EKSEN

'Ankara Kırım'da süreci zorlarken, itirazı ve probleminin ne olduğunu netleştiremedi, bu konuda aklı selim lazım'

Yazdan Kaya’ya göre, Ankara Kırım'da itirazı ve probleminin ne olduğunu netleştiremedi. Hatay'ın Türkiye için olduğu gibi Kırım'ın da Rusya için tartışmaya açık olmadığını söyleyen Kaya, Lavrov'un çok net mesaj verdiği görüşünde. Kaya, Kırım halkının Rusya’ya döndükten sonra kimlik ve inanç bakımından çok daha fazla haklara sahip olduğunu ekledi.
Sitede oku

Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın, 19'uncu ve 20'inci yüzyıllardaki Kırım Tatarları ve Çerkez sürgünlerinin yıldönümleri için yayınladığı tarihi anma mesajlarını Ukrayna ile alakalı güncel meselelere bağlayan açıklamaları Moskova'dan beklenmedik sertlikte yanıtlarla karşılaştı.

Rusya Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova, Ankara'nın 2014 öncesinde Kırım Tatarlarıyla ilgili Ukrayna'ya yöneltilen çok sayıda şikayeti görmezden geldiğini belirtirken, bugünkü endişe açıklamalarının 'konjonktürel olduğu' değerlendirmesini yaptı. Zaharova, Türkiye'nin tarihi olayları 'yıkıcı amaçlar' ve 'siyasi ihtiraslarla' kullanma girişiminin üzüntü verici olduğunu söylerken, Türkiye'nin etnik, dilsel ve dinsel olarak çözümlenmemiş sorunlarını anımsatıp, Rusya'ya yöneltilen retoriğin devamı halinde iç işlerine karışmama titizliği sergileyen Moskova'nın da 'benzer sorunlara dikkat göstermesi gerekeceğine' işaret etti. Zaharova, Türk siyasilere etnisite faktörünü etnik grupların çıkarlarına zarar veren jeopolitik oyun enstrümanı olarak kullanmamayı salık verirken, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'dan da dikkat çekici bir açıklama geldi.

Lavrov, Ukrayna'yı Kırım konusunda cesaretlendirmenin Rusya'nın toprak bütünlüğüne kast etmekle eşdeğer gördüklerini açıkça dile getirdi. Görüş ayrılıklarına rağmen Ankara ile yoğun siyasi diyaloğun sürdürüldüğünü belirten Lavrov, Türkiye'nin meşru endişeleri dikkate alarak çizgisini değiştireceği umudunu dile getirdi.

Ankara ile Moskova arasında Kırım üzerinden dile getirilenler ve yarımadada Kiev'deki Meydan darbesi sonrası yaşananlara dair durumu Rusya-Kırım-Türkiye Vakfı'nın kurucusu ve Başkanı Yazdan Kaya ile konuştuk:

‘Türkiye Kırım konusunda net olarak problemini, itirazını netleştiremedi’

Yazdan Kaya’ya göre, Ankara'nın Kırım ile ilgili tavrı ilişkilerde süreci zorlamak anlamına geliyor. Ankara'nın bu konuda pozisyonunu başından beri netleştiremediğine dikkat çeken Kaya, 'Kırım konusunda biz tam anlamıyla problemimiz nedir, buradaki itirazımız nedir, bunu çözümleyemedik' vurgusu yaptı. Kaya, bu konuda aklıselimle hareket etmek gerektiğini vurguladı:

Lavrov: Kiev’i Kırım konusunda cesaretlendirmenin Rusya’nın bütünlüğüne kastetmek olduğunu Türkiye’ye açıkça söylüyoruz

“Aslında böyle bir sürecin sonunda tezahür edeceğini düşünüyorum. Çünkü bizim söylemlerimiz bu konuda sürekli karşı tarafı irrite eden söylemler. Hırs başta karar eyleyince, akıl baştan firar edermiş. Özellikle Kırım sürgünüyle Çerkez sürgününün birbirine teşmil edilip daha sonra da bir açıklama yapılması bu ilişkilerde süreci zorlamak anlamına gelen bir durum. Bu nasıl bir yaklaşımdır, kimin işine gelir? Bu Amerika ya da bölgesel güçlerin batı dahil olmak üzere Rusya tarafında muhasara etmek istediği siyasetin bir tür tezahürüdür. Bu, bu şekilde inkişaf etmiştir. Eskiden bizim uluslararası siyasette hariciyecilerin tasarlanmış retorik anlamına gelen mutasavver retorik diye bir şey vardı. Bu birçok şeyin dayanacağı yahut karşısında geliştireceği reaksiyonu beraber ölçüp değerlendiren bir önerme söylemidir. Burada belli ki aceleye getirilmiş bir söylem olmuş. Neden olmuş? Çünkü bu konuda verimli bir alan. Hem uluslararası egemenlerin söylemlerine teşne olmak anlamında hem de bölgesel anlamda lokal milliyetçiliği kümülatif anlamda toparlayabilmek için iyi bir söylem olabilir. Bu açıdan şunu düşünmek lazım. Türkiye başından beri buradaki pozisyonunu netleştiremedi. Kırım konusunda biz tam anlamıyla problemimiz nedir, buradaki itirazımız nedir bunu çözümleyemedik. Bir yandan Küçük Kaynarca Anlaşması’nın hamaseti içerisindeyiz, diğer taraftan 2014’teki konuyu getirip Neo Osmanlıcılığa dayandırıyoruz. Bu konuda aklıselim bir retorikle hareket edilemedi. Haliyle bu tür konulara da sirayet ediyor.”

‘Kırım, Rusya için tartışmaya açık bir konu değil’

Kaya, Lavrov'un bu konuda çok net konuştuğunu belirtirken, Kırım’ın Rusya’nın dış politikası için tartışmaya açık olmayan kırmızı çizgi olduğunu anımsattı. Kaya, meseleyi Türkiye açısından KKTC'nin de ötesinde Hatay ile kıyaslarken, "Nasıl ki Hatay bizim bir meselemizdir, aynı şekilde Kırım da onlar için böyle bir meseledir" vurgusu yaptı. Moskova'nın Ankara'ya 'diplomatik anlamda masada birçok konuyu konuşurken, diğer yandan uluslararası egemenlerin değirmenlerine su taşınmaması' mesajı verdiğini belirten Kaya, meselenin kırılma noktasına dönüşebileceği uyarısı yaptı:

“Lavrov daha net nasıl konuşabilir? Çünkü Kırım, Rusya dış politikasının mütemmim cüzüdür; ayrılmaz, bölünmez ve bunu kendisine irade kabul ettiği bir dış politika unsurudur. Nasıl ki Hatay bizim bir meselemizdir, aynı şekilde Kırım da onlar için böyle bir meseledir. 1939’da Hatay’ın bize dahli nasıl olduysa, 1954’ten sonra yaşanan süreçte 2014’te de Kırım’ın Rusya’ya dahli benzer şekilde olmuştur. Bunlar arasında bir fark yoktur. Yani konuyu bu şekilde algılamak lazım. Bunu bu anlamda Kıbrıs meselesinden bir adım daha öteye götürüyorum. Mütemmim cüzüdür, bu tartışmaya açık bir konu bile değildir. Bir başka husus da şudur. Bu konuda Rusya uluslararası diplomaside hile içeriği yapılmasına müsaade etmek istemiyor. Bununla ilgili olarak 'diplomatik anlamda benimle masaya oturup, birçok konuyu konuşup bölgesel ve jeopolitik ortaklık yapıp diğer taraftan da uluslararası egemenlerin değirmenlerine su taşımanı istemiyorum' mesajı veriliyor. Mesela Lavrov’un özellikle Ukrayna’daki paramiliter yapılar ve Donbass konusundaki ikazı da bununla alakalıdır. Bu konu belli ki bir süre sonra artık eski hariciyecilerin tabiriyle bir karine-i iksara, yani bir kırılma noktasına dönüşecek. Bundan yaklaşık iki yıl önce şöyle dedim. Simferopol’de bir havalimanı yapıldı. Bu havalimanı uluslararası. Burada yapılmak istenen şey bölgenin ve Karadeniz’in ticaretinin aynı zamanda turizminin de dizayn edilerek bu ülke üzerinden modere edilmesi. Özellikle Rusya pandemiyi de gerekçe göstererek, bence bu tamamen bir misillemedir, Montrö benzeri tartışmalar ve öncesinde Kırım-Donbass geriliminin bir şekilde burada Türkiye açısından da belirsiz olan tavrı nedeniyle Türkiye’ye bir gönderme yapmıştır, uçuşların iptal edilmesiyle beraber. Uluslararası diplomaside bahane en güzel şeydir.”

‘Kırım halkı Rusya’ya bağlandıktan sonra çok daha fazla hakka sahip oldu, özellikle inanç anlamında’

Kırım’ın Rusya’ya kendi iradesiyle halkoylamasyla bağladığını anımsatan Kaya, iddia edilenin aksine 'soydaşların' eskisinden çok daha müreffeh yaşam koşullarına kavuştuklarını dile getirdi. Eğer inanç siyasetinden yola çıkılarak bakılıyorsa, Kırım'ın Rusya'ya geri dönmesiyle halkın kimlik ve inanç bağlamında çok daha fazla haklara sahip olduğunu belirten Kaya, bu konuda sorunların Kiev'le hareket eden siyasal İslamcı odaklardan kaynaklandığını dile getirdi:

“Aksine oradaki bizim soydaşlarımız Kırım’ın Rusya’ya kendi iradesiyle dahil oldu. Bu tamamen bir halk oylamasıyla ve halk iradesinin tecellisiyle söz konusu olmuştu. Çok da müreffeh yaşam koşullarına sahip oldular. Ben bunları orada anlattım, çeşitli programlara katıldım. Burada istenmeyen adam ilan edildim. Uluslararası buna dair medya kuruluşları tarafından da hakkımda çeşitli tevatürler ve söylentiler geliştirildi. Ben ajanmışım, onları dolandırıyormuşum gibi birtakım söylentilerle, buna tevessülleri oldu. Daha öncesinde eğer biz inanç siyasetinden bahsediyorsak ve bunu önceleyen bir siyasi iktidara sahipsek orada soydaşlarımız 2014 öncesinden çok daha fazla hakka sahipler. Ukrayna döneminde yaklaşık 500 irili ufaklı medrese, tarihi kültür mirası olarak kabul edilen diğer inanca dair mekanlar kapatıldı, hatta yok edildi. Şimdi Simferopol’de devasa bir cami yapılıyor. Türkiye hükümeti ve yetkililerini müteaddit defa buraya davet ettiler. Dini vecibelerini yerine getirip hacca gitmek isteyen insanlarda sınır Ukrayna döneminde 10 kişiydi. Şimdi bu konuda sınırsız bir hürriyete sahipler. Bir başka konu çalışma hürriyeti, eşit vatandaş olmak ve bunun avantajlarından faydalanma anlamında. Orada paramiliter bir grup vardı. Bu grup tamamen her şeyin kontrolünü yürütüyordu. Bugün Türkiye’de bahsettiğimiz mafyalaşmaya benzer ve bundan çok daha şiddetli orada ciddi ölçüde yaşanıyordu. Bunun temsilcisi Cemilev’di. Onun etrafından kümelenmiş bu yapılardı. Onların şimdi büyük bir çoğunluğu Kırım, Ukrayna tarafında. Hatta Suriye’deki iç savaşı destekleyen insan kaynaklarını da bir şekilde besliyorlar. Şimdi bunlar kalmadı. Artık insanlar devlette iş bulabiliyorlar, çalışabiliyorlar, ticaret yapabiliyorlar. En azından biri gelip akşam evlerinden para çalamıyor. Bunun örnekleri var, orada yaşandı. 2013’te insanlar böylesine benzer bir hayat yaşıyorlardı. Tarihi ve siyaseti okurken anakronizmden uzak olmak zorundayız. Eski tabirle, iki eli mürekkep olup bununla kendimizi utandırırız.”

Yorum yaz