CEYHUN BOZKURT'LA BÖLGENİN KALBİ

Prof. Dr. Kemal Olçar: ABD–İsrail mücadelesinin somut zemini İran

İstanbul Beykent Üniversitesi’nden Akademisyen ve Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, Gazeteci Ceyhun Bozkurt'un hazırlayıp sunduğu Bölgenin Kalbi programının konuğu oldu.
Sitede oku
Askeri Stratejist Kemal Olçar, İsrail Ordu Radyosu’nda yer alan yayınlar ve ABD’nin değişen Orta Doğu stratejisi üzerinden İran’a yönelik olası senaryoları değerlendirdi. ABD ile İsrail arasında İran konusunda bir ayrışma yaşandığını belirten Olçar, Washington’un bölgedeki önceliklerinin giderek farklılaştığını ifade etti.
İsrail Ordu Radyosu’nda yer alan yayınlara dikkat çeken Olçar, şu değerlendirmede bulundu:

İsrail Ordu Radyosu'nda şöyle bir yayın yapılmış. Amerika bu konuda bizim hassasiyetlerimizi çok dinlememeye başladı şeklinde. Bazı ifadeler geçmiş. Tabi bu biraz zorlama analiz olabilir ama bunu biz parantez alıp söylemek gerekiyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin Orta Doğu politikası yeniden şekillendi. Güvenlik belgelerinde bunu görüyoruz. Orta Doğu bölgesinde çok fazla hareket istemiyor. Başka büyük stratejik hedefleri var ABD'nin. Öncelikle İsrail'in güvenliğini sağlamak elbette önemli Amerika için. Ama bir taraftan da artık o bölgeden çekilmek gibi bir düşüncesi de var. Ki bunu da belgeye aktarmış durumdalar. Onun için burada sanki ABD-İsrail arasında bir mücadele varmış gibi gözüküyor. Mücadelenin de somut zemini İran. Öyle gözüküyor. Özellikle ABD bu konuda biraz ayrışmış durumdalar.

Bu nasıl sonuçlanacak? Bu tabi İran'a yapılacak bir harekat. Venezuela harekat çeşidine çok benziyor. Safaları aynı gidiyor. Ama İran'da Venezuela'da yapıldığı gibi bir işbirlikçi kadrosu yani devrim muhafızlarından bir işbirlikçi kadrosu bulmanız lazım. Bu çok zor. Elbette vardı 12 günlük savaşta işbirlikçiler. Ama bu sefer çok önemli dersler almış gibi gözüküyor İran. Hamene'yi tutuklamanız ya da tırnak içine söylüyor New York'a götürüp bir mahkemede yargılama gibi bir fanatik ya da ütopik bir faaliyeti yapsanız bile hemen arkasından biliyorsunuz uzmanlar meclisi yeni bir Hamene'yi seçebilecek durumda. Bu sonuç vermeyecek bir şey. O yüzden ABD İsrail isteklerini yerine getirmek için belki de kısıtlı, mahdut hedefli bir havadan taarruzlarla bir şekilde hareket yapsa bile kesin sonuçlu kararlılık harekatı yapabilecek durumda değil ki bu kararlılık harekatı haftalar, aylar sürme ihtimali çok yüksek. Şimdi herkes şöyle anlıyor. Evet ben oraya bomba aldım, karşı taraf yenildi.
ABD’nin askeri kapasitesine de değinen Olçar, kapsamlı bir harekâtın gerçekçi olmadığını ifade etti:
Böyle bir şey de yok. Eğer İran gibi bir kadim bedeniyeti ortadan kaldırmak istiyorsanız mutlaka oranın birkaç parçaya bölünmesine sebep olmanız lazım ve yönetimini devralmanız lazım. Bu coğrafyada şu anda çok kolay gibi gözükmüyor. İsrail ısrarla dediğim gibi bu konuda askeri güç kullanılmasını sürekli şart koyuyor. Hatta Amerika'nın iç siyansetinde bugünlerde meydana gelen bazı olaylar Trump'ın ısrarlı isteklerini yerine getirmesi için baskı aracı olarak da kullanıldığına dair... Bu Epstein meselesini de buraya katabilir miyiz? Zaten kastettiğim o. Trump'ı geri adım attıracak mıdır, attırmayacak mıdır onu bilemiyoruz. Fakat Trump şu anda bu konuda bir karar vermiş durumda. Çok askeri güç kullanma tarafları değil. Yırnaklanmayı çok uzun da tutamaz orada. Açık denizli teyakkuzda beklettiğiniz ordu birlikleri yıpranır gittikçe. Ama orada makul bir süre bekletip masaya oturtmak en azından İran'ın bir takım hedefler konusunda geri adım atmasını sağlamak.
Yorum yaz