Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı ve iş insanı Sadettin Saran'ın da aralarında bulunduğu 4 kişi, S Sport isimli internet sitesinde yayımlanan spor karşılaşmalarında yasa dışı bahis reklamı yaptıkları iddiasıyla hakim karşısına çıktı. 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Saran, "Ben devlet memuru çocuğuyum 30 yıl önce şirketi kurdum. Dişimle tırnağınla bu yerlere geldim. Böyle bir suça karışmam hayatın olağan akışına aykırıdır. Biz reklam üreten, yerleştiren taraf değiliz" diyerek savunma yaptı. Saran, aylık gelirinin ise 5 milyon lira olduğunu söyledi.
Reklam panolarındaki reklamlara müdahale etmemiz imkansız
İstanbul 23.Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya katılan Sadettin Saran aylık gelirinin 5 milyon TL olduğunu beyan etti. O dönem Saran Holding'in başkanı olduğunu belirten Saran, "Esas işlerimizden biri spor yayıncılığı. Yurt dışından spor yayınları getiriyoruz sadece Türkiye'de değil Avrupa'daki yayınları da kanalımıza getiriyoruz. Biz hiçbir şekilde yasadışı bahsi özendirme gibi faaliyetimiz yoktur. Bizim dışarıdan sinyale dokunma şansımız yoktur. Dışarıdan aldığımız örneğin futbol maçlarını olduğu gibi yayınlarız. Bahsedilen reklam panolarındaki reklamlara müdahale etmemiz imkansız" dedi.
Sabah'ın haberine göre, Hakim Saran'a yayıncı olarak sinyale lokal olarak müdahale imkanı olup olmadığını sordu. Saran, "Teknik olarak mümkün değil, maç izleyemez hale gelir" dedi. Hakim bir diğer sorusunda ise reklam panolarını blurlama imkanı olup olmadığını sordu. Sadettin Saran cevap olarak "Orada da mümkün değil. Bir futbolcunun koşma esnasında o da görüntüden kaybolur ya da top blurlanır ve gollerde görünmez" şeklinde cevap verdi.
Böyle bir suça karışmam hayatın olağan akışına aykırı
Sadettin Saran savunmasının devamında ise şunları söyledi:
"Soruşturma açılmadan önce yayıncılara temiz sinyal verilmesi için kendilerini uyardık. Senelerdir bu iş böyledir, herkes böyle yayınlıyor düşüncesine girmeden bu girişimde bulunduk. Türkiye'deki hassasiyetleri kendilerine ilettik. Bir noktaya gelemediğimiz için sözleşmemiz olmasına, cezai şartımız olmasına rağmen İspanya ve İngiltere ligindeki maçları yayınlamadık. Türkiye'de hiçbir yayıncı bunu yapmadı. Yayın paketlerini satın alanlar şikayet mektupları yazarak üyeliklerini iptal etti. Yaklaşık 1 yıl önce UEFA'nın başkanı Türkiye'ye geldiğinde kardeşim Kenan ile beraber görüşüp konuyu konuştuk. Ben devlet memuru çocuğuyum 30 yıl önce şirketi kurdum. Dişimle tırnağınla bu yerlere geldim. Böyle bir suça karışmam hayatın olağan akışına aykırıdır. Biz reklam üreten, yerleştiren taraf değiliz" diyerek beraatını talep etti.