DÜNYA

Hindistan Anayasa Mahkemesi 'dünyanın en geniş kapsamlı' biyometrik kimlik programını kısıtladı

Hindistan Anayasa Mahkemesi hükümetin geniş kapsamlı ulusal biyometrik kimlik sistemini kısıtlama karar aldı. Ancak mahkeme programın Hindistan vatandaşlarının mahremiyet hakkını ihlal etmediğine hükmetti.
Sitede oku

Hindistan'da yolcuları hastalanan uçak havalimanına geri döndü: Pilotlar basınç düğmesine basmayı unuttu
5 yargıçlı Hindistan Anayasa Mahkemesi,  dünyanın en geniş kapsamlı biyometrik kimlik programı olan ve  'Aadhaar' (Kurum) olarak tanınan programı kısıtladı. Mahkemenin kararı hükümetin gıda ve emekli maaşı gibi sosyal yardım programlarından özel şirketlerin operasyonlarına kadar çok geniş bir alanı etkiliyor. 

ÖZEL ŞİRKETLERİN AADHAAR KİMLİĞİ TOPLAMASI ZORUNLU OLMAKTAN ÇIKARILDI

Mahkeme hükümetin bu sistemi okul sınavlarına giren öğrencilerin kimliğini tespit etmek gibi 'ilgisiz' konularda kullanmasını hükümsüz kılarken,  bankalar ve cep telefonu servisi sağlayıcıları gibi özel şirketlerin, kullanıcıların Aadhaar kimliklerini toplamasının gerekmediği yönünde karar verdi.

MAHREMİYET HAKKINI İHLAL ETMEDİĞİNE KARAR VERİLDİ

Hindistan'da Müslümanlara ‘anında boşanma’ için ceza geliyor
Ancak programın hala vergi ödemeleri ve sosyal hizmetlerde kullanılmasına hükmedildi.

Mahkeme Hindistan vatandaşlarının mahremiyet hakkı olduğunu da kabul ederek, Aadhaar programının hükümete vatandaşların yaşamlarına karışma konusunda gereğinden fazla güç verdiğini kabul etti. Ancak yargıçların çoğunluğu   Aadhaar kimliklerinin 'özgün ve benzersiz' olduğunu belirterek programın ülkede okuma yazma bilmeyen dışlanmış kesimleri güçlendirdiğini vurguladı.

Başbakan Narendra Modi hükümeti bundan önce vatandaşların böyle bir hakkı olmadığını öne sürüyordu. Anayasa Mahkemesi'ne Aadhaar programı aleyhine 30'dan fazla dava açılmıştı.

1 MİLYARDAN FAZLA İNSAN PROGRAMA KAYDEDİLMİŞTİ

Hindistan için tarihi karar: Eşcinsel ilişki artık suç değil
Aadhaar programı ilk olarak sahtekarlığı azaltmak amacıyla kopyalanması zor kimlikler oluşturma ve hükümetin sosyal yardım programlarını kolaylaştırmak için başlatılmıştı. Plan ülkedeki 1.3 milyar Hindistan vatandaşının tamamının parmak izinin alınmasını, retina tabakasının ve yüzün taranmasını ayrıca herkese 12 haneli kimlik numarası verilmesini kapsıyordu. Buna göre herhangi bir kişi hükümetten gıda yardımı alırken ya da resmi bir işe girerken kimliği bu veritabanına bakılarak kontrol edilecekti. 

Halihazırda yaklaşık 1 milyar insanın Aadhaar programına kaydolduğu belirtiliyor.

Ancak giderek hayatın her alanını kapsamaya başlayan ve hükümetin zorunlu hale getirdiği yaklaşık 10 yıllık program tartışmalı bir hale geldi. Andra Pradeş gibi bazı eyaletlerin sistemi izleme programlarına dahil etme konusundaki planları da endişeye sebep oldu.

Program kapsamındaki on milyonlarca  kaydın yanlış biyometrik veri ya da bilgi giren eksik eğitim almış yada yozlaşmış görevlilerce yapıldığı, yerel ve eyalet yetkililerinin özensiz güvenlik işlemlerinin hassas bilgilere yönelik 200'den fazla güvenlik ihlaline yol açtığı belirtiliyor.

Hindistan'da 5 ayda 406 kişi trenden düşerek öldü
Modi hükümetinin  yapılan tüm yardımlardan faydalanılması konusunda Aadhaar programını zorunlu hale getirmesinin ardından dağıtım yerlerinin zarar görmüş parmak izleri ya da programın sistemine bağlanmakta zorluk çekmesi gibi sebeplerle milyonlarca yoksul Hindistanlı gıda yardımı alamamıştı. Yeni Delhi gibi bazı yerel hükümetler de programı gıda yardımları için kullanmayı bırakmıştı.

ÜLKEDE ÇOĞU İNSANIN PASAPORTU YA DA EHLİYETİ BULUNMUYOR

Modi'nin Bharatiya Janata partisi öncülüğünde programı savunanlar uzun zamandır  güvenilir ve evrensel bir kimlik sisteminden mahrum olan yüz milyonlarca yoksul insanın yaşadığı bir ülkede dijital kimlik sisteminin 'dönüştürücü' olduğunu savunuyor.

Zira ülkede pasaport, sürücü belgesi ya da kredi kartı gibi kimlik kartları, sadece zenginlerde bulunuyor, yoksul halk ise kimliklerini kanıtlamak için çoğu zaman elektrik faturaları, karneler, oy kartları veya yerel yetkililerden gelen mektuplara bel bağlamak zorunda kalıyordu. Özel şirketler ise kağıt israfından kurtulduklarını ve uzun süren işlemler yerine saniyeler için de müşterilerin kimliklerinin onaylandığını söylüyor.

Yorum yaz