GÖRÜŞ

‘Gülen, ABD’nin elindeki kozlardan biri’

Rusya Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü ve Rusya Diplomasi Akademisi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Doç. Vladimir Avatkov, ABD’nin Fethullah Gülen’i Türkiye’ye iade etmemesini değerlendirdi.
Sitede oku

Papaz Brunson: Gülen'i Türkiye'ye göndersinler
Türkiye'de FETÖ ve PKK'ya casusluk yaptığı iddiasıyla 35 yıl hapis istemiyle yargılanan ve yaklaşık 2 yıl tutuklu kaldıktan sonra 12 Ekim'de serbest bırakılan rahip Brunson, Hürriyet'e açıklamasında, "Ben biliyordum ki Amerika bu kadar kolay takas yapmaz. Çok kötü bir emsal olur. Ama bundan bağımsız olarak, bana kalsa Gülen'i Türkiye'ye göndersinler" demişti.

‘ABD, TEK AKTÖRE OYNAMAYA ALIŞIK DEĞİL'

Tum bu gelişmelerle birlikte Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin giderek bozulduğunun bir gerçek olduğunu belirten Avatkov, Sputnik'e açıklamasında, bu konuyla ilgili şu yorumda bulundu:

Türkiye ile ABD'den Menbiç'te yıl sonuna kadar somut ilerleme taahhüdü
"Bu, hiç şüphesiz bir dizi faktörle ilgilidir: ABD'nin bölgedeki politikası, Türkiye'ye yönelik politika, özellikle de Fethullah Gülen'in iadesiyle ilgili. Amerikalılar, elinde birkaç kozun bulunmasına alıştı. Gülen de hiç şüphesiz bu kozlardan biri. Bir yandan dini, diğer yandan da politik bir figür. Kendisi olmasa da gayri resmi piramit niteliğini taşıyan ve her an Türkiye'de iktidarı zayıflatmak için belirli bir temel olarak hizmet edebilecek örgütü ABD'nin büyük ilgisini çekiyor. Amerikalılar, sadece bir aktöre oynamaya alışık değil. Bir ülkeyle ilişkilerdeki krizin özelliğine bağlı olarak seçim yapabilecekleri farklı güçlere ihtiyaçları var. Bu yüzdendir Gülen'i ve örgütünü koruyorlar ve onu Türkiye'ye iade etmeye hazır değiller".

‘ABD DIŞ POLİTİKASININ TEMELİ, BOYUN EĞDİRMEK'

ABD'nin, Rusya ve Türkiye arasındaki ikili anlaşmaların hayata geçmesini engellemek için standart olmayan adımlara başvurabileceğini belirten Avatkov, sözlerini şöyle sürdürdü:

'ABD, Türkiye'ye 'Biz bildiğimizi yapmaya devam edeceğiz' mesajı veriyor'
"Türk yönetimi için Gülen, kırmızı bezdir. İadesi, ilişkilerin normalleşmesi için koşullardan biri. Ankara'nın Rusya yönündeki aktif hareketi dikkate alındığında, ABD'nin Türkiye'yle ilişkileri kurtarmak adına S-400 sevkiyatın iptali umuduyla standart olmayan adımlara başvurabilir ve ceza yerine Gülen'in iadesi biçiminde ödül kullanabilir. Bu ihtimal henüz çok küçük olsa dahi dışlanmamalı. Amerikan idaresi, durumdan asılı olmayarak herkesin onlara boyun eğmesi gerektiği düşüncesinden hareket ediyor. ABD dış politikasının temelini işte bu boyun eğdirme ve güç tehdidi oluşturuyor. Bunu Çin ve Avrupa ile ilişkilerde, birçok ülkeyle ilişkilerde görüyoruz".

‘GÜLEN'İN İADESİ PRENSİPTE HİÇBİR ŞEY DEĞİŞTİRMEYECEK'

ABD'nin sadece kendi politik amaçları hayata geçirmek için Gülen'in iadesini kabul edebileceğini dile getiren Avatkov, "Türkiye'nin çıkarları açısından şunu anlamak çok önemli: Gülen'in iadesi prensipte hiçbir şey değiştirmeyecek. Eğer ABD bunu kabul etse bile bunu sadece Türkiye'yi köleleştirmek için yapar. Bunu daha önce de tarihte gördük, Amerikalılar bir talebi karşılamayı talep ederek sonra bunu, kendi çıkarlarını hayata geçirmek için sonuna kadar kullandı" ifadelerini kullandı.

‘ABD'DEN EŞİT PARTNERLİK BEKLENMEMELİ'

Türkiye'yle ikili ilişkilere yaklaşımda ABD ile Rusya arasındaki farkı anlatan Avatnkov, "Rusya, ABD'den farklı olarak Türkiye'nin bölgedeki çıkarlarını dikkate alıyor, Rusya ve Türkiye'nin çıkarlarını ve değerlerini karşılaştırıyor ve eşit partnerliği gerekli görüyor. Oysa ABD'den bu tür eşit partnerlik beklemeye değmez. Amerikalılar için Türkiye her zaman en iyi ihtimalle küçük partner olacak" dedi.

Türkiye, YPG'yi, PKK’nın Suriye’deki uzantısı olarak görüyor ve bu yapıyla ilişkili DSG gibi örgütlerin de 'terör örgütü' olarak kabul edilmesini istiyor. Ancak, Başta ABD olmak üzere Batılı güçler, Ankara’nın bu görüşünü kabul etmiyor. Ankara, ayrıca YPG'ye silah verilmesine de sert bir şekilde karşı çıkıyor.

Yorum yaz