Kira artış oranlarındaki yükselişle, adalet mekanizması içerisinde bu konunun ele alındığı davalardaki artışın nasıl paralel ilerlediğini görüyoruz. Son dönemde TÜFE’nin 12 aylık ortalamalarına baktığımızda, 2016 yılından itibaren son derece sert bir yükseliş yaşandı. 2009 yılında artış oranları yaklaşık yüzde 8–9 seviyelerindeyken, 2020 yılına gelindiğinde yüzde 10’un üzerine çıkıyor, yüzde 11–12’leri görüyor ve 2024–2025 dönemine geldiğimizde TÜİK verilerine göre kira artış oranlarının yüzde 60’lara ulaştığını görüyoruz.
Enflasyon yalnızca marketteki, manavdaki ya da faturalardaki artış değildir; aynı zamanda toplumsal barışı, sosyal barışı ve sosyal adaleti de etkileyen bir sorundur. Özellikle 2021 yılından itibaren yaşanan kur şokları ve pandemi süreciyle birlikte kiralardaki artış, kira ve tahliye davalarının da hızla yükseldiğini ortaya koyuyor. Kira artış oranlarıyla dava sayıları neredeyse bire bir paralel ilerliyor; açılan kira davası sayısı 2009 yılında yaklaşık 20 bin–30 bin düzeyindeyken, 2024’e gelindiğinde 250 bine ulaşmış durumda ve bu tablo, kira artışlarının toplumsal barış ve sosyal adalet üzerindeki etkisini somut verilerle ortaya koyuyor.