Kabine Toplantısı ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan halka seslendi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''(Kabine Toplantısı) İran krizinin yansımalarını ele aldık. Ekonomiden ticarete, sınır güvenliğine uzanan yelpazede krizin olası etkilerini değerlendirdik. Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek en büyük hassasiyetimizdir'' dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Ne devletimiz ne de hükümetimiz asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye Cumhuriyeti her alanda güçlüdür, muktedirdir, her türlü saldırıyı püskürtecek, bekasına uzanan kirli elleri kıracak kapasiteye hamdolsun sahiptir. (CHP Genel Başkanı Özel'e) Siyasi ikbalini, mensubu olduğu milletin istikbalinin önünde tutanlar ne bizim ne de milletimizin nezdinde asla itibar göremezler. (Özgür Özel'e) Gün, sorumluluk bilinciyle hareket etme günüdür, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar biraz daha sağduyulu davranma günüdür'' açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Türkiye, İran krizinde hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın tarafındadır, çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesinden yanadır. (ABD-İsrail'in İran'a saldırısı) İlk günden itibaren yoğun diplomasi trafiği içindeyiz. Krize çıkış yolu bulabilmek amacıyla 16 liderle görüşmemiz oldu'' dedi.
Ekonomiye değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Proaktif bir yaklaşımla attığımız adımlar sayesinde piyasalarımız sağlıklı bir şekilde işlemeye devam ediyor. MB rezervleri 200 milyar dolar civarında, finansal sistemimiz, sağlam sermaye yapısı ve güçlü likiditesiyle her türlü riski absorbe edebilecek kapasitede'' şeklinde konuştu.
Gaziantep'e düşen roket hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''(İran'a) Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak, son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor. (İran'a) Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir'' dedi.