"Bir yandan ekranlarda çocuklara verilen pamuk şekerlerle ilgili dahi dezenformasyon yapılırken, bazı kanallar kent lokantalarının kapatıldığını da içeren birçok yalanı pervasızca yayınlamaktan çekinmemiştir.
RTÜK Anayasal bir kurum olarak kendi görev sınırları içinde denetleme faaliyetlerini sürdürmek zorundadır. Fakat dünyanın neredeyse bütün ülkelerinde ana muhalefet partileri de kendi sorumluluk sınırları içinde ve ülke yararına çalışmaktadır.
Belirtmek gerekir ki, muhalefetin her fırsatta övdüğü ülkelerde “Devletin anayasal kurumlarını tehdit eden” bir muhalefet liderine şimdiye kadar rastlanmamıştır.
Ayrıca yine muhalefetin, Türkiye’yi şikâyet ederek zor durumda bırakmayı hedefleyen açıklamalarda bulunduğu bazı ülkelerin basın kuruluşlarında da öncelikle “kendi devletlerinin menfaatlerini düşünmek” konusunda yerleşmiş bir gelenek vardır. Bir ülkenin ana muhalefet partisi yetkililerinden beklenen de en azından bu hassasiyeti göstermesidir.
'Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacaktır'
"Bu kapsamda 'Sakın ha, bu kanallara dokunmaya kalkmayın. Alnınızı karışlarız.' şeklindeki tehditler, öncelikle Devletin Anayasal bir kurumu olan RTÜK'e karşı işlenmiş bir suçtur. Öte yandan RTÜK bu tehditlerden korkarak kendi sorumlulukları ile ilgili iş ve işlemlerde asla geri adım atmayacak, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da işini şevkle yapacaktır. Bilinmelidir ki hangi kanal olursa olsun 'kimin canının içi, kimin kahramanı, kimin gözdesi olursa olsun' hukuksuzluk yapıyorsa, yasa tanımaz davranıyor, devlet kurumlarına ve çalışanlarına sansür uyguluyorsa, manipülatif görüntü ve haberleri yayınlamak konusunda tüm uyarıları hiçe sayıyorsa ve halkın haber alma özgürlüğünü engelliyorsa gereken idari yaptırımlar yasalar kapsamında en üst sınırdan uygulanacaktır.
Ayrıca kurumumuza ve yöneticilerimize yapılan tüm tehdit ve hakaretlerle ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacaktır."