MUSTAFA HOŞ İLE YOL ARKADAŞI

Tuncay Özkan, Epstein dosyasını anlattı: "Şeytani bir durumla karşı karşıyayız"

Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konukları CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Burak Oğraş’ın babası Murat Oğraş ve Iraz Bayrak’ın babası İbrahim Bayrak oldu.
Sitede oku
CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, barbarlar çağının en büyük insanlık çürümesi olan Jeffrey Epstein belgelerinde yer alan detayları canlı yayında anlattı. 2011 yılında 16 yaşındayken Fettah Tamince’ye ait Antalya Lara’da Rixos Otel’de hayatını kaybeden Burak Oğraş’ın babası Murat Oğraş, yaşadıklarını anlattı. İBB odaklı son operasyonda “İstanbul senin” projesi gerekçesiyle gözaltına alınıp, dahil olmadığı bir proje için 3 aydır tutuklı bulunan Yazılım Mühendisi Iraz Bayrak’ın babası İbrahim Bayrak da yaşadıklarını anlattı.

"Şeytani bir durumla karşı karşıyayız"

CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan şunları söyledi:
Fettah Tamince'nin oteline gidiş gelişlerle ilgili kayıtlar var. Sosyal medya ucu bucağı kayıp bir deniz olduğu için oralarda bazı görüntüler var. Türk çocukların sesleri, Türk çocukların görüntüleri, yok 48. saniyede bak Türk çocuk anneciğim diyor, yok. Böyle şeyler yok. Amerikan Adalet Bakanlığı mağdurları korumak için bu tür şeylerin asla yayınlanmamasını sağlıyor. Trump tarafları ve diğerleri bu bilgilerden zarar görecek olan kişiler bunu karartmak için herkesi gündeme getiriyorlar. Ve böyle bir karşı şey var, nasıl söylenir ona? Bir karşı atak var. Ortalığı kirletme, herkes kirli. Namuslu kalan, bu adaya gitmeyen, Epstein olayına bulaşmayan pek çok siyasetçi yükseliyor. Bunlar ister Cumhuriyetçi Parti de olsun ister Demokrat Parti de olsun. Bunların önünü de kapatan bir tablo ortaya çıkıyor karartınca. Türkiye bağlantısında Fettah Tamince'nin Rixos Oteli'nde Antalya'da bu çocukların masör olarak eğitilmesi konusunda bazı şeyler var. Buralara düzenlenen turlar var. Bu turlarla ilgili gidiş gelişler var. Şeytani bir durumla karşı karşıyayız. Sadece kötülük değil yani. Bu korkunç bir şey. Senin açılışta söylediğin gibi bu, diğer olaylara, vakalara benzeyen bir şey değil. Bir adamın orada geçiyor diye, o bu pisliğin içinde diye düşünmemek gerekir. Ama görüntülerle ve diğer şeylerle desteklenen objelerle, örneğin Amerikan Başkanı Donald Trump'ın bunun içinde olduğu apaçık. Dünyayı yöneten güçler dediğimiz, ya da onların etrafındakiler dediğimiz, gücü, parayı elinde tutanlar, bu adamı korumuşlar. Nasıl korumuşlar? Bilerek korumuşlar. En çok acı veren şey de o. Herkesin gözünün önünde. Şimdi bu işleri önlemek için gizli servisler kuruluyor ya, Mossad bu işi önlemek için var ya, bu işin yaratıcısı. CIA biliyor mu diyoruz ya, biliyor. FBI biliyor mu, biliyor. MIT bile biliyor. Bütün dünyadaki herkes biliyor. Şimdi niye engellemediniz? Çünkü onlar çok güçlü, onlar dokunulmazlar. O zaman dokunulmazlara dokunmak, onların işlediği suçları ortaya çıkartmak için, ne yapmalıyız sorusu gündeme geliyor. Orada da parlamentolar ve halklar ön plana çıkıyor. Yani şöyle, mesela İran'la ilgili bir bilgiyi elde etmek için, ya da hedef olan bir bilgiyi elde etmek için, çocuklara tecavüz edilmesine göz yuman bir sistem var. Bundan daha iğrenç, bundan daha alçakça ne olabilir? Türkiye Büyük Millet Meclisi soruşturmasını mutlak ve zorunlu olarak görürüm. Bütün bu baktıklarınızda, okuduklarınızda bunu zorunlu görüyorsunuz. Bunu zorunlu görürüm. Ama tabii iktidar bunu nasıl düşünür onu bilemem.

"Oğlumun ölümüyle ilgili tekrar suç duyurusunda bulunduk"

Burak Oğraş’ın babası Murat Oğraş, şöyle konuştu:
Oğlumun öldürüldüğü gece 23.53'te cep telefon sinyallerini kesip yok etmelerini bir şeyleri görüp buna şahit olup kayıt altına almaya çalıştığı ve bu yüzden öldürüldüğünü ve cep telefonunun bu yüzden yok edildiğini ilk günlerden itibaren bu şekilde düşünüyorum. Ben 6-7 yıl önce Epstein dosyalarını öğrendim, Amerikalı bir Türk asıllı bir gazeteci ulaştı bana. Sapıklıkla ilgili dosyaların bu yüzden oğlunuz öldürülmüş olabilir dedi, Rixos Otel'le bağlantısı var dedi daha o dönemde bana ve benim düşüncelerim oturmuş oldu. Oğlumun öldürüldüğü tarihle bu Epsteindosyalarına, Rixos Otel'de yapılan bu rezilliğin tarihlere uyuşuyor. Benim 15 yıldır verdiğim mücadelede ben sesimi duyurmaya çalışıyorum, bizim sadece adalet istiyoruz, bizim oğlumun katilleri zaten belli. 15 yıldır da dosya kapatılmadan rafta bekletiliyor. Rixos Otellerinin sahibi FETÖ'cü FETTAH TAMİNCE'nin AKP Genel Başkanı ile olan yakın ilişkilerinden dolayı 7 savcı değişti dosyada, hiçbir şey yapamıyorlar. Katiller belli, toplum içine saldılar, tutuklamaya sevk etti. 2020 yılında 5 Ağustos'ta o dönemki savcı, oğlumun baş şüphelisi, cinayet baş şüphelisini tutuklamaya sevk etti. Ve eldeki delil durumu, şüphelinin, beyanlarının yalan olduğu, görgü tanı beyanlarına istinaden CMK 100. maddesi ve devamı uyarınca tutuklanmasına diye mahkemeye sevk etti. Nöbetçi mahkeme bunu 5 Ağustos 2020 yılında adli kontrol ile toplum içine saldı. Katilleri kollama durumu var bizim dosyamızda. Bugün suç duyurusunda bulunduk. Avukatım sağolsun baya bir emek sarf etti. Belgeleri Türkçe'ye çevirip geniş kapsamlı şüphelerimizi de içeren bir dosyayla ilgili bu nedenle öldürülmüştür diye güzel bir yazı hazırladı. Belgeleri de ekledi ve uyap üzerinden savcılığa gönderdi. Benim oğlumun katilleri belli artık adaletin sağlanmasını istiyoruz. Başka da hiçbir talebimiz yok.

"2021'de işe başlayan kızımın 2019'daki konuşmaları delil sayıldı"

3 aydır tutuklı bulunan Yazılım Mühendisi Iraz Bayrak’ın babası İbrahim Bayrak da sürecin detaylarını şu sözlerle aktardı:
Bugün işte 102. günü.102 günü oldu.Ve yedinci kez yavruma sarılabildim bugün. Çok talihsiz, garip bir olay yaşıyoruz Mustafa Bey biz. İddianamede zaten her şey açıkça ortada. Ama bir türlü sesimizi duyuramıyoruz. Yani anlatamıyoruz, izah edemiyoruz. Benim kızım 2021 yılında İBB'de göreve başladı. İki tane uygulamadan bahsediliyor. İstanbul Senin ve İstanbul Hanem projelerinden. Mesela suçlandığı proje esnasında hiç görev almadı benim kızım. İstanbul Senin projesi, İstanbul Senin projesinde Iras Bayrak hiçbir şekilde yer almadı. Yer almadı, neden yer almadı? 2021 öncesi zaten bu faaliyete geçirilen bir proje. Bunda kesinlikle çalışmadı. Bir de şöyle bir durum var mesela, iddianamenin içinde geçiyor. Iraz'ı parti kanalıyla işe alındığına dair ifadeler kullanılıyor.Bunlar da yanlış. Mesela Iraz mezun oldu. Üniversitedeki akademik başarısı sebebiyle hocasından tavsiye ile İBB'ye göreve başladı.Yani bu iki uygulamanın karıştırılması sebebiyle çocuğumuz haksız yere tutuklu bir halde duruyor. Bir de şöyle bir durum var, sırf iç yazışmalar. Yani bu iç yazışmaları, iç telefon görüşmelerini dahi iddianamede sanki bir örgüt suçuymuş gibi yansıtıyorlar.CHP ilçe başkanlarına bu seçmen listeleri veri olarak sızdırıldığı iddianamede bunlar geçiyor. Çocuklar bu yüzden tutuklu. Zaten o liste ilçe başkanlığında vardır zaten.Zaten var bunlar işte. Bütün gariplikler de buradan çıkıyor ya. Biz yani tekrar ediyoruz.2021'de işe başlayan. İşte 2021'de başladı. Iraz bayrak 2021'de başlıyor.2019'da 2020 arasındaki konuşmalarda bu suç örgütü üyesiymiş gibi iddianame koyuyor. Bu bir siyasi dava olabilir. Siyaset başka bir şeydir. Siyaset yolunda yürüyen insanlar bir takım bedeller ödeyebilir. Çatışmaları da olabilir. İdealist, gencecik çocuklar bunlar. Bu çocukların durumlarını iyice bir araştırmalarını istiyorum ben. Yani araştırsınlar. Çocuklarımız yargılansın, davaya da çıksın. Ama 25 yaşında, gencecik, hayatında karakol yüzü görmemiş bir çocuğun. 102 gündür Silevri'de yatması benim içime sinmiyor.
Yorum yaz