DÜNYA

AK Parti İstanbul'da 38 ilçede oyların tamamının sayımı için YSK'ya başvuracak

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz, İstanbul'un 38 ilçesinde oyların tamamının sayılması için YSK'ya başvuracaklarını açıkladı, adayları Binali Yıldırım ile İmamoğlu arasındaki farkı 16.442 olarak verdi. Seçimlerin şaibeli olduğu görüşünü yineleyen ve Büyükçekmece ile Maltepe'den örnek veren Yavuz, "Organize bir usulsüzlük var" dedi.
Sitede oku

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, İstanbul'da 31 Mart yerel seçimi sonuçlarına itirazlara ve oyların yeniden sayılmasına ilişkin olarak şu açıklamalarda bulundu:

CHP'li Erkek: İmamoğlu ve Yıldırım arasındaki fark 17.110
* Geçersiz oyların sayımı. Biz iki türlü talepte bulunduk ilçe seçim kurumlarından, 'Bütün oyları sayın' dedik. Çünkü şaibe var. Bazıları soruyor, daha ilk günlerden başlayarak özellikle ben 'İstanbul seçimlerinde şaibe var' demiştim. Tüm oylar sayılsın, geçersiz oylar sayılsın. Bu iki türlü talebimizin ilçe seçim kurumlarının bir kısmı kararına vardı. Kalan 33 ilçede sadece geçersiz oyların ayımı istikametinde bir karar verildi. Biz ilçe seçim kurulu kararına karşı tüm oylar sayılsın diye talebimiz için il seçim kurumlarına gittik. 'Oy torbası açıldığında bir takım maddi usulsüzlük ibareleri görürseniz tamamını sayın' dedi.

* Bugün ise kalan bütün ilçelere ilişkin yani 38 ilçeye ilişkin oyların tamamı sayılsın diye il seçim kurulu üzerinden YSK’ya müracaat etmiş olacağız. Biz bu işte bir gariplik var demiştik. Hem maddi hataları fark ettikçe hem de başka bulgulara ulaştıkça bunun böyle olacağını öngördük.

"Geçersiz oyların sayımından, sadece geçersiz oyların sayımından ilçe seçim kurumları nezdinde AK Parti’ye yazılan oyların sayısı 4334’tür."

* Aslında Türkiye’de şöyle seçimlerin sonuçlarına bakıldığında şöyle bir sonucu herkes ifade eder: Saha çok büyük partinin daha çok birinci olanın aleyhine bir takım işlemler yapılır. Nasıl oluyor da (Ekrem) İmamoğlu’ndan hiç gitmezken AK Parti’den çok fazla sayıda başkalarına gidiyor?

İmamoğlu, Beylikdüzü'nde: Beni çok duygulandırıyorsunuz, ilk Beylikdüzü'yle buluşacağım
* Kimin kazandığı kadar önemlidir kişilerin oylarına sahip çıkmak. Baştan beri 'Saydırmayalım, dipsiz kuyuya dönüştürmeyelim' gibi şeylerin altında ne yatıyor? Acaba başka şeyler çıkacak diye birileri korkuyor mu?

* Şu andaki fark ne kadar? Bakınız, CHP en baştan açıkladı, 29.408 arada fark var. YSK’nın açıklamaları da adeta o düzeydeydi. Ama bir takım sandıklar gelmemişti. Onlara göre de 30.000'leri bulan fark vardı. 29.000'den geldiğimiz sayı 16.442. Şu anda geldiğimiz noktada 29.000'lerden bahsetmiyoruz. Bunu zaten kazandığını söyleyen kişiler de itiraf ediyor. Şu anda geldiğimiz rakam 14.442. Arkadaşlar düzeltelim, 16.000. Resmi 3 gün sonra nerelere inecek göreceğiz. Resmi rakamları konuşalım o zaman. 16.442.

Yıldırım: Sayım tamamen bittiğinde işin değişeceği kanaatindeyiz
* Geçersiz oyların yüzde 70’i sayıldı, düzeltiyorum biraz evvel yanlış rakam vermişim, 2868 sandıktan 19.505 sandık sayılmış geçersiz sandıklardan.

* 'Bu İstanbul seçimleri en şaibeli seçimlerden birisidir, belki de en şaibelisidir' dedik. Daha önce birçok belge size gösterdik ama bugün bahsedeceklerim şu ana kadar hiç telaffuz etmediklerimiz. Arkada çok daha konuşacaklarımız var. Biz İstanbul seçimlerinde şaibe kokusu var derken rastgele söylemiyoruz.

Büyükçekmece'de İBB Başkanı Uysal'a karşı yarışan CHP'li Akgün kazandı
* Büyükçekmece Belediyesi'nde çalışan birisi, ilçe nüfus müdürlüğü nezdinde çalışmaya başlıyor 2017’de ondan sonra bir şeyler oluyor. Bazen başkalarının yazdıklarına bazen henüz ruhsatı alınmamış yeni binalara ilçe içinden ve dışından hem de o seçmenlerin bir kısmının haberi olmadan, hele hele yenilerine yazdırdıklarının haberi olmadan usulsüz seçmen kayıtları yapılmış. İlçe nüfus müdürlüğünde çalışan bir iki tutuklu şu anda.

* Bu iş 2017’den itibaren sistemli bir şekilde yapılıyor ise, aradaki farkın da bu kadar az olduğunu gördüğümüze göre biz bunu adına ne diyeceğiz?

* Bir başka örnek, seçim kanunları kitapçığı var önümde 298 sayılı kanun var biliyorsunuz, seçimlerin temel hükümleri kanunu, biz 23. ve 22. Maddede bir değişiklik yaptık. 24 Haziran seçimlerinin hemen öncesinde yaptık ve dedik ki bu sandık kurulu başkanları, şaibe kavramını niye kullandığımızın gerekçesi olacak noktalardan bir tanesi, sandık kurulu başkanlarından ve kuruldan birisi mutlaka kamu görevlisi olacak dedik.

* 23/6 madde ise, o da memur üyenin nasıl olduğunu söylüyor. Bakınız kanun çok açık buradan bir takım rakamlara size aktarma noktasına geleceğiz. demek ki sandık kurulu başkanları ve üyeleri mülkü irade tüm liseyi hazırlıyor ve seçim kuruluna iade ediyor. Eğer yerine gelmeyen varsa o kalan yedeklerden yerine koyuyor. Size çok ilginç bir şey söyleyeyim; Büyükçekmece dedik 522 sandık var. Mülki idare 3071 kamu görevlisi listesini seçim kuruluna teslime diyor ne hikmetse mülkü idarenin verdiği listenin içinden 1544 kişi alıyor. Bu listenin tamamın dışına çıkarak 642 kişiyi sandık başlarına yerleştiriyor. Toplam sandık sayısı 193, verilen ne 3124. Bunlar bırakılıyor bir kısmı bırakılarak 642 kişi dışarıdan alınıyor. Bu verdiğim sayılar Maltepe ilçesinden.

AK Parti Sözcüsü Çelik: Memleketi mazbata fetişizmine ve strese sokmaya gerek yok
* Sonuç, bu listenin içerisinde bir bu listede olmayanlar var, iki bu listede memur olmayanlar var. Kamu görevlisi olmak zorunda. Üç, bu listede il dışında olanlar var. Dört, bu listede ilçe dışından olanlar var. Beş, görev yapamayacak olanlar var. Altı, belediye işçileri var. Bu kadar şey üst üste nasıl gelir? Bir iki kişi değil, bütün ilçelerde var. Ben sadece iki ilçenin rakamlarıyla yetiniyorum şimdi. Büyükçekmece’den 284, Maltepe’den 642 kişi böyle var.

* Bu kadar ince işçiliği çıkartmak kolay mı? Biz diyoruz ki sandığın başında bir şeyler oldu. En yetkisi kişilerce yapılmış olabilir diyoruz biz. Bu kadar usulsüzlük yapılmışsa e soruyorum, bunun adı nedir?

CHP’li Aksünger: Sayımdan kimsenin korktuğu yok
* Bunun adı şaibedir bence. Ama şöyle de diyebiliriz: Organize bir usulsüzlük var arkadaşlar. Organize bir suistimal var. Hata ötesi şeyler bunlar. Nereye elimizi atsak elimizde kalıyor. Araştırdıkça çok vahim tablolara varıyoruz. Birileri bu işi çok özel planlamış diye düşünüyoruz. Birileri çamura yatıyor. Bu işin özeti bu.

* Kişi ötesinde bir organize iş var bu işin içinde. Bu işi YSK'ya yıkmayalım.

* İstanbul’da sadece bugün itibariyle yüzde 4’lük bir sayım gerçekleştirilmiştir. Bunun sonucu da manzara budur. Baştan beri ifade ettiğimiz suistimaller budur. Bu günlerden sonra vereceğimiz örnekler ortadadır. Buna organize usulsüz bir iş demeyiz de neye deriz diye beni düşündürtüyor. Beni en fazla hayrete şu düşürüyor. Biz 'Siz yaptınız, sen yaptın' demiyoruz ama birileri bu işi yapmış. Bu işim mağlubu da galibi de belli değil. Bu usulsüzlükleri kim yaptı? Acaba bu işin ucu kimlere nerelere dayanıyor diye düşünmeli, bu işlerin açığa çıkması için yardım etmelidir.

Yorum yaz