Bölgesel ve uluslararası konularda uzman Lübnanlı analist Abdül Nasır Nasruddin, Cenevre’de yapılan ABD-İran görüşmelerini Sputnik’e değerlendirdi.
Nasruddin, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Cenevre temaslarını, “geniş kapsamlı bir anlaşmanın temelini atabilecek yapıcı bir adım” olarak nitelendirdiğini aktararak, Tahran’ın belirlediği “kırmızı çizgilere” sıkı sıkıya bağlı olduğunun altını çizdi.
Uzman, Cenevre’deki görüşmelerin ve daha önce Umman’da yapılan temasların yalnızca İran’ın nükleer dosyasıyla sınırlı olduğunu, bu çerçevenin dışına çıkılmasının Tahran tarafından kabul edilmediğini vurguladı.
Nasruddin’e göre, müzakerelerde en kritik uzlaşı alanı uranyum zenginleştirme seviyesi olabilir. Tarafların, İran’da mevcutta yüzde 60 olan zenginleştirme oranını yüzde 20 seviyesinde sınırlandırma konusunda anlaşmaya varmasının olası olduğunu belirten uzman, İran liderliğinin bu seviyeyi “tıbbi ihtiyaçlar ve temel bilimsel araştırmalar için yeterli” gördüğünü aktardı.
Buna karşın, ABD Başkanı Donald Trump’ın savunduğu “sıfır zenginleştirme” seçeneğinin Tahran açısından kesinlikle kabul edilemez olduğunu ifade eden Nasruddin, İran’ın “onlarca yıllık bilimsel birikimini bir gecede silip atmaya hazır olmadığını” söyledi.
Lübnanlı uzman, yürütülen temasların bir “fırsat penceresi” açtığını belirterek, “Eğer Washington gerçek anlamda taviz vermeye hazır olduğunu gösterirse, ki İran buna defalarca zımnen işaret etti, tüm bu görüşmeler, ilişkilerin tam anlamıyla normalleşmesi için bir başlangıç noktası haline gelebilir” değerlendirmesinde bulundu.