‘Gazze’deki büyük katliam, bardağı taşıran damla misali oldu’
‘Başta İsrail olmak üzere birçok ülkede on binlerce Yahudi sokaklara döküldü. Onurlu, aydın Yahudiler, Netanyahu ve rejiminin ortaya koyduğu bu katliamları açıkça protesto etti’
‘Trump’ın bu bölgede bir çözüm arayışında olduğu da gerçek. Savaşlarla, kavgalarla uluslararası ekonomik sisteme damga vuramayacağını idrak etti’
“Peki Trump’ın esas olarak istediği nedir? Öncelikle Trump’ın Gazze planının uygulanması kolay değil. Trump’ın bu bölgede bir çözüm arayışında olduğu da gerçek. Savaşlarla, kavgalarla uluslararası ekonomik sisteme damga vuramayacağını idrak etti. Çin’le savaşarak, Rusya ile savaşarak, İsrail ile uğraşarak kafasında mevcut olan uluslararası ekonomik sistemi inşa etmesi mümkün değil. Trump’ın en çok arzu ettiği şeyler nadir elementler ve enerji kaynaklarıdır. Bu enerji kaynaklarının ya kendisine sahip olmak ister ya da güzergahına. Nadir elementleri de ya anlaşmalar yaparak ya da işgal ettiği topraklardan kendisi çıkartarak elde etmek istemektedir. Önümüzdeki yıllarda Çin’le yapılacak ekonomik mücadelede, Çin’in yanında başka ülkeler de duracak olursa ABD’nin de ekonomik durumunu düzeltmesi ve bu iki kaynakta hegemonya kurması çok önemli. Birkaç gün önce Çin, nadir elementlerin satışına kısıtlama getirdi. Üç trilyon dolar değerinde nadir element var Çin’de. Trump bunları nerede arayacak? Doğu Akdeniz çok stratejik ve ehemmiyetli bir bölge. Doğu Akdeniz’de bugün İngiltere, Fransa, ABD, İsrail ve müttefikleri önemli kazanımlar elde etti. Nedir bu kazanımlar? Gazze’de ateşkes ve barış konuşuluyor. 1993 Oslo Anlaşması’na istinaden Gazze açıklarındaki doğalgazın Filistin yönetimine tabi olduğu ABD ve İngiltere tarafından da onaylanmıştı. İsrail de bunu kabul etmişti. 1996 senesinde Filistin yönetiminin İngiliz petrol şirketi BP ile imzaladığı bir anlaşma vardı. Gazze açıklarında mevcut olan doğalgaz çıkartılacak ve önemli bir payı Filistin yönetimine bırakılacaktı. Ancak İsrail buna müdahale etti. İngiltere’yi diskalifiye ettiler ve ABD de İsrail’in yanında yer alıp İngiltere’yi vazgeçildi. İsrail, 1996’dan sonra Filistin’in mülkü kabul edilen ve anlaşmaya tabi olan Gazze açıklarındaki çok büyük doğalgaz ve petrol rezervlerini çıkarmaya başladı. İsrail sondaja devam ediyor.
Biz Gazze barışını konuşurken Netanyahu, dünyanın en büyük 12 petrol şirketini bir araya getirdi. İtalyan, Hollandalı, İngiliz, Güney Koreli, Amerikalı, Kanadalı petrol şirketlerine Gazze açıklarında arama izni verildi. Önümüzdeki dönemde, İsrail ve Güney Kıbrıs arasındaki anlaşmalarla birlikte belki oralarda da arama yapılacak. Hatta belki de Netanyahu ve 12 dev petrol şirketiyle yapılan anlaşmalar kapsamında benim ‘Şeytan üçgeni doğalgaz sahaları’ olarak adlandırdığım Lübnan-Güney Kıbrıs-Suriye açıklarında çalışmalar dahi önümüzdeki yıllarda başlayabilir. 12 şirketin ismi verildi bu konsorsiyuma. Dikkat edin bu rakama. İsrail’in 12 kabilesine bir gönderme var. Petrol ve doğalgaz kaynakları çıkarılacakken bile 12 sayısını tutturmaya çalışmaktalar. Ayrıca Tony Blair Gazze’ye baş komiser olarak atandı. Mısır’da sağlanan ateşkese odaklandık. Ateşkesi sağladık. Trump çok mutlu. Türkiye mutlu. Filistinliler mutlu. Gazze’ye yardım tırları girdi. İnsanlar belki de bir müddet bombalar olmadan uyuma imkanı bulacak. Ancak Tony Blair oraya bir komiser olarak atandı. Tony Blair, Irak kasabı olarak Gazze’nin geleceğinden sorumlu olacak. Bununla da yetinmediler. Blair’in yanına dört önemli milyarder daha koydular ve onları da Gazze ticaretini ve ekonomisini kontrol edecek bir heyet olarak atadılar. Bunlardan birisi Mısırlı, ikisi Amerikalı Yahudi, birisi de Hollandalı bir hanımefendi. Eski bir diplomat ve zengin birisi. Filistinli birisiyle evli. Dikkat ederseniz Gazze’den sorumlu olacak konsorsiyumda Filistinli yok ve bu dile getirilince ‘Hollandalı hanımefendi ile evli Filistinli’ var denilecek. Bir Arap yok ama ‘Mısırlı var’ denilecek. Bu kişi de 2010’dan beri İsrail-Mısır arasındaki tüm doğalgaz anlaşmalarını yapan adam. Netanyahu da bundan çok mutlu. Trump da mutlu. Çünkü bölgenin iktisadi, ticari ve siyasi tanzimini onlar yapıyor. Ateşkesin ve barışın kime hizmet ettiğini çok net görebiliyoruz.”