TÜRKİYE

‘İdlib’de Rus uçağının düşürülmesi Astana sürecine sabotaj girişimi’

Suriye’nin İdlib kentinde Su-25 tipi Rus savaş uçağının düşürülmesini değerlendiren uzmanlar, saldırının Türkiye tarafından “Astana sürecine ve gerginliği azaltma bölgesi anlaşmalarına bir sabotaj eylemi” olarak değerlendirildiğini ifade etti.
Sitede oku

İdlib'de, Rus uçağına düzenlenen saldırıyı Fetih el Şam üstlendi
Suriye'nin İdlib kentinde 3 Şubat Cumartesi günü bir Rus savaş uçağı düşürülmüş, saldırıyı Fetih El Şam'ın (eski adıyla El Nusra Cephesi) içerisinde yer alan Heyet Tahrir el Şam (Şam'ı Özgürleştirme Heyeti), üstlenmişti. Rusya Savunma Bakanlığı, İdlib'de Fetih el Şam militanlarının ısı güdümlü taşınabilir hava savunma sistemleriyle Rus savaş uçağı Su-25'i vurduğunu, paraşütle atlayan pilotun teröristlerle girdiği çatışmada hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

Rus uçağının düşürülmesinde kullanılan ve MANPADS (Man-Portable Air Defense Systems — tek kişi tarafından taşınabilen hava savunma sistemleri) olarak adlandırılan omuzdan atılan füzelerin, İdlib'deki cihatçıların eline hangi yoldan geçtiği tartışmalara yol açarken Pentagon Sözcüsü Eric Pahon, Suriye'deki partner güçlere ‘karadan havaya' tipi silahları sağlamadıklarını açıkladı.

'MANPADS'LER BİR ÖRGÜTTEN DİĞERİNE GEÇMİŞ OLABİLİR'

Düşürülen Rus uçağının pilotu ile militanlar arasındaki son çatışmaya ait olduğu iddia edilen görüntüler yayınlandı
İdlib'de Rus uçağının düşürülmesini Sputnik'e değerlendiren ANKA Enstitüsü Başkanı Rafet Aslantaş, "Yakın geçmişte MANPADS dâhil önemli hava savunma sistemlerinin YPG'ye verildiği gündeme gelmişti. Biz de bunu gündeme getirdik. Bir terör örgütüne bu kadar silah vermek bir başka hazırlığın işaretidir. Konu IŞİD'se ve IŞİD'in elinde hava aracı olmadığına göre bunu kime karşı kullanacaklar demiştik. Rusya'nın uçağının düşürülmesinde MANPADS kullanılmışsa bu hiç sürpriz değil. O kadar çok silah verildi ki, bunlar bir örgütten diğerine geçebiliyorlar. Militanlar günübirlik örgüt değiştiriyorlar, bugün bir örgütte görülen ertesi gün başka bir örgütte silahlı mücadele yapıyor" diye konuştu.

'AYNI GÜN HEM RUS UÇAĞININ DÜŞÜRÜLMESİ HEM TÜRK TANKININ VURULMASI MANİDARDI'

Peskov: Suriye'deki teröristlerin eline MANPAD füzeleri geçtiği için çok endişeliyiz
Rus uçağının, Astana'da uzlaşmaya varılan ve Türkiye'nin garantörü olduğu İdlib gerginliği azaltma bölgesinde düşürüldüğünü kaydeden Aslantaş, "Bu noktada İdlib'de çatışmasızlık bölgesi oluşturmak isteyen, gözlem noktası oluşturmak isteyen devletlerin orada bulunan askeri unsurlarının tehdit edilerek itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını söyleyebilirim. Aynı günlerde hem bir Rus uçağının düşürülmesi, hem bir Türk tankının vurulması manidardı" dedi.

İdlib'deki gerginliği azaltma bölgesinin tamamen çatışmasız hale getirilmesi için Rusya, Türkiye ve İran'ın dışındaki aktörlerin de sürece destek vermesi gerektiğini vurgulayan Aslantaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçen sene Mayıs ayında çatışmasızlık bölgeleriyle ilgili kararlar verildi. Hatta Ürdün sınırındaki ilk çatışmasızlık bölgesi, Trump'ın da katıldığı G-20 zirvesinde görüşülmüştü. İdlib çatışmasızlık bölgesinin gerçekten çatışmasız hale getirilmesi için Astana sürecine katkı yapan tüm ülkelerin çalışması gerekiyor. Bunun içinde ana sorumluluk Rusya ve Türkiye'nin ancak sürece ABD de katılmıştı, daha sonra Mısır ve Ürdün bile dahil olmuştu, Kahire'de bir toplantı gerçekleştirilmişti. Hepsinin ortak çabasıyla ancak sonuç alınabilir. Yoksa birileri bu süreci baltalamak ister başka planların peşinde koşarsa işler iyice karmaşaya sürüklenir, bölge bataklığa dönüşür. Önümüzdeki günlerde göreceğiz, kim hangi planı uygulamak istiyor. ABD dahil olmak üzere çatışmasızlık bölgesi konusunda bütün taraflar samimi mi, yoksa ABD'nin bölge ile başka bir planı mı var? Avrupa, İngiltere hangi eksenden bakıyor? Olay sadece Esad rejiminin gidip gitmemesiyle ilgili değil, Suriye'nin toprak bütünlüğüyle ilgili. Bu noktada çatışmasızlık bölgelerinin ana sorumlularının yükümlülük altında kaldığı ancak yalnız bırakıldığını görüyoruz. Destek olunmazsa işler çok zor. Türkiye ve Rusya üzerine düşenleri yapacaktır ama bir taraf baltalamaya çalışırsa kargaşa devam eder."

'UÇAĞI DÜŞÜREN GRUBUN, DAHA ÖCE AMERİKAN DESTEKLİ PROGRAM CERÇEVESİNDE DESTEK ALDIĞI BİLGİSİ VAR'

İdlib'de Rus savaş uçağının düşürülmesini Sputnik'e yorumlayan Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Ortadoğu uzmanı Oytun Orhan da MANPADS füzelerinin HTŞ'nin eline geçmesi konusunda "Bu konuda ancak spekülasyon yapabiliriz ve olağan şüpheliler üzerinden bir değerlendirme yapabiliriz. Akla gelen ilk olasılık, bunun ABD tarafından verilmiş olabileceği. Bunu destekleyen bir veri olarak uçağı düşüren grubun daha önce Amerikan Destekli Program çerçevesinde destek alan gruplar arasında yer aldığı bilgisi ifade ediliyor" dedi.

'RUSYA'YA BİR MESAJ İÇİN BÖYLE BİR SALDIRI GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ OLABİLİR'

Rusya: İdlib'de düşürülen uçağımızın pilotu, çevresi militanlarca sarılınca kendini havaya uçurdu
Saldırının siyasi bir mesaj da içerebileceğini söyleyen Orhan, "Böyle bir saldırının, siyasi nedenlerle ABD'nin çıkarlarına olabileceği düşüncesi güçlü. Özellikle Rusya'nın Afrin konusunda Türkiye'ye yakmış olduğu yeşil ışıktan dolayı bir rahatsızlık içinde olduğu ve siyasi çözüm konusunda ABD'yi dışlayarak Türkiye ve İran'la birlikte bir çözüm yürütmeye çalışmasının Amerikan tarafında rahatsızlık yarattığı biliniyor. Dolayısıyla Rusya'ya bir mesaj vermek, Rusya'nın ABD'yi göz ardı eden, Suriye'de siyasi ve askeri çözüm girişimleri konusunda bir mesaj vermek açısından böyle bir saldırı gerçekleştirilmiş olabilir" diye konuştu.

'BU SALDIRI, HMEYİM'E DÜZENLENEN SALDIRILARIN DEVAMI NİTELİĞİNDE'

Rus uçağının düşürülmesinin, yılbaşında Rusya'nın Suriye'deki Hmeyim Hava Üssü'ne yönelik saldırıların devamı olarak nitelendiren Orhan, "Orada da muhaliflerin bu tarz silahlara erişimi konusunda bir şüphe ortaya çıkmıştı ve ilk akla gelen olasılık bunun ABD tarafından verilmiş olabileceğiydi. MANPADS'lerin de Suriye'de açıkçası ABD dışında bir kuvvet dışında temin edilmesi olasılığı zor gibi görünüyor. Bu konuda net bir şey söylemek mümkün değil ama bu saldırı her halukarda Hmeyim'e düzenlenen saldırıların devamı olarak nitelendirilebilir. Burada Rusya'ya verilmek istenen mesaj, sınırlarını bilmesi konusunda mesaj verilmek isteniyor olabilir. Benim ilk aklıma gelen, Afrin operasyonu konusunda ABD'nin duyduğu rahatsızlık, Rusya'nın bu konuda belki Türkiye'ye bir sınır çekmesi konusunda bir beklentisi olabilir. Bunlarla bağlantılı bir mesaj verme amacı geliyor aklıma.

'BU TÜR SALDIRILAR ASTANA SÜRECİNE SABOTAJ EYLEMİ'

'Su-25'i düşüren MANPAD füzesi Kürtlerden gitmiş olabilir'
Saldırıyla birlikte Türkiye'nin gerginliği azaltma bölgeleri konusundaki çalışmalarının hızlanacağı öngörüsünde bulunan Orhan, "Çünkü bu tür saldırılar esasen Astana sürecine ve çatışmasızlık bölgesi anlaşmalarına da bir sabotaj eylemi olarak değerlendiriliyor, Türkiye tarafındaki değerlendirme bu yönde. Bu tür saldırılarla Astana sürecinin ve çatışmasızlık bölgelerinin dışında kalan aktörler bu süreci baltalama amacı içinde olabilirler. Bence daha önce Karlov suikastı, Hmeyim'e dönük saldırılar gibi Türk-Rus ilişkilerini sabote etmeye dönük girişimler tersi bir sonuç vermişti. Benim kişisel kanaatim, bu saldırıların arkasındaki gücün ABD olduğu yönündeki okuma taraflarca paylaşılırsa Türk-Rus işbirliği artarak devam edebilir ve bu da yeni gözlem noktalarının kurulmasını daha da hızlandırabilir diye düşünüyorum" diye konuştu.

'YENİ GÖZLEM NOKTALARININ KURULMASI HIZLANABİLİR'

Orhan, saldırının Türkiye destekli muhalifler tarafından gerçekleştirildiği yönünde yabancı basında haberler çıktığına işaret ederek "Rus kaynaklarında şöyle bir okuma da ortaya çıkabilir; belki bunu bu şekilde göstermek isteyen taraflar da olabilir. ‘Bu işin arkasında Türkiye'nin desteklediği gruplar var, dolayısıyla Türkiye'yle süren işbirliğini gözden geçirmeliyiz' şeklinde bir okuma yaparsa Rusya tarafı o zaman çatışmasızlık bölgeleri anlaşmaları boşa çıkar ve bu durumda Türkiye'nin gözlem noktaları kurma girişimi havada kalabilir. Ama benim tahminim, bu saldırının Türk-Rus işbirliğine olumlu etki yapacağı yönünde" dedi.

Yorum yaz