bir yapay devlet olacak. Lübnan diye yapay bir devlet olacak. Somali diye bir devlet olacak. Mısır diye bir devlet olacak. Ama bu devletler İsrail'e hesap vermek zorunda kalacaklar. Bağlamayı anlatırken getirip toprakları birbirine katacaklar.”
“Twin Pillars’ın İran ayağı çökmeseydi, Türkiye’den bugün kimse bahsetmeyecekti’’ ifadesini kullanan Çağatay, sözlerini şöyle sürdürdü:
‘’Twin Pillars'ın İran ayağı çökmemiş olsaydı, İmam Humeyni Fransa'dan kalkıp ülkenin başına geçmemiş olsaydı, bugün bölge ikili olarak yönetilecekti ve Türkiye'den kimse bahsetmeyecekti bile. Çünkü iki tane ayak var, aşağıda Suudi Arabistan, yukarıda İran, ikisi üzerinden yönetecek. Ve Amerika bu iki ayağı güçlü kılabilmek için kendine göre bazı varyasyonlar da denedi. Mesela petrol fiyatlarını sürekli yükseltti. 1971 petrol krizinde petrol fiyatlarını yükselterek hem İran'ın hem de Suudi Arabistan'ın para kazanmasını ve kazandıkları bu parayı silaha yatırmasını temin etti.”
Yorum yaz