MUSTAFA HOŞ İLE YOL ARKADAŞI

İran Uzmanı Mehmet Akif Koç anlattı: Hürmüz Boğazı kapatılırsa savaşın seyri değişir mi?

Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konukları Ortadoğu Araştırmacısı ve İran Uzmanı Mehmet Akif Koç ve Avukat Buse Naz Güneş oldu.
Sitede oku
Ortadoğu Araştırmacısı ve İran Uzmanı Mehmet Akif Koç, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a süren saldırılarını ve Hürmüz Boğazı’nın önemini canlı yayında anlattı. Avukat Buse Naz Güneş ise Fatma Nur Çelik ve kızının ölümünü şüpheli bulduğunu açıkladı.

‘Hürmüz Boğazı kapatılırsa savaşın seyri değişir mi?'

Ortadoğu Araştırmacısı ve İran Uzmanı Mehmet Akif Koç şunları söyledi:
Dünyadaki bütün petrol kaynaklarının, petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 20 ila 25'i yani 20-21 milyon varillik petrol rakamından bahsediyoruz. Bu boğaz üzerinden sevk ediliyor dünya pazarlığına. Dolayısıyla bu kadar kritik bir bölgeyi elde ettiğiniz zaman, burayı kapattığınız zaman, rakiplerinize ciddi anlamda zarar vermiş olursunuz. Kendi iç kamuoyuna ve bölgedeki müttefiklerine de aynı zamanda şu mesajı vermek istiyor. Yani saldırı altında da olsak, nihayetinde Amerika ile İsrail birlikte üzerimize de gelse, bir şekilde benim de yapabileceğim belli hamleler var. Ve bu hamleler arasında da Hürmüz Boğazı gibi dünyanın bütün enerji piyasaları açısından can damarı mesafesinde olan bir yeri bile ben kapatabilirim. Bu mesajı net bir şekilde vermek istiyor. Şunu görmüş olacaklar, yani burayı açık tutmaya Amerika'nın gücü yetmiyor. Yani bu mesajı verebilmiş olması bile İran açısından bahsediyor. Şu an için durumu mu? Şu an için durum bu, Amerika'nın gücü boğazı açık tutmaya yetmiyor. Dolayısıyla bunları yapamayacağına göre fiilen Amerika Hürmüz Boğazı'nı açık tutamıyor şu an. Yani İran açık tutamayacağını göstermiş oldu. Bunu bölge ülkelerine de gösteriyor. Bu biraz buradaki jeopolitiği ve dengeleri de değiştirebilecek bir şey. Buradaki dengeler üzerinde de, bu ülkelerin ittifak yapılanmaları üzerinde de, bugünden yarına değil ama ilerleyen dönemde bunun etkilerini görebiliriz. Doğru, kesinlikle öyle. Yani burada tabii İran da zarar görüyor bu boğazın kapalı olmasından. Çünkü İran malum, petrolünü sadece Çin'e satabiliyor.Daha önce bu yaptırımlar zamanı Hindistan'a, Güney Kore'ye, Japonya'ya da bu hat üzerinden veriyorlardı petrolü. Fakat 2018-2019 döneminden beri uzun bir zamanda Türkiye dahil, bölgedeki ve uluslararası piyasalardaki herhangi bir aktör İran petrolünü alamıyor. Falan sadece Çin var. Çin'e de buranın üzerinden, bu boğazdan gönderebiliyor petrolü. Yani İran kendisi de aslında zarar ediyor. Fakat şu an varoluşsal bir krizle karşı karşıya olduğu için İran bunu bir şekilde tolere etmeye çalışıyor kendi içinde bu kayıtları. İsrail'in güvenliğinin dışında, yani Amerika'nın bu soruya verecek bir cevabı yok Trump'ın. Dolayısıyla bu savaşa niye giriyoruz sorusu daha yüksek sesle sorulmaya başlayacak. Ve cenazeler, Amerikan askerlerinin cenazeleri ve Amerikan üsslerinin vurulma görüntüleri daha yoğun bir şekilde gelmeye başladıkça zaten kongre onayı olmadan savaşa girdi Trump.Kaldı ki bu savaşa verilen destek, İran savaşına verilen destek %20'lerde sadece ve katında da seçimler var. Yani Trump açısından bir savaşı başlatmak için en mantıksız zaman aslında yani.

‘Fatma Nur Çelik'in ölümü şüpheli'

Avukat Buse Naz Güneş şöyle konuştu:
Çok fazla soru işareti var. Görgü tanığı olduğu söyleniyor. Onların basından gördüğümüz kadarıyla beyanlarında ciddi çelişkiler ve soru işaretleri mevcut zaten. Bize ne yazık ki hala dosyayı göstermiyorlar. Hiçbir şekilde bilgi alamıyoruz. Adli tıp raporlarına ulaşamıyoruz. O sebeple de aslında soru işaretlerimiz artıyor. Bir an önce hızlı bir şekilde işlem yapılması gerekirken, bizim dosyaya müdahale olmamız gerekirken bunun engellenmesi bile çok acı. Şu an Fatma Nur'un ve kızının ölümü tabii ki şüpheli ve ben kişisel olarak bunun bir intihar olduğuna şu aşamada inanamıyorum. İnanmak istemiyorum ne yazık ki. Zaten kendisinin de beyanları mevcuttur. Yarın öbür gün beni intihar etmiş gibi gösterebilirler. Buna inanmayın ben intihar etmeyeceğim dediği onlar da yayında mevcuttur. Bunu da zaten herkes izledi. Yalnız şunu da söylemek istiyorum. Ola ki bu zaten bir intihar olarak ortaya çıksa, buna yönelik somut deliller ortaya konsa bile bu bize göre bir kadın cinayetidir. Çünkü bu aşamaya... İntihara sürüklemek de bir cinayettir. Tabii ki. Biz bu aşamaya yıllar süren bir sürecin ardından, ihmallerin ardından geldik ne yazık ki. Bu kadın ve çocuk sistematik olarak yalnızlaştırıldılar. Bizim kapısını çalmadığımız kurum kalmadı açıkçası. Defalarca ben şahsen de çağrıda bulundum. Biz Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak sürece son bir yıldır kovuşturma aşamasından beri dahiliz. Dosyanın avukatları, başta Selena Yaman olmak üzere zaten bütün süreci kesinlikle yürütüyorlardı. Ancak siz de takdir edersiniz ki bir aşamada devletin de sorumluluk alması gerekiyor. Resmi kurumların da sorumluluk alması gerekiyor. Ve bu kadının ve çocuğun aslında tek istediği normal bir hayata sahip olmaktır. Çocuğun okuluna gidip gelmesi, annenin işe gidip çalışıp okul çıkışı çocuğunu alması yani çok basit hayalleri vardı. Bu sebeple çok öfkeliyim. Bir anne ve bir çocuğu koca ülkeye sığdıramadığımız için gerçekten çok üzgünüm. Bu soruşturmanın kesinlikle etkin bir şekilde yürütülmesi ve kamuoyuyla da paylaşılması gerekiyor aslında. 5 Mayıs'ta Anadolu Adliyesi'nde görülecek dava da artık anne ve kızım bizlere mirası olarak kalmıştır. Buradan tekrar çağrıda bulunmak istiyorum.
Yorum yaz