ABD’de Amerikalı finansçı Jeffrey Epstein'ın merkezinde olduğu, dünyanın en güçlü isimlerini kapsayan devasa bir çocuk istismarı, fuhuş ve şantaj ağı skandalı patlak verdi. Olay, sadece bir suç dosyası değil; siyaset, iş dünyası ve kraliyet ailelerine kadar uzanan karanlık ilişkilerini de açığa çıkardı. Pek çok ABD’li siyasetçi, iş insanı sanatçının bu karanlık olaylarla ilgisi olduğu konuşuluyor. Olay ortaya çıkan yeni belgelerle her geçen gün daha da karmaşıklaşıyor. Sadece ABD ile sınırlı kalmayan olaylar dizisinde çocukların kaçırılması, istismara uğraması gibi büyük ahlaki bir çöküşte belgelenmiş oldu.
Tüm dünyada tepkilere neden olan olaya Türk halkının bakış açısını ölçmek için bir çalışma yapıldı. AK Parti için hazırlanan bir saha çalışmasında Epstein olayına Türk seçmenin yorumu soruldu.
Çalışmada Epstein dosyasının Türk halkı tarafından sadece bir istismar vakası olarak görülmediği, insan onurunun piyasa, güç ve haz kültürü içinde araçsallaştırılmasının bir sembolü olarak algılanıyor.
Araştırmanın sonuçlarında Türk kamuoyunda küresel güç merkezlerine yönelik ciddi bir güvensizlik bulunduğunu gösterirken, aynı zamanda Batı toplumlarının insan hakları söylemi ile pratikte ortaya çıkan skandallar arasındaki çelişkiye de dikkat çekildi.
Türk halkı bu skandala ilişkin yüzde 87,4 oranında ‘Medyada anlatılandan çok daha kapsamlı ve derin bağlantılara sahip olduğunu’ düşünüyor. Yine Türk kamuoyu yüzde 82,1 oranında ‘küresel ölçekte güç sahibi kişilerin dünyayı kontrol etmek istemesinin bir parçası olarak’ bu eylemleri gerçekleştirdiğini belirtiyor. Türk halkının yüzde 62,3 bunun bir MOSSAD planı olduğunu da düşünüyor.