GÖRÜŞ

Türkiye-Ermenistan ilişkilerini değerlendiren Çavuşoğlu: 'Masadan kalkan taraf Türkiye olmamıştır'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ermenistan’la ilişkilerin normalleşmesi isteğinde değişiklik bulunmadığını vurgularken, masadan kalkan tarafın Türkiye olmadığını söyledi. Çavuşoğlu, ” Türkiye-Ermenistan ilişkilerindeki normalleşme çabalarının zemin kazanabilmesi için Yukarı Karabağ sorunun çözümü yönünde somut adımlar atılması elzemdir” dedi.
Sitede oku

Paşinyan: Türkiye'yle ilişkileri ön koşulsuz olarak normalleştirmeye hazırız
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığının bütçe görüşmelerinde milletvekillerinin bazı sorularını yazılı yanıtladı. Çavuşoğlu, bu çerçevede HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan’ın, “23. Ermenistan Başbakanı Paşinyan ‘önşartsız görüşmelere hazırız’ dedi. Bu konuda Ermenistan’a cevap verdiniz mi?” şeklindeki sorusuna da yazılı yanıt verdi. 

“Masadan kalkan taraf Türkiye olmamıştır”

Güney Kafkasya’da tam ve kapsamlı normalleşme hedefimiz korunmaktadır” diyen Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, yanıtında şu görüşleri dile getirdi:

Bu bağlamda Ermenistan’la ilişkilerimizin normalleşmesi arzumuzda değişiklik bulunmamaktadır. Ancak, Ermenistan’ın Zürih Protokolleri’ni askıya alarak Şubat 2015’te Parlamento’dan çekmesi, ardından da 1 Mart 2018 tarihinde ülkede gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bir gün önce hükümsüz ilan etmesi ile süreç akamete uğramıştır. Bu süreçte masadan kalkan taraf Türkiye olmamıştır.

“Yukarı Karabağ’da somut adımlar atılması elzemdir”

Herhalükarda, olası bir normalleşme süreci ancak Güney Kafkasya’da kapsamlı barışa yönelik somut adımlar atılması halinde kalıcı ve sürdürülebilir bir nitelik kazanabilecektir. Ermenistan’la sınırlarımızın kapatılması kararının, Ermenistan’ın 1993 yılında Azerbaycan topraklarını işgali üzerine alındığı malumdur. 26 yılı aşkın süredir söz konusu saldırgan tutum devam edegeldiğinden, mezkur kararın kaldırılması için uygun şartlar oluşmamıştır. Dolayısıyla, Türkiye-Ermenistan ilişkilerindeki normalleşme çabalarının zemin kazanabilmesi için Yukarı Karabağ sorunun çözümü yönünde somut adımlar atılması elzemdir. 

Ermenistan Dışişleri’nden Erdoğan’ın açıklamalarına yanıt

“Paşinyan ümit verici ifadeler sarfetmiş olmakla birlikte…”

Esasen Başbakan Paşinyan, iktidara geldiği Mayıs 2018’den beri Yukarı Karabağ sorunun barışçı çözümü için ümit verici ifadeler sarfetmiş olmakla birlikte, ülkesindeki sertlik yanlılarına ve diasporaya telim olarak tonunu giderek sertleştirmiştir. Paşinyan’ın 5 Ağustos’ta işgal altındaki Hankendi’de yaptığı konuşmada ‘Yukarı Karabağ, Ermenistan’dır’ yönündeki söylemi, Ermenistan’ın barışçı çözümden uzaklaşmaya başladığının somut göstergelerinden olmuştur.

Keza Başbakan Paşinyan, zaman zaman ülkemizle ilişkilerin normalleştirilmesi için önşartsız görüşmelere hazır oldukları yönünde beyanda bulunmakla birlikte, BM 74. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada ‘Türkiye, Ermenistan için ciddi bir tehdittir’ diyebilmiştir. 

Ortak Tarih Komisyonu çağrımızı yanıtsız bıraktı

İlaveten, Ermenistan 1915 olayları konusunda ülkemizi hedef alan mesnetsiz iddialarda bulunmaya devam etmekte olup, sözkonusu olayların araştırılmasına ilişkin Ortak Tarih Komisyonu kurulmasına ilişkin çağrımızı yanıtsız bıraktığı da hatırlanacaktır.

“Somut adımlar atmaya başladığı taktirde”

Tüm bunlara rağmen, Ermeni tarafı yeni bir anlayışla Yukarı Karabağ ihtilafının çözümü için uluslararası toplumun beklentileri ve uluslararası hukuk çerçevesinde somut ve samimi adımlar atmaya başladığı taktirde, Türkiye’den olumlu karşılık bulacaktır”.

Rusya: Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmesine katkıda bulunmaya hazırız

Ruhban Okulu sorusuna Lozan Anlaşmasını hatırlattı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, HDP’li Garo Paylan’ın Ruhban Okulu’na ilişkin sorusu üzerine de Lozan Antlaşması’nı hatırlattı. Çavuşoğlu, Lozan Antlaşması’nın 37. ila 44. Maddelerinin Türkiye’deki Müslüman olmayan Azınlıkların haklarına ilişkin düzenlemeleri içerdiğini, antlaşmanın 45. Maddesinin ise, Türkiye’nin Müslüman olmayan Azınlıklara tanıdığı bu hakların Yunanistan tarafından da topraklarında bulunan Müslüman Azınlığa tanındığını belirttiğini kaydetti. Çavuşoğlu, “İki ülkedeki Azınlıkların statüsü Lozan Antlaşması temelinde mütekabiliyet esasına dayanmaktadır. Bununla beraber, Yunanistan’ın ülkesindeki Azınlık için Lozan Antlaşması’nın ilgili hükümlerinin gereğini yerine getirmediğini görüyoruz. Türkiye ise Rum vatandaşlarımızın hakları bağlamında üzerine düşeni yapmaktadır” dedi. 

Yorum yaz