Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Suriye'deki SDG provokasyonunu barış sürecini baltalama girişimi olarak gösteren bizzat PKK'nın kurucu önderliğidir. Suriye'de Arap aşiretlerinin Kürtlerin Türklerin bir ve beraber yaşama dışında arzuları yoktur. Kürt kardeşlerimiz başka, SDG/YPG başkadır. SDG terör örgütüdür ve Kürtler hakkında söz beyan etmesi hayal ürünüdür. Fırat'ın doğusunda da temizlenmelidir. Şam'ın güvenliği Ankara'nın güvenliğidir." ifadelerini kullandı. Bahçeli, Türkiye'nin toplumsal dokusunun tahrip ve tahriş edildiğini belirttiği konuşmasında söylediği, "Bakıyorsunuz, sanatçı ve medya mensupları uyuşturucuyla anılıyor. Ünlüsü ünsüzü bataklıkta çırpınıyor. Makyajlanmış hayatların ne kadar çürüdüğü görülüyor, gösteriliyor. Bakıyorsunuz, bir özel jette her rezalet, her türlü iğrençlik sahne alıyor. Ülkemiz Merhum Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü isimli eserini adeta aratmıyor. Önüne gelen Bihter olmuş, önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş. Sorarım sizlere, bize ne oldu? Hangi ara bu kadar irtifa kaybettik? Bu hallere nasıl düştük? Dahası yaşananlar ve yaşatılanlar Müslüman Türk milletine reva mıdır?" sözleri ise gündem oldu.
Terörsüz Türkiye ucuz hesaplara kurban verilmeyecek kadar hayatidir
Bahçeli'nin açıklamalarından önemli satır başları şöyle;
Ülkemizi etkileyen iç ve dış gelişmeleri, çoğalan risk ve tehditleri kapsamlı olarak ele aldık. Terörsüz Türkiye'ye karşı bozguncu tesirleri dikkatle ele aldık. Husumet senaryolarını gözden geçirip temkinli duruşumuzu teyit ettik. Hain emellerin karşısındayız. Terörsüz Türkiye ucuz hesaplara kurban verilmeyecek kadar hayatidir.
Zafer, akıl eden, iman eden; 'kim var' diye sorulduğunda sağına soluna bakmadan ben varım diyenlerin harcıdır. Cumhur İttifakı işte bu harcın ve liyakatin burcudur. Biz çıkarlarımızın değil ülkülerimizin peşindeyiz. İhanetin, hainlerin karşısındayız. Biz milletimizin hizmetkarıyız. MHP'nin siyaseti, Türk tarihinin zamanlar üstü mesajıdır. Bize göre siyaset bir meziyet mecburiyet, mensubiyet olmanın yanı sıra insana hizmetin hassasiyet ile göstermenin cümlesidir.
SDG ve YPG yuvalandığı sahalardan sökülmüştür
SDG ve YPG yuvalandığı sahalardan sökülmüş, nihayet Fırat'ın batısından çıkarılmıştır. 10 Mart'a direnç gösteren, masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG süpürme harekatı ile bulunduğu alanlardan def edilmiştir. SDG'nin, 27 Şubat çağrısına muhalif hareket ettiği açıktır. Suriye'deki SDG provokasyonunu barış sürecini baltalama girişimi olarak gösteren bizzat PKK'nın kurucu önderliğidir. Suriye'de Arap aşiretlerinin Kürtlerin Türklerin bir ve beraber yaşama dışında arzuları yoktur. Kürt kardeşlerimiz başka, SDG YPG başkadır. SDG terör örgütüdür ve Kürtler hakkında söz beyan etmesi hayal ürünüdür.
Suriye'de bütünlük tesis edilmeli. Şam'ın güvenliği Ankara'nın da güvenliğidir.
SDG/YPG’nin devlet içinde devlet gibi hareket eden fiili ve mütecaviz tutumunun sürdürülebilirliği kesinlikle yoktur. Bu nedenle sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir.
SDG ve Şam arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi terörsüz bölge hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrar amaçlayan huzurlu Suriye'nin tecellisini azami destek sağlamasıdır. Suriye'de egemen eşitlik şarttır. YPG devlet içinde devlet gibi hareket edemez.
Yeni yüzyılda terörü tamamen hayatımızdan çıkaracağız
Devlet duygu ile değil akıl ile yönetilir. Devlet kin ile değil akıl ile hareket eder. 42 yıldır süren terör en büyük sorundur ve bu sorun köklü olarak çözülecektir. Her türlü karalama kampanyasına aracı olanlar kaybedecek, millet nezdinde mahcup olacaktır. Yeni yüzyılda terörü tamamen hayatımızdan çıkaracağız. Türkiye'nin bahtının açık olduğunu, milli birliğinin düne göre daha salam olduğunu cümle aleme göstereceğiz. Her alanda isminden bahsedilmiş bir Türkiye'yi ihya edeceğiz. Milli varlığımızı yarmayı amaçlayan tehlikeli akımlara karşı direniş göstereceğiz.
Emeklilerimizin yanındayız
En düşük emekli maaşının insanca yaşayabilecekleri seviyeye getirilmesini söylemiştim. Sözlerimizin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayız. Biz ne söylediysek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz. CHP'nin iç çekişmelerine, yolsuzluk siyasetine aklımız ermez. MHP, Cumhur İttifakı ortağıdır ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak da Cumhurbaşkanlığı kabinesinin ülkenin kalkınmasındaki aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir. Biz boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz. Ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz. Özel'in emekliler ile ilgili değerlendirmelerimizi dile dolaması kendisini boşa düşürdü. Emeklilerimiz üzerinde fitne peşine düşmüştür. Sizin önergenize destek olmayız, ayak oyunlarınıza kanmayız. İmkanlar arttıkça emeklilerimizin durumu da iyileşecektir. CHP boş keseden sallarken MHP vatandaşın geçim meselesini çözüme kavuşturmak amacı ile ekonomik ve sosyal politikalar üretmektedir.
Barış Kurulu'nun başkanı Erdoğan olmalı
Başta Amerika olmak üzere tüm dünyaya sesleniyorum. Filistin ve Gazze meselesinde Gazze'deki Barış Kurulu'nun başkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Barışın başı Türkiye onun başı cumhurbaşkanı Erdoğan olmalıdır.
Atlas için başsağlığı diledi
İstanbul Güngören’de yaşı henüz 17 olan Atlas Çağlayan isimli evladımız yan baktın bahanesiyle 15 yaşındaki bir katil tarafından sokak ortasında katledildi. Müteessir bir hissiyatla diyorum ki, Ahmet Minguzzi cinayeti adeta tekerrür etti. Merhum Atlas evladımıza Allah’tan rahmet, acılı ailesine sabır ve başsağlığı niyaz ediyorum. Suça karışmış veya suç işlemiş çocuklarla ilgili ne gereksiyorsa yapmalıyız. Farkında mısınız, kaygı ve korkuları tırmandıran olaylar her gün birbirine eklemlenerek gözümüzün ta içine kadar sokuluyor.
Önüne gelen Bihter olmuş önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş
Farkında mısınız, Türkiye’nin toplumsal dokusu tahrip ve tahriş ediliyor. Yine farkında mısınız, ahlak mevziimiz, bizi biz yapan değerler manzumemiz biteviye yaylım ateşine maruz kalıyor. Cinnet, cinayet ve şiddet eşzamanlı mesafe alıyor. Huzurumuz yutuluyor, sükûnetimiz yıpratılıyor, medeniyet mirasımız dört bir koldan hücuma uğruyor. Bakıyorsunuz, sanatçı ve medya mensupları uyuşturucuyla anılıyor. Ünlüsü ünsüzü bataklıkta çırpınıyor. Makyajlanmış hayatların ne kadar çürüdüğü görülüyor, gösteriliyor. Bakıyorsunuz, bir özel jette her rezalet, her türlü iğrençlik sahne alıyor. Ülkemiz Merhum Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü isimli eserini adeta aratmıyor. Önüne gelen Bihter olmuş, önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş. Sorarım sizlere, bize ne oldu? Hangi ara bu kadar irtifa kaybettik? Bu hallere nasıl düştük? Dahası yaşananlar ve yaşatılanlar Müslüman Türk milletine reva mıdır?"