Micheal Martin, Çin ile ilişkilerde açık ticaret ve ilişkilerin sürdürülmesinin önemine vurgu yaparak, bu yaklaşımın uzun vadede ekonomik işbirliğini güçlendireceğini belirtti.
Bu açıklamalar, Martin’in Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ile Pekin’de yaptığı görüşmeler sırasında da gündeme geldi.
Nicolas konuşmasında 'açık ticaret' ilkesinin hem Avrupa hem de Çin açısından ekonomik faydaları olduğuna dikkat çekti. Çin tarafı ise önde gelen ekonomik ortaklardan biri olarak irili ufaklı ticari ve yatırım ilişkilerini derinleştirmeye hazır olduğunu ifade etti.
Avrupa-Çin ticaretinde son durum
Çin-AB arasındaki ticaret ilişkileri 2024 verilerine göre toplam hacimde yıllık yüzde 1.6’lık artışla devam etti ve Avrupa Birliği Çin için önemli ticaret partneri konumunu korudu.
Bununla birlikte, ilişkiler sadece büyüme eksenli değil, aynı zamanda pek çok yapısal mesele de gündemde:
Elektrikli araç ve fiyat taahhüdü
Çin ile AB, Çin kaynaklı elektrikli araç ihracatına yönelik sübvansiyon ve vergiler yerine, WTO çerçevesi içinde fiyat taahhüdü rehberliği üzerinde uzlaşma sağladı. Bu, ticari gerilimlerin daha teknik bir müzakere zemini üzerinden çözülmesine dönük önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yatırım güveni ve altyapı tedirginliği
Çin, AB’nin potansiyel olarak bazı kritik altyapı ve teknoloji alanlarında Çinli tedarikçilere yönelik kısıtlama planlarının yatırımcı güvenini zedeleyebileceği uyarısında bulundu. Pekin, adımların “ayrıcalıklı olmayan, adil ve hukuka dayalı bir ortamla” sürmesini isterken, Avrupa tarafı “ekonomik güvenlik” gerekçesiyle bu tür reformlara ağırlık veriyor.
AB-ABD ticari gerilimi
Avrupa Parlamentosu’nun Grönland geriliminde (daha sonra fikir değiştirilse de) ABD ile planlanan ticaret anlaşmasını onaylamaması, AB’nin ticaret çeşitlendirme ve Çin’e olan bağımlılığı azaltma stratejisini ayrı bir boyuta taşırken, bu durum Çin basınına göre AB-Çin ikili ticaretinin seyrini de etkileyecek jeopolitik ve ekonomik dengelere işaret ediyor.