Tüketicimiz bir lahmacun ve çorba yiyor, sonuçta 3 bin 600 TL’lik bir hesap geliyor. 400 TL’lik vale ücretini de eklediğinizde iki kişilik bir akşam yemeği 4 bin TL’ye mal oluyor.
Fişe baktığımızda az mercimek çorbasının 380 TL, lahmacunun 290 TL olduğunu görüyoruz. Ayrıca hesapta yüzde 10’luk bir kuver ücreti yansıtılmış. Tüketici bu duruma sosyal medyada haklı olarak tepki gösterdi.
'Tüketicinin her zaman şikayet hakkı vardır'
Bir işletmecinin tüketiciye 'senin takipçi sayın az, sen kimsin ki?' diyerek yaklaşması son derece etik dışı ve saygısızca bir tutumdur. Tüketicinin her zaman şikayet ve eleştiri hakkı vardır.
Firmalar bu şikayetleri birer gelişim fırsatı olarak görmelidir. Eğer işletmeci bu eleştiriyi alıp teşekkür etseydi muhteşem bir nezaket örneği olurdu; ancak o, üstten bakmayı tercih etti. Sosyal medya tepkileri sonrası gelen özrün ise samimi değil, ticari kaygılarla yapıldığını düşünüyorum.
Restoran sahibi paşa gönlüne göre yüzde 10 kuver ücreti belirliyor. Bu bir haksız kazançtır. Türk Ceza Kanunu'nun 237. maddesinde fiyatları etkileme suçu vardır. Bir işletme bunu yaptığında yanındaki de aynısını yapmak istiyor ve tüketicinin ödememesi gereken paralar bir anda piyasa geneline yayılıyor. Tüketici hakem heyetlerine başvurulduğu takdirde bu ücretlerin iadesi yönünde kararlar çıkmaktadır.
Tüketicilere çağrı: "1 TL bile olsa itiraz edin"
Haksızlıklar 1 TL ile başlar, itiraz edilmediği sürece katlanarak büyür. Tüketicilerimiz adisyonlara dikkatle baksınlar. Eğer kuver ücreti veya etikete aykırı bir fiyat görürlerse e-devlet üzerinden Ticaret Bakanlığı’na ve Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulunsunlar. Ben 119 TL’lik araç muayene komisyon ücretini bile icra yoluyla geri aldım. Mesele para değil, haksızlığa karşı durmaktır.