Soner Özcan: “Yapay zekâ dünyada bir millî güvenlik sorunudur”

Abone ol
Yapay zekâ stratejisti Soner Özcan, ABD’nin elektrik şebekelerini felç edebilecek, tedarik zincirlerini durdurabilecek ve askerî birlikleri izole edebilecek saldırılara karşı hazırlık yaptığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özcan, yapay zekânın yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda bir millî güvenlik meselesi olduğunu vurguladı.
Ceyhun Bozkurt’la Bölgenin Kalbi programına konuk olan Soner Özcan, Türkiye’de 2015 yılında yaşanan elektrik kesintisini ve 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından iletişim altyapısında ortaya çıkan sorunları hatırlatarak kritik sistemlerin dayanıklılığının önemine işaret etti.
Türkiye’deki elektrik kesintisi ve deprem deneyimi
Türkiye’de yaşanan geniş çaplı elektrik kesintisinin ve deprem sonrasında iletişim sistemlerinde meydana gelen aksaklıkların kritik altyapıların ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini belirten Özcan, 31 Mart 2015’te yaşanan elektrik kesintisine ilişkin şunları söyledi:
“31 Mart 2015, Türkiye saatiyle 10.26’yı gösteriyor. Türkiye’deyiz. O günü çok iyi hatırlıyorum. Tüm Türkiye’nin enerji sistemleri çöktü. Burada tabii teknik bir problem miydi, siber saldırı mıydı? Bu konuda detaylı bir açıklama alamadık. Dolayısıyla düşünün, o tarihte sekiz saat boyunca tüm Türkiye’nin enerji hatları yoktu, devre dışıydı ve yeniden devreye alınamadı. Ne oldu mesela? Tramvaylar, metro hatları, birçok sinyalizasyon sistemi ve elektronik sistemlere bağlı pek çok akış durdu.”
Özcan, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yaşanan iletişim sorunlarına da dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Bakın, depremin yaşandığı gün hiçbir telefon sistemi çalışmadı. GSM operatörleri çöktü. Baz istasyonları tamamen etkisiz kaldı. Bakın, iki gün sonra bile bazıları ancak ayağa kalktı. İki gün sonra 2 bin 500 baz istasyonu çalışamaz durumdaydı.”
“90 gün boyunca dışarıdan destek gelmese bile yaşamaya devam edeceğim”
ABD’nin savunma sanayisinde dayanıklılık, sürdürülebilirlik ve dış desteğe ihtiyaç duymadan ayakta kalabilme hedeflerinin öne çıktığını belirten Özcan, tedarik zincirlerinin de bu yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
Özcan, ABD’nin yaklaşımını şu sözlerle anlattı:
“Savunma sanayimiz bir, dayanıklı olmak zorunda; iki, sürdürülebilir olmak zorunda; üç, hayatta kalmak zorunda. Bir de dördüncü adım olarak tedarik zincirine dikkat çekiyor. Yani ‘90 gün boyunca dışarıdan kimse bana bir şey getirmese bile yaşamaya devam edeceğim’ diyor.”
“Yapay zekânın hızlı gelişimine hazırlıklı olmalıyız”
Yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı gelişimin yaşamın birçok alanını etkileyeceğini belirten Özcan, ülkelerin bu dönüşüme hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. ABD’nin hazırlıklarının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Özcan, şu ifadeleri kullandı:
“Yapay zekâ çağının içerisindeyiz. Yapay zekâ sistemleri bizi çok eskitecek. Yapay zekânın bu hızda gelişimi yaşamımıza dokunacak. Buna hazırlıklı olmalıyız. Aslında Amerika’nın yaptığı da bu. Ama bunun adına ‘yapay zekânın hızlı gelişimi’ diyemiyorlar.”
“İzleyici kalmayalım”
İngiltere ve ABD’nin yanı sıra Japonya’nın da yeni politikalar geliştirdiğine dikkat çeken Özcan, Türkiye’nin bu ülkelerin attığı adımları yakından takip etmesi ve kendi ihtiyaçlarına uygun politikalar oluşturması gerektiğini vurguladı.
Özcan, şöyle konuştu:
“Şimdi bunu çok iyi okumamız lazım. İngiltere ne yapıyorsa, Amerika ne yapıyorsa… Bakın, Japonya da bu sistemin içine girdi. Japonya da uyandı. Şimdi politikalar üretmeye başladı. Bizim bu politikaları derhal, bakın derhal anlamamız lazım. Bırakın, önce bir anlayalım; ardından biz de kendimize göre özel politikalar üretelim. İzleyici kalmayalım.”
“Yapay zekâ dünyada bir millî güvenlik sorunudur”
Yapay zekânın sağladığı katkıların yüksek olduğunu belirten Özcan, teknolojinin doğru şekilde kontrol edilmesi durumunda önemli avantajlar sağlayabileceğini ancak güvenlik boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Özcan, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Yapay zekâ dünyada, sadece Türkiye için konuşmuyorum, bir millî güvenlik sorunudur. Evet, katkıları çok yüksek. Yani yapay zekâyı kontrol ederseniz bir problem yok; onu avantaja dönüştürebilirsiniz.”
