Şubat 2023’te Türkiye’nin güneydoğusunda büyük deprem trajedisi yaşandığında, Türkiye'de bulunan diplomatlar tüm Türkiye gibi seferber oldu. Deprem olduğu haberinin geldiği ilk saatler içerisinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, facianın yaşandığı bölgeye arama-kurtarma personeli ve doktorlardan oluşan 150 kişilik bir ekiple cerrahî ve fizik tedavi ünitelerinin bulunduğu bir ambulans uçağı sevk edilmesi talimatı verdi.
Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği’nden bir ekip depremin ilk saatlerinden itibaren koordinasyon için bölgeye hareket etti. Türkçe bilen diplomatlardan oluşan grup, yardım ekipleri ile bölge halkı arasında köprü kurdu. Büyükelçilik diplomatları, Rus arama-kurtarma ekiplerine enkazı kaldırma ve kurtarma faaliyetlerini Türk meslektaşlarıyla koordineli yürütebilmelerine yardımcı olmak adına tercümanlık yaptı.
Deprem sonrası bölgeye giden diplomatlar o günlerde yaşadıklarını şöyle anlattı:
‘Tam bir trajediydi’
“Arama-kurtarma ekiplerinin kampına neredeyse bir günde vardık. Deprem, sadece binaları değil yolları da mahvetmişti. Bir yerde asfalt, birkaç metre derinliğinde bir çatlakla yarılmış vaziyetteydi. Biz de o yoldan geri dönmek ve çevresinden başka bir rota aramak durumunda kaldık. Afet bölgesine girdiğimizde karşımızda o kadar çok acı ve keder vardı ki. Ankara’da, evimde bıraktığım çoğu şey bir anda bütün manasını yitirmiş gibiydi. Yerel halkın uğradığı bu faciaya yakın bir şeyi dahi hayatımda hiç görmemiştim. Bu tam manasıyla bir trajediydi. Arkadaşlarla beraber, lojistik destek sağlamak ve kurtarma faaliyetlerini koordine etmek için gönderilmiştik. Fakat orada işçi sıkıntısı olduğundan enkazları temizleme işine de giriştik. Sağ kurtulanları arıyor, yaralılara yardım ediyorduk. Yemeyi içmeyi unutmuştuk, günde ikişer saat uyuyorduk. Yabancı kurtarma ekiplerinin çoğu kamp alanını terk etmişlerdi. Bizim ambulans uçağının da çalışmalarını tamamlayıp yola çıkması gerekiyordu. Lakin tüm bu insanları yardımsız bırakamazdık. Durumu Moskova’ya bildirdik ve bizi yerimizde bıraktılar.”