Küba Dışişleri Bakanlığı, ABD yönetiminin uyguladığı yaptırımların doğrudan Küba halkını hedef aldığını belirterek Washington’a sert tepki gösterdi.
Bakanlık açıklamasında, ABD’nin yaklaşık 60 yıldır süren ekonomik baskıyı artırdığı ve ülkenin anayasal düzenini zorla değiştirmeye yönelik tehditler savurduğu ifade edildi.
“Ekonomik savaş yürütülüyor”
Açıklamada, ABD’nin zayıflatılmış Küba ekonomisini gerekçe göstererek daha ağır yaptırımlar uyguladığı vurgulandı.
Küba yönetimi, şu ifadelerle Washington’u suçladı:
“ABD, hedef aldığı ekonomimizin yarattığı kısıtlamaları bahane ediyor. Ülkenin kaynaklarına, mülklerine ve ekonomisine el koymaya yönelik planlar yapıyor ve bunu açıkça dile getiriyor.”
“ABD, hedef aldığı ekonomimizin yarattığı kısıtlamaları bahane ediyor. Ülkenin kaynaklarına, mülklerine ve ekonomisine el koymaya yönelik planlar yapıyor ve bunu açıkça dile getiriyor.”
Havana, bu süreci açık şekilde bir “ekonomik savaş” olarak tanımladı.
“Kolektif cezalandırma” vurgusu
Küba, ABD’nin politikalarının yalnızca hükümeti değil, doğrudan sivil halkı etkilediğini belirterek, bunun uluslararası hukuk açısından “kolektif cezalandırma” anlamına geldiğini savundu.
Açıklamada ayrıca, “Herhangi bir dış saldırgan, sarsılmaz bir dirençle karşılaşacaktır” denilerek, olası müdahalelere karşı sert bir mesaj verildi.
ABD’den petrol hamlesi
Gerilimi tırmandıran en önemli adımlardan biri, ABD Başkanı Donald Trump’ın 30 Ocak’ta imzaladığı kararname oldu.
Bu karara göre, Küba’ya petrol sağlayan ülkelerden gelen tüm ürünlere gümrük vergisi uygulanması öngörülüyor.
Beyaz Saray, söz konusu adımın ABD’nin ulusal güvenlik ve dış politika çıkarlarını korumaya yönelik olduğunu savundu.
Petrol krizi derinleşiyor
Trump, 1 Şubat’ta Küba ile petrol tedariki konusunda görüşmeler başlatıldığını açıklarken, Küba yönetimi bu iddiayı yalanladı.
Havana yönetimi, dışarıdan petrol tedarikinin kesintiye uğraması ihtimaline karşı acil durum planlarını devreye aldığını duyurdu.