Yaşamın Dünya gibi kayalık gezegenlerde (ve muhtemelen Mars’ta) nasıl ortaya çıktığı, bilim dünyasının en uzun soluklu gizemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Araştırmacılara göre bu sürecin başlangıcında RNA (ribonükleik asit) yer alıyor.
Yaşamın ilk yapı taşı olabilir
RNA’nın, Güneş Sistemi’nde ortaya çıkan ilk yaşam formlarında genetik bilginin düzenlenmesini sağladığı düşünülüyor. Çift sarmallı DNA’dan farklı olarak RNA, genellikle tek zincirli molekül bir yapıya sahip.
RNA’nın işlevleri arasında:
Genetik bilgiyi taşımak
Kimyasal reaksiyonları mümkün kılmak
Bazı molekülleri düzenlemek
DNA’nın belirli parçalarını çoğaltarak gerekli yerlere taşımak
gibi hayati görevler bulunuyor.
Uygulamalı Moleküler Evrim Vakfı’ndan (FfAME) moleküler biyolog Steven Benner liderliğinde yürütülen çalışmaya göre RNA, milyarlarca yıl önce, Dünya’nın en erken jeolojik dönemi olan Hadean çağında kayalar üzerinde basit moleküllerin birleşmesiyle oluşmuş olabilir.
Mars, genç Dünya’ya benziyor
Araştırmaya göre erken dönem Dünya yüzeyi, bugünkü Mars’a benzer şekilde, RNA sentezine olanak tanıyan kayalarla kaplıydı.
Dünya’da bu antik kayaçların büyük bölümü zamanla yok olurken, Mars yüzeyinde hala volkanik bazaltlar, susuz fosfatlar, boraks içeren mineraller bulunuyor.
Bilim insanları, Mars’ın yaklaşık 4.3 milyar yıl önceki genç Dünya’ya büyük ölçüde benzediği belirtiliyor.y
Asteroitler yaşamın hammaddesini taşımış olabilir
Japonya’daki Tohoku Üniversitesi’nden araştırmacılar, Bennu asteroidinden alınan örnekleri inceledi.
NASA’nın OSIRIS-REx uzay aracıyla Dünya’ya getirilen örneklerde, riboz ve glikoz (biyokimya için temel bir şeker) tespit edildi.
Bu bulgu, uzmanlara göre RNA’nın yapı taşlarının yalnızca Dünya’da değil, uzayda da yaygın olabileceğini ve asteroit çarpmalarıyla Dünya’ya taşınmış olabileceğini gösteriyor.
Yanıtlar yaklaşıyor, ama gizem sürüyor
Bilim insanlarına göre, doğru kimyasal koşullar oluştuğunda yaşam oldukça hızlı ortaya çıktı.
Dünya, yaşamı destekleyecek kadar soğuduktan yalnızca birkaç yüz milyon yıl sonra ilk canlılara ev sahipliği yaptı.
Ancak hala çözülmesi gereken önemli sorular var. Benner, Science dergisine verdiği demeçte, RNA’nın yapı taşlarının aynı el yönelimine sahip olması gerektiğini ve bunun henüz tam olarak açıklanamadığını vurguladı.