Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız'ın Meclis Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu adına PKK elebaşı Abdullah Öcalan'la yaptıkları görüşmenin tam tutanaklarını yayımladı.
Görüşme kasım ayında gerçekleşmişti
16 sayfalık görüşme kayıtları, “İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi Görüşme Tutanağı” başlığıyla TBMM’nin resmi internet sitesinde yayımlandı. Görüşme, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız tarafından, Meclis Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu adına 24 Kasım 2025’te İmralı Adası’nda gerçekleştirilmişti.
Türkiye'yi artık kendi devletim olarak görüyorum
Tutanaklara göre, Öcalan'ın görüşmede, Türkiye'yi artık kendi devleti olarak gördüğünü söylediği aktarılarak, "Sn. Bahçeli'nin boşuna 'Umut Hakkı' ibaresini kullanmadığını, bu olmadan kendisinin çalışamayacağını, bu yapıldıktan sonra Suriye konusunda başarılı olmaması durumunda yargılanmayı ve eleştirilmeyi kabul edeceğini, mevcut durumu ile İsrail'e karşı çıkamayacağını, geçmişte Esad'ın yanında iken İsrail'in kendisini ne hale getirdiğinin gayet açık olduğu" ifadeleri yer aldı.
Tutanaklara göre Öcalan, Suriye meselesinin Türkiye kadar önemli olduğunu, Mazlum Abdi'nin kendisine en yakın kişilerden birisi ve kendisine bağlı olduğunu belirtiyor. Hürriyet'in haberine ti. Öcalan’ın “Türkiye’yi artık kendi devleti olarak gördüğünü” söylediği de tutanaklara yansıdı
Görüşme tutanaklarına göre Öcalan'ın ifadeleri şöyle;
“Muhataplarının, kendisinin nasıl bir günah keçisi haline getirildiğinin farkında olduklarını, kendisine yapılan saldırıların barışa ve kardeşlik hukukuna karşı saldırılar olduğunu, bazılarının etki ajanı olduklarını ve bunları bilinçli yaptıklarını.”
Suriye konusunda başarılı olmaması durumunda yargılanmayı ve eleştirilmeyi kabul edeceğini, mevcut durumu ile İsrail’e karşı çıkamayacağını, geçmişte Esad’ın yanında iken İsrail’in kendisini ne hale getirdiğinin gayet açık olduğunu...”
‘Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt’ olmayacağını, ninesinin Türkmen kökenli olduğunu, Selçuklu Sultanı Sancar’ın kendisine başkent olarak Med devletinin eski başkenti olan Hamedan’ı seçtiğini, bu coğrafyada ‘Türksüz Kürt, Kürtsüz Türk’ün yaşamayacağını’ anladığını, PKK’nın sadece silah bırakmasının değil zihinsel olarak (düşmanlığın da) sonlanması gerektiğini...”
“İsrail’in kendi kültüründen bir Suriye istediğini, Suriye’yi tamamen İsrail güdümüne bırakamayacaklarını, ‘İsrail’le savaşalım’ demediğini ama SDG de dahil ustaca, kardeşçe ve yavaşça (Abdullah Öcalan) halledeceğinin sözünü verdiğini, bir çağrıyla olmayacağını, yoğun bir ilişki gerektiğini ve diyalog olmadan nasıl yapacağını...”
SDG ile diyalog kurabileceğini söyledi
Suriye’yle ilgili de Öcalan’ın şu sözleri tutanağa yansıdı:
“Türkiye için istediğini Suriye için de istediğini, bunun yerel demokrasi ve komün (demokratik belediyecilik) olduğunu, bu konuyu her gün düşündüğünü, bu kapsamda onlarla (SDG) diyalog kurabileceğini, onların kendisini dinleyeceklerini düşündüğünü, Ahmed El-Şara’nın da SDG gibi demokratik Suriye için pozitif adımlar atmasının gerektiğini, Suriye’de Arap milliyetçiliğinin güçlü olduğunu, eğer demokratik şartlar sağlanmaz ise Ahmed El-Şara’nın da yarın bir diktatöre dönüşebileceğini...”