Yeni bir bilimsel inceleme, kolajen takviyelerinin cilt sağlığı üzerinde bazı olumlu etkiler sağlayabileceğini ancak yaygın iddiaların aksine kırışıklıkları önleyen mucizevi bir çözüm olmadığını ortaya koydu.
Araştırma kapsamında yaklaşık 8 bin kişinin katıldığı 113 klinik deney incelendi. Bulgular, kolajen hapı veya kolajen tozunun düzenli ve uzun süreli kullanıldığında cildin elastikiyetini ve nem seviyesini artırabildiğini gösterdi. Bunun yanı sıra, osteoartrit gibi eklem hastalıklarında görülen ağrı ve sertliğin azalmasına da katkı sağlayabildiği belirlendi.
Ancak araştırmacılar, kolajenin kırışıklıkları ortadan kaldıran ya da tamamen önleyen bir tedavi olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.
Çalışmanın baş araştırmacılarından Prof. Lee Smith, “Kolajen her derde deva değildir, ancak özellikle cilt sağlığı ve osteoartrit için zaman içinde düzenli kullanıldığında güvenilir faydalar sağlayabilir” dedi.
Kolajen, cilt, kemikler, tendonlar ve kıkırdak gibi bağ dokularını destekleyen bir protein. Vücut bu proteini doğal olarak üretse de üretim erken yetişkinlik döneminden itibaren azalmaya başlıyor. Sigara kullanımı ve güneş hasarı da kolajen kaybını hızlandırabiliyor. Menopoz döneminde ise kadınların cildindeki kolajenin yaklaşık üçte birinin kaybolduğu belirtiliyor.
Araştırmacılar ayrıca kolajen takviyeleri üzerine yapılan birçok çalışmanın takviye endüstrisi tarafından finanse edildiğini hatırlatarak, yaşlanma karşıtı etkiler konusunda zaman zaman “iddialı” pazarlama söylemleri kullanıldığını belirtti. İncelenen bu çalışma ise endüstri finansmanı almadan gerçekleştirildi.
Anglia Ruskin Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen ve sonuçları Aesthetic Surgery Journal Open Forum’da yayımlanan çalışmada, kolajen takviyeleriyle ilgili bugüne kadarki en kapsamlı kanıtlardan biri değerlendirildi.