EKONOMİ

'Amerikan yönetiminin petrol planı ancak tek kutuplu dünyada tutardı'

ABD Başkanı Donald Trump, hem Ortadoğu ülkeleri hem de OPEC'i hedef alan "Petrol fiyatları derhal düşürülmeli" şeklindeki sert sözlerini Gazeteci Çetin Ünsalan ve GCM Menkul Kıymetler Araştırma Uzmanı Enver Erkan, Sputnik'e değerlendirdi.
Sitede oku

Trump'tan Ortadoğu ülkelerine petrol fiyatı eleştirisi: Biz olmasak uzun süre güvende olmazlar
ABD Başkanı Donald Trump, petrol fiyatlarındaki yükselişten Ortadoğu ülkeleri ve OPEC'i sorumlu tutarak "Biz Ortadoğu ülkelerini koruyoruz, biz olmasak uzun süre güvende olmazlar. Onlar ise daha yüksek petrol fiyatları için bastırmaya devam ediyor. OPEC tekeli, fiyatları hemen düşürmeli" ifadesini kullandı. Trump'ın Ortadoğu ülkelerine bu "aba altından sopa gösteren" bu tutumuyla neyi amaçladığını Gazeteci Çetin Ünsalan ve GCM Menkul Kıymetler Araştırma Uzmanı Enver Erkan, Sputnik'e değerlendirdi.

‘TRUMP'IN AMACI İÇ PİYASADAKİ ENFLASYON BASKIYLA İRAN AMBARGOLARININ FİYATLARA OLASI ETKİSİNİN ÖNÜNE GEÇMEK'

GCM Menkul Kıymetler Araştırma Uzmanı Enver Erkan'a göre Trump'ın bu yaklaşımı, hem iç piyasada benzin fiyatları kaynaklı enflasyonist baskı oluşmasını engelleme niyetiyle hem de İran'a yönelik ambargoların yaratabileceği fiyat artışının önüne geçme çabasıyla anlaşılabilir:

"ABD petrol kullanıcısı ülke. Anladığım kadarıyla Trump iç piyasada benzin fiyatları kaynaklı olarak ekstra bir enflasyonist baskı oluşmasını istemiyor. Şu anda petrol fiyatları ABD açısından daha olumlu gidiyor. Tabii ABD ayrıca petrol üreten de bir ülke olduğu için yüksek petrol fiyatları istemesi bir taraftan normal görünebilir ama pratikte öyle işlemiyor. Özellikle Amerika'da son dönemde benzin fiyatlarında ciddi bir artış var ve bu ciddi bir enflasyon etkisi oluşturuyor ve manşet enflasyonla çekirdek enflasyon arasındaki makasın açılmasına sebep oluyor. Orada istenen ekonomik aktivite bazlı enflasyon, maliyet bazlı bir enflasyon değil. Buna dayandırmak lazım. Artı olarak, petrol piyasası biraz daha hassas dengeler içerisinde, halihazırda OPEC ve OPEC üyesi olmayan ülkeler petrol kotalarını değerlendiriyorlar. İran konusu çok önemli çünkü Amerika, İran'a yaptırımları yeniden başlattı. Ve bu kapsamda İran'ın petrol ihracatının sınırlanması söz konusu olacak. Bu da piyasadaki önemli bir arzın çekilmesi demek. Muhtemelen bu açık, Kasım ayından sonra, istemeyerek de olsa birkaç tane daha küresel aktörün eklenmesiyle birlikte biraz daha artacak. Bu süreçte üretim kotalarının yeniden değerlendirilmesi çok önemli. İran'ın açığı nasıl kapanacak? Bu yüzden Cezayir'deki OPEC toplantısı önemli görünüyor."

ABD'den petrol üretiminin arttırılmasına destek
‘TRUMP'IN ÜÇ TEMEL HEDEFİ VAR'

Ünsalan'a göre ise Trump'ın Ortadoğu ülkelerine yönelik fiyat hamlesini, hem siyasi hem de ekonomik açıdan okumak gerekiyor. Trump'ın bu açıklamasının birden çok amacı olabileceğine dikkat çeken Ünsalan "Trump'ın bu açıklaması hem ABD'de gerçekleşecek ara seçimler öncesi bir iç politika hamlesi, hem İran ve Rusya'yı sıkıştırmaya dönük bir girişim hem de ABD'nin müttefiklerinin İran'dan petrol alışverişi yapmasının önüne geçme çabası olarak okunabilir" dedi.

Ünsalan "İşin siyasi boyutuna baktığımızda, Trump Rusya ve İran'ı ekonomik olarak köşeye sıkıştırmaya çalışıyor ki petrol fiyatlarının belli bir dilimin altına düşmesi, bilhassa Rusya'yı sıkıntıya sokar. Çünkü 50 doların altı Rusya için sıkıntıdır. Ancak İran'a ambargoya ABD'nin tüm müttefikleri uyarsa ve tüm ülkeler İran'dan petrol alımı kesilirse, fiyatların artacağı çok açık. Çünkü İran çok ciddi anlamda önemli bir petrol piyasası aktörü. Fakat Suudi Arabistan'ın da bugün itibariyle petrol üretiminin neredeyse 3'te 1'ne yakın payı var bu payı daha fazla artırma lüksü olmadığı gözüküyor. Tam bu noktada Ortadoğu ülkelerinden bir konsensüs bekliyor" dedi.

ABD’den Suriye’nin 'petrol tedarik ağına' yaptırım
Trump'ın planının ancak "tek kutuplu dünyada işleyebileceğine" işaret eden Ünsalan "Eğer tek kutuplu dünyada olsaydık Trump'ın bu planı muhtemelen işlerdi. Ancak bugün tablo farklı. Bilhassa İngiltere'nin İran konusundaki tavrının ABD'den farklı olması ihtimali çok yüksek. Çünkü İngilizlerin İran'da yatırımları var. Bunun dışında Fransa, Almanya gibi AB ülkelerinin de ABD'nin yanında çok fazla yer almadığını görüyoruz. Türkiye'nin bu noktada bir şeyleri tek başına değiştirme lüksü olmasa da tavrı çok önemli. Türkiye'nin bu noktada Avrupa Birliği ülkeleriyle birlikte hareket ederse ABD'nin bir oyunu daha bozulacaktır" ifadelerini kullandı.

‘TRUMP 2019'DA DAHA AGRESİF POLİTİKALARLA KARŞIMIZA ÇIKABİLİR'

Her iki uzman da Trump'ın agresif politikalarının artarak sürmesini öngörüyor.

Ünsalan "Fakat şunu da unutmamak gerekir ki bu ortaya çıkacak fotoğraf Amerika'yı biraz daha agresifleştiricektir. Eğer bu planı işlemezse Trump 2019'da daha agresif politikalarla karşımıza gelecektir. Çünkü ABD'deki ara seçimlerden güçlü çıkmak istiyor ve aslında eli de çok güçlü değil. Trump'ın bu hamlelerini biraz da buradan okumak lazım. Bu ABD'nin hem iç politika, hem İran ve Rusya'yı sıkıştırma ve hem de Kasım 2018'de ABD'nin müttefiklerinin İran'dan petrol alışverişi yapmasının önüne geçmeye çalışma hamlesi olarak görülebilir. Petrol fiyatlarının olası yükselişine karşı —ki bu Rusya'ya yarar- Trump, Ortadoğu ülkelerine aba altından sopa gösteriyor" dedi.

Erkan ise "ABD'de Kasım'da gerçekleşecek ara seçimler sebebiyle Trump'ın küresel diplomasi tarafından daha agresif bir görüntü sergileyeceğini de görüyoruz. Trump'ın iç siyasette sıkıntı yaşadığı ortada. Trump'ın daha popülist politikalara yönelmesini de bu kapsamda değerlendirebiliriz" diye ekledi.

Yorum yaz