- Sputnik Türkiye, 1920
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

"Trump, İsrail'in nükleer baskısına 'hayır' diyebilecek durumda değil"

© SputnikCeyda Karan'la Eksen
Ceyda Karan'la Eksen - Sputnik Türkiye, 1920, 03.11.2026
Abone ol
Nalan Yazgan, seçimlerin ardından belirsizliğin sürdüğü İsrail ile ilgili değerlendirmelerinde Arapların Knesset’teki 19 sandalyeli kazanımının koalisyon ihtimalini zorlaştığını söyledi. Yazgan’a göre Trump, İran’a dönük nükleer kullanılması yönünde baskı yapan İsrail’e ‘hayır’ diyebilecek durumda değil.
İsrail’de yapılan seçimlerin ardından hiçbir siyasi oluşumun hükümeti kuracak çoğunluğa ulaşamaması ve 19 sandalye kazanan Arap partilerinin kilit konuma gelmesi, ülkede derin bir siyasi belirsizlik dönemi başlattı. Aşırı sağa kayan genç seçmen kitlesi ve koalisyon ortaklarının Arap desteğine karşı çıkması nedeniyle Başbakan Binyamin Netanyahu yönetiminin geçici olarak sürmesi beklenirken kurulacak yeni hükümetin politikalarında, Lübnan ve Filistin’deki işgal tutumunda ve bölgesel askeri hedeflerde bir değişiklik yaşanmayacağı öngörülüyor.
Siyasi kilitlenmeyle eş zamanlı olarak ABD’deki ara seçimlerin ve yönetimin nükleer hamlelerinin yarattığı baskı Orta Doğu’daki savaş riskini tırmandırırken Lübnan limanlarına yönelik yeni abluka sinyalleri, Mısır’ın enerji bağımlılığı ve Suudi Arabistan’ın öncülüğündeki Mekke İttifakı gibi yeni güvenlik yapılaşmaları bölgenin jeopolitik eksenini ve güvenlik mimarisini kökten şekillendiriyor.
İsrail seçimlerini ve bölgedeki olası değişimleri gazeteci Nalan Yazgan ile konuştuk.

“İsrail’de belirsizlik devam ediyor”

İsrail’de Netanyahu ve Gadi Eisenkot’un 61 kişilik sandalyeyi kazanamadığını ve hükümetin kurulamadığını belirten Yazgan, Arapların İsrail Meclisi Knesset’te 19 sandalye kazandığı bilgisini paylaştı. Ülkede belirsizlik halinin sürdüğünü söyleyen Yazgan, ilk kez oy kullanan gençlerin aşırı sağa oy verdiğini ifade etti:
“İsrail’de kimsenin hükümeti kurabilecek çoğunluğa sahip olamayacağı belliydi. Eisenkot ve Netanyahu’nun 120 sandalyeden çoğunluğa ulaşması ve 61 kişilik bir koalisyon kurması gerekiyordu. İsrail Araplarının oyu belirleyici olacaktı ve Araplardan rekor bir katılım oldu. Araplar seçimlere hücum ettiler. 19 sandalye kazandılar ve Arapların desteği olmadan koalisyon kurmak çok zor. Netanyahu baştan beri bunu yapmayacağını söylüyorken Eisenkot’un bunu yapma ihtimali daha yüksek. Eisenkot’un blokundaki Bennett ise karşı çıkıyor. Şu anda belirsizlik devam ediyor. Netanyahu ise umduğundan daha fazla oy aldı. Bu da İsrail halkının yapılanları desteklediğini gösteriyor. Netanyahu kaybetse ve Eisenkot hükümet kursa devletin jeostratejik doktrini değişmeyecek. Güney Lübnan’daki işgal sona ermeyecek. Hamas’ın ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması gerektiğini söylediler. Dış politikada ikisi de aynı fikirde. İlk defa oy kullanan genç İsrailliler aşırı sağa oy verdi. Son üç yıldır savaşın içindeler ve bıktıklarını düşünürken sağa yöneldiler. Gazze’de, Lübnan’da ve İran’da askeri kapasitenin düşürülmesi konusunda herkes mutabık. Hükümeti kim kurarsa kursun bu böyle devam edecek. Knesset 10 Kasım’da toplanacak ve belirsizlik devam edecek. Yeniden seçim olması istedikleri bir şey çünkü Araplar yeterince gelmeyebilir ve oy oranı düşebilir. Oyların geçerliliğini bile sorgulamaya başladılar. Şimdiden seçimi iptal ettirmenin düşüncesindeler. İsrail’de belirsizlik bir süre daha devam eder. Netanyahu yeni bir hükümet kurulana kadar yine başbakan olacak. İsrail’i uzun bir süreç bekliyor. Devletin politikasında bir değişiklik olmayacak”

“Trump, seçimde alacağı ağır darbeyi unutturmak için aşırıya gidebilir”

Yazgan; Trump’ın, İran’a karşı nükleer kullanılması yönünde baskı yapan İsrail’e ‘hayır’ diyebilecek pozisyonda olmadığı görüşünde. Yazgan, İran’ın da kendisini korumak için nükleer silah ihtiyacını dile getirdiğini hatırlattı:
“Herkes Trump’ın ağır darbe alacağına emin. Trump bunu unutturmak için ve biraz da topal ördek olunca biraz aşırıya gidebilir diye düşünüyorum. Bir gece yarısı İran’daki Fordo Nükleer Tesisleri’ni vurmuşlardı. O zaman Trump hiçbir senatörden izin almamıştı ve bunun bir savaş olmadığını söylemişti. 29 Ekim’de senatörleri nükleer konusunda bilgilendirdi. Senatör Chris Murphy nükleer savaşın akıl dışı olduğunu söylemişti ve birkaç gün sonra felç geçirdi. Murphy Demokrat bir senatör ve savaşa başından beri karşı. NATO zirvesiyle Türkiye’ye karşı tutumu değişen Lindsey Graham da kalp krizi geçirdi. Amerika rejim değişikliğine giderken senatörler ilginç olaylar yaşıyor. Trump savaşta nükleer kullanıp sivil alt yapıyı vurabilir. Bunun uluslararası hukukta yeri yok ancak beklenen bir şey bu ve daha önce yapmışlardı. Şu anda görüşmeler devam ediyor bir yandan. Doha’da yine diplomatik çaba sürüyor. Bu askeri hareketlilik vurgusu masada biraz daha yüksek bir el sahibi olmak ve caydırıcılık için de vurgulanıyor olabilir ancak bu para harcanıyorsa bir şey olacaktır diye düşünüyoruz. Avrupa buna karşı bir felaket senaryosuna hazırlanıyor. İsrail’in ABD üzerindeki nükleer baskısını biliyoruz. Nükleer gücünün olmadığını söyleyen ancak olduğunu bildiğimiz İsrail kendisi kullanmak istemiyor. Trump bu baskıya ‘hayır’ diyebilecek durumda değil. Seçimleri kaybederse nükleer kullanma kararı verebilir. Herkes bir felaket senaryosu bekliyor. ABD nükleeri daha önce kullanmıştı. İran, ‘nükleeri enerji amacıyla kullanıyoruz nükleer silah sahibi değiliz’ demişti. Ancak İran da kendisini korumak için nükleer silaha ihtiyacı olduğunu söylüyor”

“Arapların 19 sandalyesinin olması işlerini zorlaştırıyor”

İsrail’de koalisyon oluşturmanın uzun zaman aldığını söyleyen Yazgan, Arap partilerinin Knesset’te kazandığı 19 sandalyenin Netanyahu ve Eisenkot için işleri zorlaştırdığını belirtti. Yazgan’a göre Araplarla hareket edilmediği müddetçe koalisyonun kurulamayacak olmasından doğan belirsizlik Netanyahu’nun işine gelecek:
“İsrail’de yeni bir başbakan seçilmesi uzun sürüyor. Koalisyon oluşturmak da uzun bir süreç. Arap partilerinin 19 sandalyesinin olması işlerini zorlaştırıyor. Araplarla hareket etmeyi bloktaki sağ partiler istemiyor. Bunu yapmazlarsa koalisyon kuramıyorlar. Koalisyon kurma çabaları devam ettikçe Netanyahu başbakan olmaya devam edecek. Belirsizlik onun işine yarıyor. Kuramazsa da kuruluncaya kadar sürenin uzamasını ve yeniden seçim yapılmasını istiyor. Lübnan’da insanlar çok tedirgin değil. Güney Lübnan’da işgal aktif olarak devam ediyor. Hangi hükümet gelirse gelsin Lübnan’a olan tutum değişmeyecek. Herkesin elektrik kesintisinden ötürü panik olmasına Lübnanlılar gülüyor. Lübnan’da sadece sekiz saat elektriksiz kalmak çok büyük bir şey değil. Global bir kesinti olsa bile her yerde jeneratör ve akülü güç kaynakları var. Herkes her şeye çok hazırlıklı. Avrupalıların haline gülüyorlar. Lübnanlılar kuru gıda stoku yapmış durumda. İsrail, Lübnan’ın kuzeyine doğru yığılma yapıp tedarikini artırıyor. Bu da yen bir savaşın yaklaştığını işaret ediyor. İsrail, İran ile savaşın yoğunlaşması ve Hizbullah’ın saldırması halinde Nebatiye’de durmayacaklarını ve Trablus ile Beyrut limanlarını abluka altına alacağını söyledi. Ateşkes devam ediyor ancak daha iki gün önce Lübnan’ın güneyini bombaladılar. Lübnan’da her gün drone sesi duyuluyor. Psikolojik harp yıllardır devam ediyor. Lübnan’ın hava savuma mekanizması olmadığı için İsrail orayı kendi hava sahası gibi kullanıyor. Bu artık kanıksanmış bir şey haline geldi”

“Bölgedeki güvenlik mimarisi değişecek”

Gelişmeler kapsamında yeni dengelerin kurulduğunu ifade eden Yazgan, Mekke İttifakı’nı da bu çerçevede okuyor. Yazgan, bu dengelerde Amerika’daki seçimler de etkili olacak:
“İttifakların değiştiğini ve yeni eksenlerin kurulduğunu görüyoruz. Güney Kıbrıs, Yunanistan, İsrail ve hatta Mısır örneğin. Mısır’ın Mekke İttifakı’na katılması için çabalar vardı ancak Mısır ekonomik olarak İsrail’e bağımlı. Mısır çıkardığı doğalgazı işleyemiyor İsrail’e gönderiyor. Böyle bir ilişkisi olduğu için Mekke İttifakı’na giremiyor ancak hava sahasını kullandırmayarak egemenliğini kullanabiliyor. Mekke İttifakı’na en çok karşı çıkan ülkelerden biri Hindistan’dı. Hindistan ile Pakistan yıllardır savaş halinde. Pakistan da İsrail de nükleer güçler. Kimse kimseyi kızdırmak istemiyor böyle bir ortamda. Sadece Orta Doğu’da yeni bir savaş olmayacak. Aynı zamanda bölgedeki güvenlik mimarisi değişecek. Mekke İttifakı, enerji koridorlarını korumak amacıyla da yapıldı. Suudiler kendilerini güvende hissetmediği için Mekke İttifakı’na girdi. Suudi Arabistan’ın Mekke İttifakı’ndan önce Pakistan ile savunma birliği anlaşması vardı. Bu sonra Mekke İttifakı olmuş oldu. Dolayısıyla ittifaklar değişiyor, kuruluyor, eksenler kayıyor. Her an her şeye hazır olmak lazım. Suriye de Mekke İttifakı’na katılmak istediğini söyledi. İran ise muhtemelen katılmayacak İsrail ise bundan hoşlanmayacak. Amerikan ara seçimlerinin sonuçları ve Amerika’nın atacağı adımlara göre bölgedeki güvenlik mimarisi şekillenecek”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала