Askeri Stratejist Doçent Doktor Kemal Olçar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırının perde arkasına ilişkin dikkat çekici iddialar dile getirdi. Olçar, saldırının aslında 28 Şubat’ı 1 Mart’a bağlayan gece planlandığını ancak İran lideri Ali Hamaney’in katılacağı üst düzey toplantıya dair istihbaratın gelmesi üzerine operasyonun erkene çekildiğini söyledi.
Doç. Dr. Kemal Olçar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği geniş çaplı hava harekâtının planlanan takvimden önce başlatıldığını öne sürdü. Olçar, İran lideri Ali Hamaney’in sürekli kullandığı ve uzun süredir takip edilen bir konutta üst düzey isimlerle toplantı yapacağı bilgisinin alınmasının ardından İsrail istihbaratının operasyonu öne çekilmesi için Washington’u ikna ettiğini söyledi.
Sabah saatlerinde başlatılan saldırılarda yaklaşık 200 savaş uçağının İran genelinde 500’den fazla hedefi vurduğu belirtilirken, saldırının bölgedeki dengeleri kökten değiştirebilecek bir sürecin başlangıcı olduğu değerlendiren Olçar, şunları söyledi:
ABD ve İsrail’in İran harekatını 28 Şubat’ı 1 Mart’a bağlayan gece yarısı başlatmayı planlıyorlardı fakat öne çekmek zorunda kaldılar. Hamaney’in liderliğinde çok üst düzey toplantı yapacakları haberi geldi. 8 kişilik bir grup, Hamaney’in sürekli kullandığı, 2 yılı aşkın süredir izlenip takip edildiği konutunda toplandı ve oraya saldırı yapıldı. Hata üzerine hata. Bu istihbarat gelince MOSSAD yerinde duramıyor ve harekat fırsatının bir daha çıkmayacağına dair ABD’yi ikna ettiğini görüyoruz. Sabah saatlerinde yoğun bir saldırı başlatıldı. 200 uçakla 500 nokta vuruldu. Trump Netanyahu ile beraber çok köşeye sıkıştı. Hamaney gibi dini bir lideri vurmuşsun İran’da en kıymetli şey ve çok sıkı korunan bir figür. Bundan sonra Trump’ın kameralar karşısına çıkıp tıpkı Maduro’da olduğu gibi büyük bir keyifle zafer ilan etmesi lazımdı. Bir türlü bunu yapmadı hala daha yapmıyor. Çünkü bekledikleri zaiyat oranı çok yüksek. ABD askerlerinden epey bir kayıp var gibi duruyor. Kara harekatının politik bir maksadı olur. Tahran’ı ele geçirmeniz, yönetimi ele geçirdiğiniz anlamına gelmez. Eskiden öyleydi. Bir araziyi, şehri ele geçirdiğinizde giriş çıkışları ve ülkeyi kontrol ederdiniz. Şimdi öyle bir durum yok. Bir şehri ele geçirmektense bir yerin kontrolünü ele geçirmek durumundasınız. Kontrolünü eline geçirdiğinizde sizi politik olarak fayda sağlayacak neresi var; Hürmüz Boğazı... Burası şu anda bu savaşın kilit noktası.