Çağatay, konuya ilişkin şunları söyledi:
Cumhurbaşkanlığı kararıyla vatandaşlar yurt dışından getirtecekleri 30 euro altındaki kargolar için gümrük vergisi ödemiyorlardı. Yayımlanan kararla bu durum ortadan kalktı. Artık 50 centlik bir ürün bile getirseniz vergisini ödeyeceksiniz. Hükümet bunun gerekçesini 'ithalat cennetine dönüşen ülkenin önünü kesmek' olarak sunuyor ancak gümrük vergileriyle bu sorunun çözüleceğine inanmıyorum.
Bir ürün Türkiye'de üretilmiyorsa, vergisi ne olursa olsun vatandaş onu almak zorunda kalacak. Devlet de lamba yerine kandil yakamayacak olan vatandaştan bu vergiyi tahsil edecek. Amaç ithalatı kesmek değil, devletin kasasına para sokmaktır.
Merkantilist döneme geri dönüyoruz
Takas ticareti bittikten sonra ülkeler merkantilist dönemin başında gümrük hadleri geliştirdiler. Daha sonra büyük devletler, gümrük vergilerinin ötesinde 'standardizasyon' denilen yöntemi buldular. Yani 'şu standartta üretilmeyen malı ülkeme sokmam' diyerek vergiden daha güçlü bir koruma sağladılar. Türkiye ancak Gümrük Birliği ile bu standartlara dahil olabildi.
Sayın Cumhurbaşkanı'nın imzaladığı bu kararname ise bizi tam başa, merkantilist dönemin başına götürüyor. Herkesin birbirine gümrük uyguladığı bir dünyada, kendi üretimini yapamayan ama vergi koymakta şahinleşen bir yapıya dönüyoruz.