AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın silah bırakma ve örgütü feshetme çağrısına ilişkin konuşan Çelik, “Bu çerçevede, terör örgütünün silahlarını bırakması ve tamamen feshedilmesi esastır. PKK, PYD, YPG, SDG hangi adla olursa olsun, Irak ve Suriye’deki bütün uzantılarıyla terör örgütü silah bırakmalıdır ve kendi kendisini feshetmelidir.” dedi.
Kürt sorunu Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle çözülmüştür
Ömer Çelik'in konuşmasından önemli satır başları şöyle:
Dünden bu yana PKK terör örgütünün silahları bırakmasına yönelik çağrı gündem. 16 Ağustos 2005'te Diyarbakır'da yaptığı konuşmada Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul ne kadar Konya ise o kadar Diyarbakır'dır demişti. Kendileri o zaman başbakan olarak bu konuşmayı yapmıştı ve Diyarbakır'ın sorununun Türkiye'nin sorunu olduğunu söylemişti. Bu konuyu kendisi etnik bir mesele olarak ele almamaktı demokrasi sorunu olarak ele almıştır ve 'Kürt sorunu benim sorunum' demiştir. Kürt vatandaşlarımız üzerindeki yasakların kaldırılması için büyük mücadele etmiştir. Aynı mücadeleyi baş örtüsü için de vermiştir; Alevi canlarımız için de vermiştir.
Kendisinin ortaya koyduğu irade vesayetin ortadan kalkmaya yönelik bir eylem planıdır. Önümüzdeki günlerde bunun detaylarını ifade edecektir. Kendisinin siyasi hayatı, yasaklarla baskılarla oluşturulmuş Kürt sorunu da başörtüsü sorunu da Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle çözülmüştür.
Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmayı amaç ediniyoruz
Bugün geldiğimiz noktada artık terörsüz Türkiye hedefine ulaşma zamanı olduğunu ifade ediyoruz. İç cepheyi güçlendirme çağrısında, iradesini net şekilde ortaya koyması, TBMM'de ayrıntılı şekilde ifade etmesi, arkasından sayın Bahçeli'nin tarihi çağrısı Türkiye'de iç cepheyi güçlendirecek yeni bir irade ortaya çıktı. Bunun esas amacı terörsüz Türkiye'dir. Terör örgütünün silah bırakması ve tamamen feshedilmesi esastır. Cumhurbaşkanımız silahlarını gömsünler ve öyle terk etsinler demişti.
Tüm uzantılarıyla terör örgütü kendini feshetmeli
Türkiye jeopolitik gerçeklerine uygun kardeşlik siyasetini ortaya koymuştur. Bu çerçevede PKK, YPG, PYD hangi isimle olursa olsun tüm uzantıları terör örgütü kendini feshetmeli. Terör örgütü dediğimizde Irak ve Suriye'deki unsurları ile terör örgütünün tasfiyesini ifade ediyoruz. Farklı kimliklere sahip olsak da etnik kimlik olarak kendisini Türk, Arap Kürt olarak adlandıran vatandaşlarımızın olması, adlarımızın farklı olması doğaldır ama hepimizin soy adı Türkiye Cumhuriyeti'dir.
Bunun arkasında Türkiye'nin devlet aklıdır
Bunu pekiştirmek için bu irade ortaya konuldu. Hiçbir emperyalist emellerin hayata geçirilmesine Türkiye müsaade etmeyecektir. Zeytin Dalı Fırat Kalkanı harekatları ile bu iradeyi ortaya koyduk. Türkmen kardeşlerimize silah çekenler karşısında Türkiye'yi bulacaktır. Onların refahı Türkiye'nin garantisi altındadır. Hangi millet ve mezhepten olursa olsun bütün unsurlar için kardeşlik siyaseti Türkiye Cumhuriyeti tarafından yürürlüktedir. Bunun arkasında Türkiye'nin devlet aklıdır. Burada devletin nitelikleri ile ilgili bir pazarlık söz konusu değildir. Bir al ver hiçbir şekilde söz konusu değildir. Devletlerin sert ve yumuşak güç unsurları vardır. Bütün güvenlik birimlerimiz Türkiye Cumhuriyeti demokrasisini, vatandaşını korumak için mücadele etmektedir. Yumuşak güç olarak silah bırakma çağrısı sık sık yapılmaktadır. Bir çatışmada da terör örgütü üyelerine silah bırakma çağrısı yapılmaktadır. Terör örgütüne fesih çağrısı terörsüz Türkiye merceğinden değerlendirilmektedir bizim açımızdan. Bütün bu süreç Cumhurbaşkanımızın talimatı ile devlet kurumları tarafından bu sürecin nasıl evrileceği hassas şekilde takip edilecektir. Bütün gelişmelere bakış açımız, 12 Ağustos 2005'te Diyarbakır'da ve tüm Türkiye'de olmak üzere tek vatan, tek bayrak tek millet ilkesi esasında olacaktır."