İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ali Semin, İran’a ait Harg Adası’nın konumunu ve stratejik önemini canlı yayında anlattı. CHP İstanbul Milletvekili Turhan Taşkın Özer ise İBB davasının bugünkü celsesinin neden başlamadan bittiğini açıkladı.
İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ali Semin şunları söyledi:
Başından beri zaten bu savaşın belli stratejik yerlerinde saldırılar düzenlemeyi planlamıştık. Geçtiğimiz yılda 12 gün savaşta da Amerika Birleşik Devletleri herhangi bir saldırı düzenlerse İran'a yönelik, bunun ilk başta petrol yatakları ve ekonomik altyapısı ve askeri yapısı hedef olacak. Şu ana kadar Trump'un yaptığı saldırılar, İsrail ile Amerika'nın birlikte yaptığı saldırılarda daha çok aslında İran'ın altyapısı ve aynı zamanda da askeri yapısını hedef almış durumda. Ancak bu İran için önemli bir nokta ve hatta dünya için önemli bir nokta. Biliyorsunuz İran Hürmüz Boğazı'nı kapattıktan sonraki süreçte bu petrol fiyatlarının artması ve aynı zamanda da aslında enerji krizine de yol açabilecek bir döneme girilmesi anlamına gelmektedir. Hatta bunun biraz daha ötesine gittiğimizde Trump'a ciddi anlamda da tepki var, yani müttefiklerinin tepki var. İran'ın artık Harg Adası'nı hedef almayı planlıyor. Neden önemli sizden önce sormuştunuz. Çünkü Harg Adası dediğimiz böyle sıradan bir yer değil. İran kıyılarından yaklaşık 25 kilometrelik bir uzaklıkta küçük bir kayalık olarak karşımıza çıkıyor. Ve bunun sadece şey olarak bakmamak lazım, adanın konumu ne kadar uzaklıkta olması, basra köprüsüne yakın olmasından ziyade aslında İran'ın petrol ihracatında adeta can damarı. Çünkü İran petrolünün %90'ı buradan geçiyor. Yani İran petrolünün %90'ını özellikle boru hatlarıyla adadaki bir terminale taşınıyor ve oradan ihrac ediliyor. Bu nedenle aslında hedefine koymuş durumda ama bence bu Harg Adası eğer ki hedef alınırsa Amerika tarafından, o zaman aslında biz savaşın ne kadar derinleşeceğini görmüş olacağız. Şu anda savaş sadece karşılıklı bir sinirleme doğrultusunda gidiyor. Çünkü İran'ın da Harg Adası'na bir saldırı yapılırsa buna karşılık farklı hedefler de vurabilir. Nedir o hedefler peki? Onda altını çizmekte fayda var. Bir kere şunun altını çizeyim. Özellikle ABD'li firmaların, şirketlerin Orta Doğu'da yatırım yaptığı bölgeler. Onun dışında hatta biraz daha şey yaparsak petrol ve altyapılarla ilgili Amerikan şirketlerinin yaptığı yatırımlar, yatırım yaptığı bölgeler. Hepsi hedefli olacak eğer ki daha da Harg Adası onun için can damarıdır. Yani İran burayı kaybettikten sonra zaten petrolünü kaybetmiş olacak. Ve Amerika'da uzun bir süredir bunu ifade ediyor. Trump'ın şu andaki temel stratejisi bu bölgeyi, bu adayı işgal edip kendisi petrolünü yapabilirse tabii ihraç etmesi. Yani oradaki İran petrolüne de el koymayı planladığını söyleyebiliriz. Bu mümkün mü? Bence şöyle yani hava, şimdi iki şey var bunda hava ve kara hareketi. Ben hava hareketiyle yapabilir diye düşünüyorum ama kara hareketiyle biraz zor. Çünkü Basra köyüne girmesi gerekiyor. İran'da buraya muhtemelen ciddi bir güç kaydıracak askeri anlamda baktığımızda. Ama hava hareketini yapabilir diye düşünüyorum.
CHP İstanbul Milletvekili Turhan Taşkın Özer, şöyle konuştu:
Aslında geçen haftadan başlamak lazım. Geçen hafta çarşamba günü mahkeme heyeti bizim orada oturmamıza müsaade etti. Bizde oturduk hiçbir sorun da çıkmadı. Bir gün sonra geçen hafta izin verdikleri günden bir gün sonra işte basını bu sefer perşembe günü eski yerine aldı. Milletvekilleri özellikle bizden rica ettiler. Tamam sorun yok yani bu iş çözülecekse problem değil. Bir gün oturmasak da olur dedik. mKalktık basını köşeye aldık. Basınla bir tartışma sebebiyle duruşmayı erteledik. Bugün de ben madem dedim milletvekili sıfatıyla bizi oraya kabul etmiyor. Ben aynı zamanda avukatım. İstanbul Barısı'na kayıtlı bir avukatım. Hukukçu sıfatımla otururum dedim. Cübdemi giydim, kartımı aldım. Avukat kartımı. Yanımda iddianame vardı. İddianameyi masaya koydum. Ajan'dan vardı. Not tutuyoruz. Bütün duruşmaların notlarını tutuyoruz. Aynı zamanda Adalet Komisyonu üyesiyim. O açıdan da takip ediyorum duruşmaları. Hakim bizi oradan hani milletvekilleri buraya oturmasın geçsin arkaya oturmuyor. Bahkeme duruşma bittikten sonra bir görüntü kaydı yapılması sebebiyle bir sonraki gün oturmayın burada dedi. Ona da tamam dedik. Ama dedik bu işi çözün. Çünkü neden çözün? Biz not tutuyoruz. Biz orada bir nevi bir iş yapıyoruz yani takip ediyoruz duruşmayı. Kendisine, mahkeme heyetine şu öneriyi de götürdüm. Bakın dedim ki benim derdim burada herhangi bir psikolojik üstünlük veya kriz çıkarmak gibi bir derdimiz yok. Biz burada iş yapmak istiyoruz. İstiyorsa dedim cep telefonumuzu teslim edelim. Cep telefonsuz buraya gireyim. İstiyorsa dedim o masaların en sonunda seyirci tarafına doğru olan en son masada oturayım. mAma yeter ki önümüzde bir masa olsun biz çalışabilelim dedik. Onu da kabul etmedi. Bu görüşmeler yapılırken mübaşiri vasıtasıyla ki o da ayrı bir hukuk garap etlidir. Mübaşir vasıtasıyla duruşma iptal edildi dediler. Çıktık yani. Mübaşir açıklama yaptı. Normalde bunu mahkeme başkanı yapar benim bildiğim kadarıyla. Ara karar da gösterilir. Mahkeme bunu söyler. Kendi söylemiyorsa ara kararı gönderir. Mübaşir gönderilmez. Bu haliyle şöyle bir şey yol açıyor. Hani burada bir mahkeme değil bir güç gösterisi haline gelmiş oluyor. Bizim açımızdan öyle bir güç gücümüzü gösterelim. Şöyle yapalım öyle bir durumumuz yok. Onlar açısından öyle olabilir ve ben de diyorum ki buna gerek yok. Babacan bir tavır göster. Basın mensuplarına rahat bir çalışma ortamı sağla. Hukukçu milletvekillerine rahat bir çalışma ortamı sağla. Zaten bu gerginlik azalacak. Kendiliğinden azalacak. Seyrinde gidecek her şey yani. O zaman mahkeme görülmez zaten. Bu haliyle giderse mahkeme olmaktan çıkıyor zaten her şey. Bugün bunu yaşadık. Dün basın mensupları yarın Allah bilir ne yaşayacağız'a dönüyor iş yani.