Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş: “Kaya düşmelerinde sıkı denetim şart”
12:05 04.11.2026 (güncellendi: 12:22 04.11.2026)

Abone ol
Gazeteci Güçlü Özgan’ın Radyo Sputnik’teki Yeri ve Zamanı programının bugünkü konuğu, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş oldu. Kapadokya’daki kaya düşmelerini değerlendiren Bektaş, “Bu tür vakaları bütünüyle önlemek mümkün değil ama sıkı denetimle riski en aza indirmek mümkün” dedi.
Kapadokya’da yaşanan kaya düşmeleri, bölgedeki jeolojik yapı ve alınması gereken önlemleri yeniden gündeme getirdi. Özellikle volkanik tüflerden oluşan kayaçların aşınmaya karşı zayıf olduğuna dikkat çekilirken, uzmanlar periyodik kontrollerin ve ziyaretçileri uyaran sistemlerin önemine vurgu yapıyor.
Konuyla ilgili Yeri ve Zamanı programında gazeteci Güçlü Özgan’a konuk olan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, kaya düşmelerinin doğal bir jeolojik süreç olduğunu ancak denetimsizliğin riski artırdığını söyledi.
Bektaş, şöyle konuştu:
“Bunlar doğal jeolojik olaylar. Kayaçlar zaman içerisinde ayrışıyor ve aşınıyor. Ürgüp’teki kayaçlar aşınmaya karşı son derece zayıf volkanik tüflerdir. Bunlar doğal olarak aşınıyor ve peri bacaları gibi şekiller meydana geliyor. Bazen de insanlar bu aşınmaya kendileri müdahale ediyor. Bu ayrışma ve aşınmanın nihai sonucu çökme veya yıkılmadır. Bu kaçınılmaz bir olaydır. Burada yaşanan olay ise denetimsizlikten kaynaklanıyor. Bu tür yapılar sürekli kontrol edilse, tehlikeli bölgelere ikazlar konulsa bu tür kazalar en aza indirilebilir. Bütünüyle önlemek mümkün değil ama riski azaltmak mümkün.”
'Sümela’da kaya blokları yüzyıllardır düşüyor'
Bektaş, Sümela Manastırı çevresindeki kaya yapısının Kapadokya’dan farklı olduğunu belirterek bölgede uzun yıllardır doğal kaya düşmeleri yaşandığını söyledi:
“Sümela’da kaya blokları zaten doğal olarak düşüyordu. Yüzyıllardan beri o bloklar oradan düşüyor ve mağara şeklinde yapılar oluşuyor. Oradaki kayaçlar farklı, kırıklı yapıda ve topografya çok dik. Bloklar halinde kayıyorlar. Son yıllarda Meryem Ana Manastırı’na turist akımı artınca yetkililer gerekli önlemleri aldı. Şu anda çok sıkı bir denetim var.”
'Bu tür vakaları yüzde 100 önlemek mümkün değil'
Bektaş, teknolojik izleme sistemlerinin kullanılmasının önemli olduğunu ancak bu sistemlerin de riski tamamen ortadan kaldıramayacağını belirtti:
“Amerika’da Yosemite Parkı gibi alanlar son teknolojik yöntemlerle denetleniyor. Buna rağmen oralarda da ölümcül kazalar yaşanıyor. Bu nedenle bu tür vakaları yüzde 100 önlemek mümkün değil. Bir kaza yaşandı diye bölgeyi tamamen kapatmak da doğru değil. Ama sıkı bir denetim yapılması gerekir.”
'Bilim, kağıtta ve kitaplarda kalmamalı'
Bektaş, kaya düşmesi riski bulunan bölgelerde bakanlıklar, yerel yönetimler ve üniversitelerin birlikte çalışması gerektiğini vurguladı:
“Turizm Bakanlığı ortak çalışma yapabilir. Yerel üniversitelerle Turizm Bakanlığı işbirliği yapabilir. Bizim imkanımız var. Bilimi kullanmamız lazım. Bilim kağıtta kalmamalı, kitaplarda kalmamalı. Bilim kullanılmıyorsa bir amacı yok.”
'Riskli alanlarda baret ve uyarı levhaları olmalı'
Bektaş, ziyaretçilerin korunması için sahada alınabilecek basit önlemlere de dikkat çekti:
“Meryem Ana’da kaya düşmelerinin olabileceği yerlerde baretle girilmesi gerekir. Başı koruyacak bir baretin olması gerekir. İkaz levhaları bulunmalı. ‘Şu kadar metreye yaklaşmayın’, ‘Burada kaya düşebilir’ gibi uyarıların olması lazım. En önemlisi de periyodik bakımların ihmal edilmemesi gerekir.”

