Almanya’da yayımlanan bir rapor, ülkede ayrımcılığın yaygınlığını gözler önüne serdi. Ulusal Ayrımcılık ve Irkçılık Monitörü (NaDiRa) tarafından hazırlanan araştırmada, farklı toplumsal grupların yaşadığı deneyimler incelendi.
Yaklaşık 8 bin kişinin katıldığı araştırmada, Müslümanların yüzde 17’sinin ve siyahilerin yüzde 25’inin, ayda en az bir kez açık şekilde ayrımcılığa uğradığını ifade ettiği aktarıldı.
Açık ve gizli ayrımcılık yaygın
Raporda, yalnızca açık ayrımcılığın değil, gizli ayrımcılığın da yaygın olduğu belirtildi. Müslümanların yüzde 52’si, siyahilerin yüzde 63’ü ve göçmen kökenlilerin yüzde 42’si, son bir yıl içinde 'kaba muamele', 'görmezden gelinme' veya 'ciddiye alınmama' gibi durumlarla karşılaştığını dile getirdi.
Ayrımcılığın nedenleri arasında isim, din, ten rengi, vatandaşlık durumu ve sosyal sınıf gibi unsurların öne çıktığı bildirildi.
Ayrıca hem erkeklerin hem de kadınların resmi kurumlarda ayrımcılık yaşadığını belirttiği, bu durumun toplumun farklı kesimlerini etkilediği ifade edildi.
Devlete güvende dikkat çeken düşüş
Araştırmada, ayrımcılık deneyimlerinin yalnızca bireysel değil, toplumsal etkiler de yarattığı vurgulandı. Özellikle devlet kurumlarına duyulan güvenin ciddi şekilde azaldığı kaydedildi.
Buna göre, Müslümanların Alman hükümetine güveni 2022’de yüzde 58 iken, 2026’da yüzde 31’e geriledi. Benzer şekilde göçmen kökenlilerde ve siyahilerde de güven oranlarının düştüğü belirtildi.
Araştırmayı yöneten Dr. Tae Jun Kim, bu düşüşün ayrımcılık deneyimleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.
'Irkçılık demokrasiyi tehdit ediyor'
Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Ferda Ataman, ülkede ayrımcılığın yasal olarak yasak olmasına rağmen yaygın şekilde sürdüğünü söyledi.
Ataman, “Irkçı düşünce ve eylemler sadece bireyleri değil, demokrasiyi de tehdit ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
Ayrıca, “Irkçılık ve ayrımcılık sessiz kalmakla ortadan kalkmaz” ifadesiyle, bu konuda daha güçlü adımlar atılması gerektiğini vurguladı.