- Sputnik Türkiye, 1920
MUSTAFA HOŞ İLE YOL ARKADAŞI
Haberler değişiyor, koşullar değişiyor, gündem değişiyor. Ekonomi, sağlık, eğitim, siyaset...Mustafa Hoş, hafta içi her gün 17.30 - 19.00 saatleri arasında gündemden haberlerle ve haftanın öne çıkan başlıklarıyla Radyo Sputnik'te dinleyicilerle buluşuyor.

Binali Yıldırım, İliç maden faciasında yaşamını yitiren işçinin ailesinden özür beklemiş!

'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın'
'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın' - Sputnik Türkiye, 1920, 28.10.2026
Abone ol
Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konukları İYİ Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu ve İliç Maden Faciasında yaşamını yitiren Uğur Yıldız’ın kız kardeşi Duygu Yıldız oldu.
İYİ Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu hakkında, AK Parti tarafından 500 bin TL’lik tazminat davası açıldı. Radyo Sputnik canlı yayınına katılan Kavuncu, davanın içeriğini anlattı.

Buğra Kavuncu’dan 500 bin TL’lik tazminat davasına tepki: “Susturamazlar, yıldıramazlar”

İYİ Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, AK Parti’nin kendisine açtığı 500 bin TL’lik tazminat davasını Radyo Sputnik canlı yayınında değerlendirdi. Fon krizine ilişkin açıklamaları nedeniyle dava açıldığını belirten Kavuncu, “Bu kriz AK Parti’nin yarattığı bir krizdir ve dibine kadar da bulaşmıştır” sözleri nedeniyle hedef alındığını söyledi. Kavuncu, davanın kendisini susturamayacağını belirterek, “Atılan bu adımdan sonra daha fazla konuşma ihtiyacı hissediyoruz” dedi.

‘Konuşmanızı istemiyoruz’

Kavuncu, 5 Ekim tarihli basın toplantısında yaptığı açıklamalar nedeniyle AK Parti tarafından 500 bin TL’lik tazminat davası açıldığını söyledi. Söz konusu açıklamasında fon krizinin sorumluluğunu AK Parti’ye yüklediğini belirten Kavuncu, dava gerekçesinde ifadelerinin bir kurumun saygınlığını zedelediğinin ileri sürüldüğünü aktardı.
Kavuncu, tartışmanın yalnızca kendisiyle ilgili olmadığını, bu tür davaların başka siyasetçiler ve gazeteciler üzerinde de baskı oluşturabileceğini savundu.
“Biz bu tür hamlelerden yılacak insanlar değiliz” diyen Kavuncu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fon krizini yaratan, halkı mağdur edenleri soruşturmak yerine bu konuda milletin tercümanı olmaya çalışan, duyulan rahatsızlığı anlatmaya çalışan bizlere bu tür bir hamle yapılıyor. Bunun tek açıklaması var: Konuşmanızı istemiyoruz. Susturamazlar, yıldıramazlar.”

‘Bu, cumhuriyet tarihinin en büyük finansal krizi’

Fon krizinin birkaç kişinin ihmali ya da kişisel çıkarları üzerinden ele alınmasına karşı çıkan Kavuncu, yaşananların daha geniş bir denetim ve yönetim sorunu olduğunu ileri sürdü.
Kavuncu, krizin kapsamının daraltılarak kamuoyunun gündeminden düşürülmeye çalışıldığını savunarak, “Bu, cumhuriyet tarihinin en büyük finansal krizi” ifadelerini kullandı.
Yaşananların Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ndeki denetim ve denge mekanizmalarının yetersizliğini ortaya koyduğunu öne süren Kavuncu, sistemin nepotizme zemin hazırladığını iddia etti. Krizin milyonlarca insanın yaşamını etkileyebilecek sonuçları bulunduğunu belirtti.

‘Kim sorumluysa gitsin hesap versin’

Fon krizinin sorumlularının ortaya çıkarılması gerektiğini söyleyen Kavuncu, kamu kurumlarının lisans verdiği kuruluşları denetleme yükümlülüğü bulunduğunu vurguladı.
Kavuncu, bazı yolsuzluk soruşturmalarında şüphelilere yönelik gözaltı işlemlerini hatırlatarak, fon krizinde de sorumluların hesap vermesi gerektiğini savundu.
“Kim sorumluysa gitsin hesap versin. Siz devletsiniz, devlet lisans veriyorsa bir kuruma bunun denetlemesini yapmak zorunda” diyen Kavuncu, yaşananların yalnızca vatandaşların kendi kararlarıyla açıklanamayacağını ifade etti.

‘Tarihe not düşeceğiz’

Kavuncu, dava kapsamında hâkim karşısına çıktığında açıklamalarının arkasında duracağını belirtti. Yargı sürecinin, fon krizine ilişkin itirazlarını ve endişelerini resmî kayıtlara geçirme fırsatı olacağını söyledi.
Kavuncu, “Biz resmi olarak hâkim yoluyla kayıtlara geçireceğiz” diyerek, davada fon krizinde neyin yanlış olduğunu düşündüklerini ve hangi konularda endişe duyduklarını anlatacaklarını ifade etti.

İliç’te hayatını kaybeden madencinin ailesinden Binali Yıldırım’a tepki: “Siz bizi sindiremezsiniz”

Eski Başbakan Binali Yıldırım, İliç maden faciasında hayatını kaybeden Uğur Yıldız’ın babası Ali Ekber Yıldız’dan şikayetçi oldu. Radyo Sputnik canlı yayınına katılan Uğur Yıldız’ın kardeşi Duygu Yıldız, yaşananları anlattı.
Eski Başbakan Binali Yıldırım’ın, İliç maden faciasında hayatını kaybeden Uğur Yıldız’ın babası Ali Ekber Yıldız’dan şikâyetçi olduğu belirtildi. Radyo Sputnik canlı yayınına katılan Uğur Yıldız’ın kardeşi Duygu Yıldız, babasının önceki duruşma öncesinde tutuklu sanıkların yeniden serbest bırakıldığını öğrenmesinin ardından Binali Yıldırım’a tepki gösterdiğini anlattı. Ailenin özür dilemesinin istendiğini söyleyen Duygu Yıldız, “Biz senden ne için özür dileyeceğiz? Abim katledildiği için mi?” diye sordu.

‘Bir kere duruşmaya gelmedin’

Duygu Yıldız, babası Ali Ekber Yıldız’ın önceki duruşma öncesinde sanıkların yeniden serbest bırakıldığını öğrendiğini ve bunun üzerine tepki gösterdiğini söyledi.
Babasının Binali Yıldırım’a yönelik sözlerini aktaran Duygu Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
“Binali Yıldırım, sen bu memleketin insanısın. Avrupa’da, Birleşmiş Milletler’de gözyaşı dökerken senin kendi evlatların, dokuz madenci burada katledildi, neredesin? Bir kere duruşmaya gelmedin. 53 gün boyunca ilçedeyken, arama yapılırken bir kere bizi ziyaret etmedin. Biz senin evlatların değil miyiz?”
Duygu Yıldız, babasının konuşmasında kendi oğlunun alın teriyle çalışırken hayatını kaybettiğini söylediğini ve Binali Yıldırım’ın oğluna ilişkin basına yansıyan bir iddiayı da gündeme getirdiğini belirtti. Yıldız, söz konusu iddianın kanıtlanmadığını özellikle vurguladı.

‘Arayıp özür dilememizi istediler’

Binali Yıldırım’ın babasının sözlerinden rahatsız olduğunu ve aileden özür dilemesinin istendiğini öne süren Duygu Yıldız, olayın basına yansımadığını, konuşmanın polisler tarafından kaydedildiğini söyledi.
Aileye bir telefon numarası iletildiğini ve bu numaranın aranarak özür dilenmesinin istendiğini anlatan Yıldız, yaşananlara tepki gösterdi.
Duygu Yıldız, Binali Yıldırım’ın facianın ardından aileyle iletişim kurup kurmadığı sorusuna ise cenaze döneminde aramış olabileceğini, ancak sonrasında ailenin ihtiyaçlarını soran bir görüşme yapılmadığını düşündüğünü belirtti.

‘53 gün boyunca toprağın altında kaldığı için mi özür dileyeceğiz?’

Ailenin özür dilemesi gerektiği yönündeki talebe tepki gösteren Duygu Yıldız, facianın sorumluluğuna ve denetim eksikliği iddialarına dikkat çekti.
Yıldız, şöyle konuştu:
“Biz senden ne için özür dileyeceğiz? Abim katledildiği için mi? Bulunduğun iktidarda denetlemedikleri için o madeni, bu ihmaller doğrultusunda o maden yıkıldı, tonlarca siyanürlü toprak aktı ve benim abim 53 gün o toprağın altında kaldığı için mi özür dileyeceğiz? Kim kimden özür dileyecek? Biz mi, o mu?”
Duygu Yıldız, babasının sözleri nedeniyle şikâyetçi olunmasına tepki göstererek, ailenin yaşadığı acının görmezden gelindiğini savundu.

‘Siz bizi sindiremezsiniz’

Duygu Yıldız, yaşananların kendilerini susturamayacağını belirterek, “Bu kadar vicdansız bir şikâyet de olmaz artık” dedi.
Soma maden faciasının ardından madenci yakınlarına yönelik tutumları da hatırlatan Yıldız, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Ben bunlara şaşırmıyorum. Sadece şunu söylüyorum: Siz bizi sindiremezsiniz. Ne yaparsanız yapın.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала