DÜNYA

'ABD, Afrin'de YPG-Şam anlaşmasına olumlu bakabilir'

Musa Özuğurlu’ya göre Kürtlerin Şam ile diyaloğu ABD varlığından ötürü kolay olmasa da Washington, Türkiye’ye karşı bir hamle olarak Afrin’de anlaşmayı olumlu bulabilir. ‘Güvenli bölge’ söylemlerini ise gerçekçi bulmayan Özuğurlu, asıl meselenin Fırat’ın doğusunda kopacağı ve Suriye Kürtlerinin eninde sonunda Şam ile masaya oturacağını düşünüyor.
Sitede oku

Erdoğan: İhtiyaç olması halinde Afrin'e önce ben gideceğim, siz de arkamdan geleceksiniz
Türkiye’nin Afrin bölgesine yönelik operasyonu ilk haftasını doldururken bu hamlenin nereye taşınacağı merak konusu. AK Parti liderliği Türkiye’nin operasyonun Menbiç’e ve hatta Irak sınırına taşıma kararlılığını dile getirirken, diğer yandan da Afrin’deki Suriyeli Kürtlerin Suriye hükümteiyle anlaştığına dair haberler geliyor. Suriye ordusunun Afrin’de kontrolü devralmasının doğuracağı olası gelişmeleri savaşın büyük kısmında Şam’da görev yapmış TELE1 kanalı yorumcusu ve Gazeteduvar internet sitesi yazarı Musa Özuğurlu ile konuştuk.

‘TARAFLARIN NİYETLERİ SAHADAKİ GERÇEKLERLE ÇARPIŞIYOR’

Musa Özuğurlu daha önce Suriye yönetimine avantaj sağlayacak bir hamleden kaçan Suriyeli Kürtlerin politikalarını anımsatarak son günlerde Afrin konusunda YPG ile Suriye yönetimi arasında anlaşma sağlandığı haberlerine dikkat çekerek, tarafların niyetleri ile sahadaki gerçeklerin çarpıştığı yorumunu yaptı:

'YPG Afrin ve Münbiç’ten tasfiye edilmedikçe operasyon tamamlanmamış demektir'
“Afrin konusunda YPG’nin Şam ile anlaştığı yolunda en son çıkan haberler iki taraf tarafından da yalanlanmış değil. Dolayısıyla daha önce çıkan 'Suriye Ordusu Afrin'e gidecek' haberlerinin yalanlandığını düşünürsek demek ki bu haber doğru, şu ana kadarki veriler bunu gösteriyor. Tabii yapılmak istenen ne Suriye'de? Yani tarafların niyetleriyle sahadaki gerçekliklerin birbiriyle nasıl çarpıştığını da görmüş oluyoruz aslında bu gelişmeyle birlikte.  Bundan şunu kastediyorum. Kürtler bir şekilde Suriye'de Şam yönetimine avantaj sağlayacak ya da kendilerinin ABD tarafından Suriye tarafına kayıp yanaştıkları imajına yol açacak herhangi bir hamleden kaçınıyorlardı. Çünkü zaten Suriye ile Kürtler arasında daha önceden birtakım sorunlar vardı ve bu süreçte bir güvensizlik söz konusuydu. Ama sahadaki gerçekler işte birtakım şeyleri —sadece Kürtler anlamında söylemiyorum- bütün taraflara dayatıyor. Şimdi bu durumun ortaya çıkarttığı bir sonucu görüyoruz.”

‘KÜRTLERİN ŞAM İLE NİHAİ ÇÖZÜME YAKLAŞMADIĞI GÖRÜLÜNCE AFRİN’E SES ÇIKARILMADI’

Rusya ile Şam yönetiminin Kürtleri tamamen terk etmediğini ve 'Türkiye gelsin, istediği gibi orda at koştursun' siyaseti gütmediğini söyleyen Özuğurlu’ya göre Kürtlerin Şam ile nihai çözüme yaklaşmadığı görülünce Afrin’e ses çıkarılmadı:

YPG, Suriye ordusunun Afrin'e girişi için anlaşmaya varıldığı iddialarını yalanladı
“Bunda tabii şöyle bir etki de var, yani Afrin'e bu harekât başladığı zaman Rusya'nın Türkiye'ye yeşil ışık yaktığı şeklinde haberler vardı. Hatta Şam'ın da Türkiye'ye yeşil ışık yaktığı veya en azından böyle bir şeyi isteyebileceği haberleri vardı. İşte bu da zorunluluk. Aslında Rusya herhangi bir şekilde Suriye'yle hareket ettiği için Suriye içerisindeki problemlerin doğrudan ve tamamen siyasi yoldan halledilmesi gerektiğini savunuyor uzun zamandır. Fakat sahada meydana gelen birtakım şeyler, yeni gelişmeler Rusya'yı tavır almaya zorluyor. Aslında burada kilit nokta Kürtlerin almış olduğu pozisyon. Yani daha önce bir şekilde Suriye yönetimiyle Kürtlerin bir araya gelebileceği ve bu konunun bir şekilde siyasi yoldan çözülebileceğini anlatmaya çalışıyor Rusya. Fakat Kürtler buna yanaşmıyordu. Çünkü bir yandan Şam'a karşı bir güvensizlik söz konusu diğer yandan bir ABD faktörü var. Ama Rusya artık Kürtlerin herhangi bir şekilde Şam ile yapılan pazarlıklarda nihai bir sonuca yaklaşmadığını gördüğü için, Şam da aynı şekilde, Türkiye'nin bir şekilde girmesine ses çıkarmadılar. Bu razı oldukları anlamına gelmiyor ama dediğim gibi zorunlu bir durum olduğu için Kürtlerin de aslında bundan sonraki gelişmelere örnek olabilecek bir hamleyi görmeleri için seslerini çıkarmadılar ve zaten bu pratikteki sonucunu da şimdi görmüş olduk. Tabii Kürtler de Rusya'yı suçluyorlar yani 'Rusya bize sahip çıkmadı' diye ama burada şuna dikkat etmemiz lazım, Rusya ya da aynı şekilde Şam, Kürtleri tamamen terk etmiş ve 'Türkiye gelsin, istediği gibi orda at koştursun' siyaseti gütmüyor. Zaten Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsünün de açıklamaları bir şekilde bunu doğruluyor. Yani Rusya operasyonu desteklemediğini ifade ediyor, daha doğrusu 'çok açıktan destekledikleri' yönünde bir ifadelerinin olmadığını açıklıyor Rusya. Bu da zaten niyeti gösteriyor. Diğer taraftan Şam'ın da aynı siyaseti güttüğünü görüyoruz. Şam da aslında Kürtlerle; 'Bakın saha gerçekliği şunu dayatıyor, biz birlikte hareket etmeliyiz, bu sorunu kendi aramızda halledebiliriz' düşüncesi içerisinde ama yine ABD faktörü devreye girdiği ve aynı zamanda tabii bu saha pratiğinde Kürtler belli bir başarı elde ettiği için muhtemelen Suriye'ye ihtiyaç duymadan belki uluslararası bir destek alacaklarını da umarak Türkiye karşı çıkabileceklerini düşündüler ama bu olmadı pratikte.”

‘RUSYA BİRKAÇ ADIM ÖNDEN GİDİYOR’

Rusya’nın Afrin konusunda önümüzdeki süreçte devreye girmesini gerektirecek bir durumun olabileceği görüşünü dile getiren Özuğurlu’ya göre Rusya herkesi akılcı olana getirmeye çalışarak bölge siyasetinde birkaç adım önden gidiyor:

Rusya Savunma Bakanlığı: Afrin'deki krizin başlamasına ABD'nin provakasyonları sebep oldu
“Afrin konusunda Suriye tarafından da yapılan açıklamalara baktığımızda Rusya’nın devreye girmesine gerektirecek bir durum çıkacak diyebiliriz. Bir de Rusya'nın diğerlerine göre her zaman birkaç adım daha önden gittiği gerçeği var. Yani her devlet siyaset uygulamaya çalışıyor ama bunun o bölgedeki şartlara ne kadar uygun, daha doğrusu ne kadar gerçekçi olduğuna bakmak gerekiyor. Rusya bunu gördüğü için, mesela politikalarında Suriye'ye herhangi bir dayatmada bulunmuyor. Elbette birtakım konularda aralarında anlaşmazlıklar söz konusu ama Rusya'nın böyle bir tavrının olmadığını görüyoruz. Rusya bu durumda herkesi akılcı olana getirmeye çalışıyor, ikna etmeye çalışıyor. Rusya bu nedenle aslında Afrin'deki bu çağrıyla birlikte şimdi bu amaçlarından daha doğrusu beklentilerinden bir tanesine ulaşmış durumda. Bu, şunu da gösteriyor yani Suriye sahası içerisinde bundan sonra Kürtlerle, Suriye yönetimi arasında diğer bölgeler için de bir diyaloğun başlayabileceği anlamına geliyor.”

‘AFRİN’DE ANLAŞMA TÜRKİYE KARŞITI OLACAĞI İÇİN ABD OLUMLU BULABİLİR’

SANA: Türkiye’nin Afrin’e yönelik bombardımanlarında 86 sivil öldü
Sahadaki duruma rağmen Kürtlerin Şam yönetimi ile diğer bölgeler içinde diyaloğa başlayabilmesinin ABD varlığından dolayı kolay olmadığını söyleyen Özuğurlu’ya göre Afrin konusunda Kürtlerin Şam ile anlaşması Türkiye karşıtı bir hamle olacağı için ABD buna olumlu bakabilir:

“Tabii ki kolay değil, daha doğrusu hiç kolay değil. Çünkü orada ABD varlığı söz konusu. Bu arada şunu da düşünmemiz lazım. ABD daha önce Afrin'in kendilerini ilgilendirmediği açıklamasını yapmıştı ve hakikaten de pratikte böyle bir girişimlerinin olmadığını gördük. Bu durumda ABD aslında Türkiye ile hiç aynı zeminde buluşmuyorlar Suriye'de ve Afrin bölgesinde Afrin'in Suriye ile anlaşma yapmasını da ABD olumlu bulabilir. Çünkü bu Suriye Yönetimi yanlısı gibi bir hamle gözükse de aslında Türkiye’ye karşıtı bir hamle. Çünkü en son işte Trump-Erdoğan görüşmesinin çok sert geçtiği söyleniliyor.”

‘GÜVENLİ BÖLGE SÖYLEMLERİ GERÇEKÇİ DEĞİL'

Pentagon: Güvenli bölge konusunu Türkiye ile görüşüyoruz fakat bu ortalıkta dolaşan bir fikir
Özuğurlu’ya göre ABD ile Türkiye arasında Suriye’de ‘güvenli bölge’ tesisi hakkında yapılan açıklamalar çelişkiler taşıyor ve bu durum gerçekçi değil:

“Güvenli bölge ile ilgili de çok çelişkili haberler var. Tillerson'ın 'biz böyle bir konuyu bilmiyoruz' demesi ayrıca Çavuşoğlu'nun 'bu konu olgunlaşmış değil, konuşmamız gerekiyor' demesi bunu ortaya koyuyor. Bir de şu var, güvenli bölgeden kasıt ne? Sadece Afrin'i mi kapsıyor yoksa bunun devamında upuzun bir sınır hattı var, bunu da mı kapsıyor? Bunların getireceği çok büyük sorunlar var. Daha önce ABD 'güvenli bölge' için birtakım söylemlerde ve girişimlerde bulunmuştu. Türkiye de aynı şekilde. Ama bunu yapamadılar çünkü Türkiye mesela bir Irak değil, devlet olarak hala bir bütünlük içerisinde ve buna karşı hareket edebilir. O yüzden ben o söylemlerin yani Türkiye ile ABD arasındaki bu söylemlerin çok da gerçekçi olmadığını, iki tarafında birbirini denediğini ya da söylemli bir jest olduğunu düşünüyorum. Bunu iki taraf da biliyor.”

‘ASIL MESELE FIRAT’IN DOĞUSUNDA KOPACAK’

ABD açısından asıl meselenin Fırat’ın doğusu olduğu ve bu yüzden Afrin’deki bazı gelişmelere göz yumabileceği yorumunu yapan Özuğurlu’ya göre asıl mesele Fırat’ın doğusunda kopacak:

‘ABD, Zeytin Dalı’nın Menbiç’e uzatılmasına izin vermez’
“ABD, YPG’nin Suriye hükümetiyle anlaşmasına geçit verebilir çünkü orda bu anlaşmadan zarar görecek olan Türkiye. Çünkü, Türkiye'nin baktığımız zaman asıl karşısına aldığı ya da herhangi bir şekilde mücadele ettiği, tehlike tanımlaması yaptığı yer Rojava tarafı yani Fırat'ın doğusu. Peki bu durumda ABD'nin o kadar üsle, askerle ve lojistik yardımıyla ve gelecekle ilgili birtakım beklentilerle bulunduğu bir yeri Türkiye'ye karşı savunmasını beklememek ne kadar gerçekçi olur? ABD için asıl önemli olan bölge orası. Ama bu tarafta da Kürtler var ve Kürtler ABD'den kendilerini koruma beklentisi içerisinde ama ABD hem Rusya sahası olduğu için hem de aynı şekilde Türkiye'ye alan tanımak istemediği için bir şekilde müdahale etmiyor ve buna rağmen bu tip girişimlere yani Afrin'den yapılan bu açıklama gibi girişimlere göz yumabileceği bir yer. Dolayısıyla bu aslında Türkiye haricindeki bütün o ülkelerin yani Rusya'nın, Suriye'nin ve ABD'nin faydasına olan, işine yarayacak olan bir hamle ama gelecekle ilgili olarak asıl mesele Fırat'ın doğusunda ortaya çıkacak. Mesela şimdi Menbiç ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'orayla devam edeceğiz' açıklaması var. Ama bu tarihli bir şey değil çünkü hala Afrin konusunda gerçekten sahada ne kadar ilerleme sağlandığı, Afrin'de ne kadar güçlerin olduğu ve dolayısıyla oradaki çatışmaların ne kadar devam edeceğini kimse bilmiyor. Ondan sonra oraya yönelir mi? ABD biraz jest için en azından görüntüyü Türkiye'ye karşı kurtarmak adına 'tamam, Menbiç'ten çekiliyoruz' diyebilir mi? Buna karşı da çok sayıda görüş var. Dolayısıyla orası tam olarak belli değil. Ama asıl mesele Fırat'ın doğusu ve orada kopacak yani Türkiye açısından da Rusya açısından da ABD açısından da ve Şam açısından da asıl şey orada kopacak gibi görülüyor.”

‘KÜRTLER ENİNDE SONUNDA ŞAM İLE MASAYA OTURACAK’

Suriye’nin kuzeyinde ABD desteğiyle federatif bir yapının oluşturulma ihtimali hakkında “Bölge ülkelerinin hiçbirisi buna razı değil. Buna hiçbir şekilde geçit vermek istemeyeceklerdir. Fakat sahaya baktığımız zaman bunun en azından pratikte engellenebilmesinin çok kolay olmadığı görülüyor. Yani bir şey ilan edilebilir, bir şeyler yapılabilir ama bu ne kadar sürecek? Ortadoğu'da söyle bir gerçeklik var; Yabancı bir doku bu topraklara uymuyor. Uymadığı zaman da eninde sonunda çıkmak zorunda kalıyor” diyen Musa Özuğurlu, Kürtlerin eninde sonunda Afrin’de olduğu gibi Şam ile masaya oturacağı görüşünde:

ABD Dışişleri Sözcüsü'nden 'YPG ordusu' açıklaması: Suriye'nin iç meselesi
“Irak, tabii bir örnek olamaz çünkü Irak devasa bir ordunun, bir makinanın altında kaldı. Yani Irak'a yapılan saldırı farklı bir şeydi. Ama şöyle bir örnek var: ABD’nin zamanında 'Barış Gücü' adı altında Lübnan'a bir girişi var ve Hizbullah'ın buna karşı bir eylemi söz konusu. Bundan sonra Suriye'de eğer böyle bir adım atılırsa, tabii diğer bölgelerin de Suriye Yönetiminin tamamen hakimiyeti altına girmesinden sonra olabilecek bir şey bu, ABD birliklerine ya da varlığına karşı böyle eylemler beklenebilir, bunlar olası şeyler. Dolayısıyla orada ne kadar tutunabilir ABD? Onu da hesaplıyorlar aslında. Kendileri de bunu hesaplıyorlar ve bu nedenle buradan özellikle o bölge üzerinde durup mümkün olduğunca sağlam bir şey oluşturmaya çalışıyorlar ama bu, saha gerçeklerine uyan bir şey değil. Çünkü o bölgede zaten Kürtler çoğunlukta değil ayrıca kendi güçlerinin çok daha fazlası bir coğrafik bölgeye yayılmış durumdalar. Yani fiziki olarak da bu bölgeyi koruyabilmeleri çok mümkün değil. İşte ABD bu nedenle, o 30 bin kişilik Sınır Koruma Gücünden bahsediyor. Buna Arap aşiretleri ya da diğer birtakım unsurları da katacaklarını ifade ediyorlar ama o bölgedeki bütün Arap aşiretleri Kürtlerle ya da ABD birlikte hareket eden veya Şam'a karşı savaşan aşiretlerden değil. Hatta aşiretlerin kendi aralarında bile bir bölünme söz konusu. Dolayısıyla yekpare bir oluşum yok orada. Bu da ABD’nin işini zorlaştırıyor. Bir şekilde böyle bir şey ilan edilse bile bu çok da yaşayabilecek gibi görünmüyor. Eninde sonunda bu Afrin örneğinde olduğu gibi Kürtlerle Şam bir şekilde masaya oturacaklar.”

Türkiye, YPG'yi, PKK’nın Suriye’deki uzantısı olarak görüyor ve bu yapıyla ilişkili DSG gibi örgütlerin de 'terör örgütü' olarak kabul edilmesini istiyor. Ancak, Başta ABD olmak üzere Batılı güçler, Ankara’nın bu görüşünü kabul etmiyor. Ankara, ayrıca YPG'ye silah verilmesine de sert bir şekilde karşı çıkıyor.

Yorum yaz