YENİ ŞEYLER REHBERİ

Yenilenebilir enerjinin yapay zekayla buluşması

Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, Serhat Ayan’la Yeni Şeyler Rehberi’ne konuk oldu.
Sitede oku
Eksim Enerji’yi tanıtan Arkın Akbay, hedeflerinin önümüzdeki dönemde kurulu güçlerini iki-üç kat artırmak olduğunu belirtti:
“Eksim Enerji’nin odaklandığı alan, yenilenebilir enerji. 2000’li yılların başından itibaren rüzgar ve hidroelektrik santrallerinin Türkiye’de inşasına başladık. Bugün işletmeciliği ile devam ediyoruz. Kurulu gücümüz 633 Megawatt’a ulaştı. Hem Türkiye’de hem Gürcistan’da santrallerimiz var. Türkiye’de 8 tane lokasyonda rüzgar santrali işletiyoruz. Bir de hidroelektrik santralimiz var. Gürcistan’da da iki tane hidroelektrik santralimiz var. Türkiye’nin hatırı sayılır yenilenebilir enerji üreticilerinden biriyiz. Önümüzdeki birkaç yıl içinde de portföyümüze yaklaşık bin 500 Megawatt’lık ek sağlama hedefindeyiz. Yaklaşık 2200 Megawatt’a ulaşmayı hedefliyoruz önümüzdeki yıllar içerisinde.”
Enerjinin sürekli üretilip temin edilmesi gereken bir şey olduğunun altını çizen Akbay, birçok etmen bulunduğunu ve yapay zekanın bu konuda yardımcı olduğunu vurguladı:
“Tüketici ihtiyacı olduğu anda elektrik enerjisine ulaşmak istiyor. Elektrik enerjisi sürekli temin edilmesi gereken bir şey. Yenilenebilir enerjide, rüzgarın, güneşin, jeotermal kaynağın varlığına göre elektrik üretebilme imkanınız var. Bunu her geçen gün artırmak gerekiyor ki artık iklim değişikliğinden de geçebilelim. Öngörülebilirliği çok zor. Rüzgarı, güneşi öngörmek kolay değil. İklim değişikliğinde kuraklığın ne kadar yayılacağını öngörmek zor. Ama çalışıyoruz bu konuda. Yapay zeka bize öngörülebilirliği sağlayacak. Geçmişte meteorolojik öngörülerde yanılırdık fakat yanılma payı giderek azalıyor. Yapay zekanın bize katkısı bu. Saat kaçta yağmur yağacağını, fırtınanın olacağını, güneşin ve bulutlanmanın ne zaman olacağını öngörebiliyoruz. Mahalle bazında görebiliyoruz artık. Veri fazlalığı var. İstasyonları daha sık yerleştirince, daha çok veri geliyor ve bunu işleyerek doğru sonuca ulaşmaya çalışıyoruz.”
Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, yapay zekanın yenilenebilir enerji sektöründeki somut katkılarını şu ifadelerle anlattı:
“Bizim için aslında veri hayat kurtarıyor. Bir santrali nereye inşa edeceğimizle başlıyoruz. Hangi rüzgar türbinlerini, hangi güneş panellerini koyacağız? Hidroelektrik santrali kuracaksak su nerede daha yoğun? Doğa için de gerekli olan kısımları nasıl organize edeceğiz? Yapay zeka bize bu konularda çok yardımcı oluyor. Birçok modelleme yapıyoruz. Rüzgarı, coğrafi konumlamayı modelliyoruz. En verimli üretimi nerede yapabileceğimizi görüyoruz. Biz modelliyoruz ama makine bizim adımıza bunu daha optimal yerlere yerleştiriyor. Yapay zeka algoritmaları, uzun süreli tahminlemelerde bulunuyor. Rüzgar türbinlerinin kısa süredeki olası etkilerini çıkartıyor. Biz de buna göre makinemizin yaşlanması, daha fazla üretim, daha az alan harcama gibi konuları modellemiş oluyoruz. Rüzgar tarafı böyle. Güneş enerjisinde bulutlanma ne kadar yoğun, uzun vadede ne kadar üretebiliriz? Dediğim gibi yapay zekanın desteği ile en az kaynak kullanımıyla en fazla üretim yapmak kolaylaşıyor.”
Santral kurulumu haricinde bakım aşamasında da yapay zekanın önemli rol oynadığını aktaran Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, şunları kaydetti:
“Planlamayı yaptık ve kurduk santrali. Bu ekipmanın üretimi maksimize etmesini beklersiniz. Bir kaynak var olduğunda onu üretime çevirebilme kabiliyeti önemli. Biz ekipmanımızın sağlığını da çeşitli öngörülerle takip ediyoruz. Yapay zeka bize burada modellemede yardımcı oluyor. Mesela bir türbinin kanadındaki herhangi bir kılcal çatlağın etkisini gösteren modellemeler yapılıyor. Bunu takip ediyoruz. Bunun tolerans seviyesi aşılırsa hasar oluşabilir. Bakım programımızı buna göre ayarlıyoruz. İlk rüzgarsız dönemde gidip bakım yapıyoruz. Bunu bize karar-destek mekanizması öğütlüyor. Bunu hem görsel olarak takip ediyoruz hem de takip mekanizmasında otomasyon sistemlerimizle takip ediyoruz. Bu bize çok güzel bir uyarı mekanizması oluyor ve kaliteli üretime erişiyoruz.”
Yapay zeka çözümlerinde Tübitak’tan, akademilerden ve girişimcilerden ciddi destek aldıklarını ifade eden Arkın Akbay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Akademinin çok desteğini gördük. Girişimcilerin aktif olduğu bir ortam, onları da destekliyoruz. Tübitak’ın da desteğini aldık. Biz bu modelleri yaptığımızda sadece kendimiz için değil, sektördeki ve dünyadaki paydaşlarımızın da faydalanmasını arzu ettik. Biz akademiyle oturduk, bu modellemeleri nasıl yapacağımızı tartıştık. Bir tesisin nasıl kurulup işletileceğini bizim ekibimiz tanımlıyor. Akademi de yapay zeka tarafındaki algoritma imkanlarından yararlanmamızı sağlıyor. Yapay zeka çok derin bir dünya. Çeşitli yöntemler var, filtreler var. Deneme yanılma ile öğreniliyor. Bu aşamada hem akademinin, hem girişimcilerin hem kendi personelimizin desteğini gördük. Güzel bir sanayi-akademi işbirliği ortaya koymuş oldu. Aynı zamanda kendi şirketimiz bünyesinde de girişim sermayesi çalıştırıyoruz. Girişimcilerin teknoloji girişimlerini destekliyoruz. Tabii bu daha kurumsal bir girişimcilik. Bu konuda çözüm sunanları da deneme maksadıyla laboratuvar gibi olan araştırma tesislerimizde destekliyoruz. Girişim sermayemizle destek sunuyoruz.”

“Gençlerin yüzde 75’i Türkiye’de kalmak ve vizyoner şirketlerde çalışmak istiyor”

Yeni Şeyler Rehberi’nin bir diğer konuğu 3İK Marka İletişim Ajansı başkanı Alper Çakıroğlu, 50 bin gençle yapılan çalışmanın sonuçlarını paylaştı:
“Sadece gençler değil, değişen dünyada hepimizin benzer istekleri var. Ama tabii gençlerin istekleri daha önemli zira bütün dünyayı gençlere göre kuruyoruz diyebiliriz. Gençler hakkında yurt dışına çıkıp çıkmak istemedikleri konuşuluyor. Araştırmalarımıza göre gençlerimizin yüzde 75’i Türkiye’de kalmak istiyor. Yurt dışında bilinmeyen bir şirket yerine Türkiye’de bir firmada çalışmak istiyorlar. Öte yandan burada stresli istiyorlar. Hem stresli hissedip hem burada kalmak istemelerinin sebebi, milli duyguların hala aktif olarak hayatımızda yer ediniyor olması. Her iki gençten birisi kendisini hem kişisel, hem de profesyonel olarak stresli hissediyor. Ekonomik kaygılar var. Ama genel olarak nasıl bir şirkette çalışmak istedikleri sorulunca, kültür sahibi, yetkin, vizyoner liderlerle dolu bir şirkette çalışmak istiyorlar. Maaş ikinci planda kalıyor. Ne kadar kültür odaklı, ne kadar vizyonuyla geleceği yöneten şirketler varsa, onları daha çok tercih ediyorlar. Köklü ve geleneksel bir şirkette çalışmak daha avantajlı diyebiliriz. Bir de gelişimlerine önem verdikleri için ‘well being’ odaklı şirketleri daha çok tercih ediyorlar. Bunlar insan olduğumuzu hatırlatan şirketler. Dışarıda ortalama bir maaş alsalar bile, böyle yan haklarının oldukları şirketleri daha çok tercih ediyorlar diyebiliriz.”
Yorum yaz